şükela:  tümü | bugün
  • eleştiri biliminin anlaşılmasında önemli bir yapı taşıdır aynı zamanda.dini kitapları tefsir ilmi şeklinde kaba bir tabiri yapılabilir.
  • oldukca zorlu bir teknik. özellikle dini metinleri hirplamak icin kullaniliyor. uğraşana kolaylıklar dilenesi.
  • yorum bilgisi.
  • neyi,nasıl yaşadığımızı anlamayan çalışan bilim,sanat..antik yunanda tanrıların mesajlarının insanlar tarafından anlaşılabilmesi için hermes tarafından yapılan çeviri ve ona verilen ad.ortaçağda edebi eserler,hukuk ve din alanında kullanılan yöntem ilkin dilthey tarafından birsanat olarak kullanılmıştır.daha sonra schleiermacher tarafından sosyal bilimlere kazandırılmış ve gadamer tarafındanda geliştirilmiştir.gademer tarafından tanımlanan hermeneutik pozitivist bilimleri zora sokmuştur..çünkü pozitivizm'in yöntemini eleştirmiş ve ona yeni bir alternatif getirmiştir. buna göre gerçek, bir metni yazan,okuyan,metnin kendisi ve bütün bunların üzerinde evrensel bir gerçekliğe sahiptir ve bu gerçeklik ancak hermeneutik yöntemle anlaşılabilinir.
  • hermeneutics adiyla sosyal teoride yerini alan hermeneutik bir felsefi yaklasim olmasinin yanisira kalitatif arastirmada kullanilan bir tekniktir. hermeneutik, karmasik bir sosyal dunyanin anlamli ve subjektif bir sekilde kurgulanmasini saglayan ve bireylerin birbirleriyle olan iletisimini sorgulayarak toplumu anlamayi amaclayan bir yaklasimdir. bu yaklasim sosyal yasantinin subjektif boyutuna bakarak sosyal olusumlari aktorlerin birbirleriyle olan (intersubjektif) anlamli dialoglarina gore sorgular. buna gore aktorler diger aktorlerle olan ilisklierine gore degil digerleriyle paylasimlarindan ve sosyal/tarihi deneyimlerden kurgulanan bireysel kisiliklerinden temel alinarak tanimlanir.

    detayli ve anlamli bilgi icin smith, m. (1998), social science in question (london: sage) onerilebilir.
  • diltheyin sanat olarak yorumladığı ve bunu yorum yorumcunun tercihidir ile ifade ettiği bir anlama sanatı dır hermeneutik
  • (bkz: wilhelm dilthey)
    (bkz: verstehen)
  • 19.yy’da ortaya çıkan anlam bilim teorisidir. metnin detaylı okumasının ve incelenmesini vurgular. araştırmacı metindeki anlamı keşfetmeye çalışır. metni çalışırken her okuyucu metine kendi öznel deneyimini getirir. okuyucu metini bir bütün olarak özümsemeli, sonra da parçaların bütüne nasıl bağlandığını anlamaya çalışmalıdır. diğer bir deyişle, gerçek anlam nadiren yüzeyde görünürdür. kişi gerçeğe metinin detaylı bir çalışması ile ulaşır.
  • michel foucault a göre insanın tarihselliği içinde felsefe açısından kendini anlaması; insanın varoluşuna yönelerek felsefe yoluyla açıklanması ve yorumlanması yöntemidir.
  • yorumsamacılık olarak türkçeye çevrilmesinin mümkün olduğu kavramdır. neo-kantçı ve alman tarih okulu’nun çalışmalarının bir ürünü olarak bilim felsefesinde doğan yeni bir gelenektir. yorumsamacı gelenek olarak anılan bu akım, temelde ikili bir ayrımdan hareket etmektedir: doğal gerçeklik ve tinsel gerçeklik. temel amaç eylemin arkasındaki anlamı ortaya çıkarmak olarak tanımlanabilir. buradan hareketle sosyal bilimlerdeki konu, toplumsal eylem başlığı altında oluşmaktadır. yani bir toplumsal eylem ve arkasındaki değeri anlamı yakalamak yorumsamacı gelenek için bilimsel eylemin amacıdır. en önemli, temsilcileri olarak wilhelm dilthey, heinrich rickert ve max weber gösterilebilir. zaten söz konusu toplumsal eylem açıklaması kendisini en çok weber’de gösterir. eylemin arkasındaki motif ortaya çıkarılmalıdır. bu bağlamda en uygun araçsa ideal tip yani genelleştirici kategorilerdir. bunlar tümüyle soyutturlar. sosyal bilim de zaten sadece anlamak için yapılır.
    teori kavrayışı da daha önce anlatılanlardan hareketle pozitivizmden farklıdır. yorumsamacı geleneğe göre teori; bir tür hikaye anlatımıdır ve sosyal dünya hakkında genellemelerden oluşur. amaç bir şeyleri doğrulamak değil eylemi anlamaktır. örneğin weber kapitalizmi açıklarken ideal tip açıklamasını kullanır.(ücretli emeğin örgütlenmesi) ortada bir ön kabul değil bir tanım vardır. buradan hareketle bir sonuca ulaşılır: kapitalizm, protestan eylemlerinin beklenmedik sonucudur. yorumsamacı geleneğin metodolojisi de bu şekilde kabaca açıklanabilir.