şükela:  tümü | bugün
  • ben bunu bir keresinde psikoloğa demiştim de “neyin farklı anlatır mısın?” deyince hönk diye kalmıştım.
  • "kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür."

    (bkz: friedrich nietzsche)
  • yooo, herkeste olabilir ama bende yok!
  • "when people feel their insignificance as individual persons, they also suffer an undermining of their sense of human responsibility./
    insanlar birey olarak önemsiz hissettiğinde, insani sorumluluk duygularını da baltalarlar." rollo may

    kendini özel ve önemli görmek, toplum tarafından çoğu zaman olumsuz bir şeymiş gibi algılanır. herkes gibi olmak konforludur, hem kişinin kendisi için hem de toplum için.

    böyle yaşayan kişi, düzene tehdit oluşturmaz. karşısındaki için haset edilecek bir farklılığı olmadığı için daha kolay kabullenilir. herkes gibidir, herkes gibi düşünür ve davranır. itiraz etmez. karşı çıkmaz.

    kendini böyle algılayan kişi, kitlenin bir uzantısıdır. doğru ve yanlış üzerine düşünmesi gerekmez. her şey düşünülmüştür ve kararlaştırılmıştır. nasıl görünülmesi gerektiği, nasıl giyinilmesi gerektiği, beden biçimi, statüsüne göre hayatı nasıl yaşayacağı belirlenmiştir.

    doğru ve yanlış üzerine düşünmemek, birey olarak sorumluluk almamak gibi bir tehlikeyi beraberinde getirir. acı çeken bir insana, haksızlığa uğrayan bir bireye el uzatmak için hem doğru/yanlış üzerine düşünmek hem de insani bir sorumluluk duygusu gerekir. kendinizi özel görmenizin insanlık için en büyük getirisi budur. hepiniz biriciksiniz. sakın bundan vazgeçmeyin.
  • ben normalim herkes farklı, diyerek tam tersini savunduğum his. bazen herkesin tuhaf ve farklı olduğunu düşünüyorum.
  • herkes belli bir oranda sıradandır. bu birlikte yaşayabilmemizi sağlar. bu yönden güzeldir. en basit anlamda sokakta 10 metre insanlar da olsaydı, 10 santimetre insanlar da olsaydı hayat daha zor olurdu. belli bir yere kadar bu güzel bir şey.

    farklı taraflarımız da var. bu herkesin farklı mesleklerde başarılı olabilmesini sağlıyor. mesela altı kere yediyi çarpamayan adam otomobile binebiliyor. kan görünce bayılan biri, kendini ameliyat edecek doktor bulabiliyor. bu da çok güzel bir şey.

    ancak gelelim en tehlikeli yanına. hepimiz sıradanız, hepimiz değersiziz, fark yaratamayız şeklinde bakarsan bu çok tehlikeli. gayet değerlisin, pek çok güzel şeyin parçasısın. kötü şeylerin parçası olmadığın için bile değerlisin. hayal kurabilir, bunun için çalışabilirsin. belki büyük hayallerin gerçekleşmeyebilir. ama hayal kurmaktan vazgeçemezsin. bir gün dondurmasını düşürdüğü için ağlayan bir çocuk görürsün belki. ona dondurma alırsın. kendinden vazgeçersen o çocuktan da vazgeçersin. çünkü kendinden vazgeçmiş pek çok insan onu fark etmeyecek. sen yeter ki vazgeçme. düşündüğünden çok daha fazla kişinin sana ihtiyacı var.
  • dostoyevski çok sevdiğim budala isimli kitabında bundan bahseder fakat başlıkta subjektif şekilde belirtildiği gibi bu duyguyu herkeste olan bir hissiyat olarak ele almaz.

    dostoyevskiye göre herkes özgün olmak ister. üstelik bu istek sadece fakir, aciz, imkanları az olan insanlara özel değildir.

    ne miktarda olursa olsun, para, sosyal konum veya güzel dış görünüş, özgün ve özel fikirler üretememe hissiyatının verdiği rahatsızlığı karşılayamaz. herkes bu hissiyatı yenmek için mücadele eder ama özelliksiz insanlar için bu mücadele sadece depresyon kaynağı haline gelir.

    "basit insan" sıkça sıradanlıktan kurtulmayı amaçlayıp, yersiz ve saçma gözüken hareketlere girişir. dışarıdan kimi zaman sıradışı gözükse de, bu insan özünde sıradan olduğunu ve bundan kurtulmaya çalışmanın zorlama bir çaba olduğunu bilir.

    özel olmayan fakat daha akıllı olan insanlar da vardır.

    bu insanın sıradanlığını benimsemiş olması onun en önemli özelliğidir. farklı olmak adına büyük hayallere kapılıp hatalar yapmazlar. mutsuz olmazlar fakat özünde özelliksizlerdir.

    gerçekten farklı ve özel insanlarınsa özel olduklarını göstermeye ihtiyaçları yoktur. farklılıkları yaptıklarından, söylediklerinden bağımsızdır, varoluşlarının bir parçasıdır.

    not: bu arada budala eserini okumanızı öneririm, oldukça ilginç bir mega klasiktir. tamamen şahsi görüşümdür fakat budala eserinde 4 adet sıradışı olarak nitelendirebileceğimiz karakter bulunur ve 4'ü de yaratılmış en özel karakterlerdendir diyebilirim.

    (bkz: lev nikolayeviç mışkin)
    (bkz: aglaya ivanovna yepançin)
    (bkz: parifon semiyonoviç rogojin)
    (bkz: nastasya filippovna)
  • (bkz: ortalamanın üstü etkisi)

    özellikle de; (bkz: #6219925)

    --- spoiler ---

    ortalamanın üstü etkisi, insanoğlunun fiziksel çekicilik, sağduyu, espri yeteneği, sosyal ortamlarda canayakınlık, insan sarraflığı, hatta araba kullanma becerisi gibi, kitleler tarafından yüksek olması tercih edilen, yüksek oldukları derecede bireysel haz ve toplumsal itibar getiren – ve de öznel değerlendirmelere elverişli - nitelikler sözkonusu olduğunda, kendisini her zaman ortalamanın üzerinde görmeye meyilli olmasına sosyal psikoloji terminolojisinde verilen isimdir.
    --- spoiler ---
  • insanları anlamlı kılan şey farklılıklar olduğundan, olması gereken histir.

    çünkü farklı hissetmeyen insan, farklı davranmaz. her ne kadar temel işleyiş ortak gibi gözükse de, aynı otobüslere binip, aynı işyerlerinde çalışıp, aynı yemekleri yesek de, her bir bireyin biyolojik ve psikolojik olarak bu eylemleri yorumlayışı farklıdır. bir insan yemek yerken içindeki eser miktardaki baharatı algılayabilir, bir başkası anneannesinin yemeğine benzetip duygulanabilir, bir diğeri içindeki sebzelerin temizliğini düşünebilir, öteki maliyetini düşünebilir, beriki porsiyonunun miktarını düşünür, öbürü tabağın süsünü düşünür. dışardan bakıldığında aynı yemek yediğini gördüğümüz insanlar, bu açıdan bakıldığında aynı işi yapıyor sayılmazlar, farklılıkları yaptıkları işe anlam katar.

    psikolojik olarak kişi kendisini farklı hissetmezse, kendine verdiği değer de giderek azalır. çünkü hepimiz aynı olsaydık, hayatımız sadece çevresel etkilere göre şekillenirdi. bu da çok acımasızca bir sürükleniş olurdu.
  • valla ben şahsen allah gibi bişeyim yani sizin ne kadar kendinizi farklı hissettiğiniz pek sikimde değil.