şükela:  tümü | bugün
  • oyunla ilgili birkaç detay:

    1) cavalier/champion ünitesi pikeman/halberdier ünitesine saldırırken kendi özelliği olan "jousting bonus" (saldıracağı noktaya gelene kadar aldığı mesafe kadar bonus damaj vurma, bi nevi charge) işlememektedir. atlılara karşı mızrak hesabı.

    2) hero'nuzun haritada hareket kabiliyeti ordusundaki yaratıkların hızıyla doğru orantılıdır. necropolis'ten çıkan heroların iskelet ve zombilerle iki adım yürüyemeden günü geçirmek zorunda kalması bu yüzdendir.

    3) etrafı tamamen sarılı bir üniteye clone büyüsü atarsanız attığınız ünite savaştan sonra kaybolur.

    4) sahil kenarına dig yaparsanız oraya gemi yanaşamaz. adalı haritalarda bunu istismar etmek pespayeliktir.

    5) "badge of courage" isimli +1 moral veren artifact aynı zamanda ünitelerinizi blind, hypnotize ve sorrowa immün yapar. ama yazmaz bu tooltipte.

    6) gemideyken dimension door atabilirsiniz ama town portal çalışmaz.

    7) normalde haritada yürüdüğünüz arazide hızlı yürüyebilmek için ordunuzun tamamen o arazinin yerlisi olan yaratıklardan oluşması gerekir. ama ordunuzda bir tane nomad varsa çöl arazide hızlı yürüyebilirsiniz.

    8) ejderha ya da hydra'ları skeleton transformer'a sokarsanız bone dragon olarak çıkarlar.
  • nereden baksan 9-10 sene öncesi sanırım. o zamanlar bir arkadaşım vasıtasıyla bu oyunu öğrendim. piç o kadar güzel oynuyordu ki kalemin yakınına gelince korkudan kaleden çıkamıyordum. çömez olmamın verdiği gazla aynı tarafta olup çokça düşmana karşı oynuyorduk. hatta zaman zaman birkaç kişi daha toplaşıp kendi aramızda kanlı savaşlar veriyorduk. bildiğin sabahtan akşama kadar oynayıp sıkılmadığımız bir oyundu. hep de yeni bir özelliğini keşfediyorduk. taktiksel zekanın kaynaklardan çok daha önemli olduğu bir oyun. o zamanlar için ideal bir oyun.

    neyse efendim nereden duymuşsam bunun 4.sünün çıkacağını duymuşum. daha heroes 3'te tam proflaşamamışken yenisini sabırsızlıkla bekliyordum. ne zaman çıkacağı hakkında kesin bir bilgi de yok henüz(tabii o zamanlar bilgiye kolay erişemiyorduk). o zamanlar ataköy'de oturuyoruz, kırk yılda bir oyun aldığım cd'ci de bakırköy'de. haftasonları annemle birlikte ara ara bakırköy'e oyunu sormaya gidiyorum. o zamanlar ortaokulda falan olmalıyım. neyse bir gittim yok iki gittim yok sonra ek paketine rastladım bu oyunun. annemle onu alıp keyif içinde eve dönerken minibüste bir abi oturdu yanıma. elimde zevkle incelediğim cd kabını görünce, "heroes mu oynuyorsun" dedi. "evet yeni versiyonu için geldim de bulamadım. bu varmış bunu aldım" dedim. meğer o da hep gelip heroes 4'ü sorup gidiyormuş.

    dönüşte de geçemediğim bölümleri nasıl geçmemle ilgili olsun kalelerin savaş taktikleriyle olsun birkaç taktik vermişti.

    ha ne boktan hikaye diyebilirsiniz, haklısınız. ama güzeldi lan. hani küçük minibüste 2 küçük velet, heroes oyununun çıkma ihtimali için her cumartesi bakırköy'e gidiyor.
  • bu kadar çok seveni olduğunu görünce sevindiğim oyun.

    10 yıl önce sabah sıçtın mavisini görene kadar bu oynu oynarken "ulan var mıdır benim gibi mal bu saatte şu oynu oynuyor? belki kimse ismini bile bilmiyordur bu oynun" diye düşünüyordum. demek ki aslında daha bir çok yerde bir çok insan aynı oynu oynuyormuşuz.

    teknolojinin, iletişimin ilerlemesi böyle birşey işte. paylaşılamamış ortak duyguları çok uzun bir süre sonra yaşatıyor. garip, güzel.
  • gelmiş geçmiş en iyi turn-based oyunlardan biri. bana göre en iyisi. o kadar güzeldir ki sonrasında çıkan serinin 4. oyunu da çok iyi olmasına rağmen içerdiği radikal ve bence olumlu değişiklikler yüzünden sevilmemiş, kötülenmiştir.

    alfabetik sıradan kalelerin (veya ırkların) bana göre değerlendirmesi şöyledir:

    castle: "yaşasın iyilik" ırkı. oyunun bana göre ve bir çoğuna göre en güçlü ırkıdır. yaratıkları çok güçlüdür. özellikle 7.ünitesi archangel denkleri arasındaki bir çok açıdan en iyi yaratıktır. savaş haritasının her yerine gider, kodu mu oturtur, ally üniteleri diriltebilir. fakat bence castle'ın esas gücü alt düzey ünitelerinin sağlamlığından gelmektedir. 1.ünite olan halberdier de kendi denkleri içinde çok sağlamdır. 2.ünitesi marksman okçu ünitedir ve 2 kere atış yapar. bunlar neyse de esas 3.ünite olan royal griffin bu kalenin olayıdır. bu şerefsizler kale saldırıları için mükemmel ünitelerdir. çünkü flying'tirler, surları aşarlar, hızları da yüksektir. fakat en önemli özellikleri "unlimited retliations" olmalarıdır. yani kendisinde her saldıran birime geri vuruş yapar (normalde her turn her ünite bir kez karşılık verir, bunlarda sınır yok). bu da yetmediği gibi ek bir bina ile üretimleri arttırılabilir. bir kaleye saldırıldığında hemen kalabalık bir royal girffin grubu surların arkasına uçurulur ve surlar yıkılana kadar hem büyük hasar verir, hem de rakibin okçu birliklerini etkisiz hale getirebilir. bu kalenin 5.ünitesi olan zealot da okçu bir birimdir ve yakın savaşta "melee penalty" almaz. dayanıksız ama hasar gücü yüksektir. evet görüldüğü üzre castle'ın bariz bir zayıflığı yoktur, mage guild'in 4 seviye olması genel olarak pahalı denilebilecek bir ırk olması hariç.

    dungeon: güçlü ırklardan. handikapları alt seviye üniteleriin dandikliği. fakat dandik dediğim ünitelerden olan harpy hag'ler iyi kullanıldıklarında felaket sinir bozucu olabilirler. bu ırkın son seviye yaratığı homm 2'nin en sağlam ünitesi olan black dragon'dur. bu oyunda archangel kadar güçlü olmasalar da hala çok ama çok sağlamdırlar, hatta geriye kalan tüm ünitelerden daha iyi denilebilir. okçuları olan medusa queen, yakın dövüşte penaltı almaz (zealot gibi) ve yakış dövüşlerde rakibini taşa çevirip 3 tur boyunca savaş dışı bırakabilir. diğer okçu birimi evil eye'da yakın dövüşe penaltı almaz ama onun dışında çok numarası yoktur. ünitelere genel olarak baktığımızda tank görevi görecek bir birim eksikliği göze çarpar ki dungeon'un handikabı da budur. kalelerindeki portal of summoning binası başka ırklara ait birimlerin üretilmesine olanak verir (haritada bulabildiğiniz sürece), kullanılasıdır.

    fortress: "ecayip heyvanlara benziyirsen" ırkı. hiç sevmem, seveni de pek bulunmaz. oyunun en boktan okçu birimi olan lizard warriror'lar bu kalenin 2. ünitesidir. oyunun son patch'lerinde hasarları 2-3'ten 2-5'e çıkarılmıştır, ancak bu halde (ve bless büyüsü atılmışken) işe yarayabilirler. 3. üniteleri olan dragon fly'ın vurduğu elemana "weakness" atması onu dandik bir birim olmaktan kurtarmaya yetmez. ne adam gibi tanktırlar, ne adam gibi flying ünitesidir. bu ırkın 5.ünitesi olan mighty gorgon ise fortress'ın tek övünç kaynağı olabilir. şahanedirler. son birim olan chaos hydrada verilen özelliklerine(bir atak esnasında etrafındaki herkese vurması ve "no retaliation) rağmen yavaşlığı ve düşük statları ile kale saldırıları için çok elverişsizdir. uzun lafın kısası fortress ile oynamak çok zahmetlidir, ünitelerinin hepsinin ilginç avantajları olsa da genel özellikleri ile güçsüz kalmaktadırlar ve saldırı için zayıf bir ırktır. özel kale binaları ve ünitelerin genel yapısı düşünülünce küçük haritalar ve savunma için iyi oldukları görülebilir. ona göre seçiniz.

    inferno: iblis, şeytan ırkı. fortress gibi bana göre güçsüz bir ırk fakat saldırı için iyi olmaları onları daha seçilebilir yapıyor. yine kilit üniteleri çok zayıf. 1. ünite olan familiar, master gremlin ile birlikte en dandik ünite oyunda. 7. ünite olan archdevil da hp ve damage olarak denklerinin çok gerisinde. fakat hellhound ve magog'ların birden fazla yaratığa birden vurabilmesi, 6. üniteleri olan efreet sultan'ın ise fire shield özelliğine sahip güçlü bir flyer olması inferno'yu oynanabilir kılıyor. kalelerinin özel binası olan castle gate ise muazzam bir bina. tüm inferno kaleleri arasında geçiş yapılmasını sağlıyor. kale saldırısı için güzeller genel olarak.

    necropolis: hayalet, zombi ve türlü ölü ibinoların ırkı. orta karar bir ırk ve bunun en önemli sebebi 7.üniteleri olan ghost dragon'un son seviye yaratıkların en fasonu olması. fakat diğer yaratıkları oldukça kullanışlı. zombie'ler yavaş olsalar da mükemmel tank görevi görüyorlar. wraith'lerin mana drain özelliği çok kullanışlı ve genel statları itibariyle iş yapabilecek bir flyer. vampire lord'lar ise bu ırkın kilit birimi. hem flyer ünite, hem "no retailation" (vurduğu birim ona karşılık veremiyor) özelliğine sahip ama en önemlisi ve onu değerli kılanı life drain'e sahip. yani 50 vampire lord'un sayısı diyelim ki 35'e düştü, saldırdıktan sonra verdiği damage üzerinden tekrar sayısını arttırıyor. bu sebeple savaş esnasında çook uzun süre dayanıyor. sayısını ne kadar fazla tutarsanız o kadar iyi. power lich'ler tek okçu birimleri ama alana vurdukları için çok güçlüler, sayıca bol bulundurmak lazım ama dayanıklılık problemleri var. eğer iyi korursanız çok büyük avantaj sağlıyorlar. 6.üniteleri olan dread night'lar ise oyunun belki de en iyi 6. ünitesi. çok güçlüler ve double damage özellikleri var. ayrıca vuruş esnasında curse de atabiliyorlar

    rampart: orman, börtü böcük ırkı. caste'sonra bana göre en güçlü ırk. 1. seviye ünitesi olan centaur captain'ler hızları itibariyle denklerinin en iyisi. 2.seviye olan battle dwarf'lar oyundaki en ucuz ve etkili tanklar. yüzde 40 magic resistance'a sahip olmaları da cabası. grand elf'ler tek okçu birimleri, dayanıksızlar ama iyi hasar veriyorlar ve castle'ın marksman'ı gibi çift atış yapıyorlar. silver pegasus 4.seviye yaratıklar içinde güçsüz kalıyor. ama onunda flyer olması ve hızı avantajı. çoğu ırkın adam gibi tankı yokken dendroid soldier'lar bu ırktaki ikinci bir tank görevi gören birim olarak karşımıza çıkyıor. binasının yapımı ve upgrade'i sadece altın istiyor, ek bir bina ila üretimi arttırılabiliyor, binding özelliği ile vurduğu rakibini savaş esnasında 1 turluğunu olduğu yere çakıyor. yavaş olmaları dışında faydası sonsuz bir eser kendileri. war unicorn ve son seviye yaratığı gold dragon da güçlü üniteler. rampart'ın özel binaları ise muhteşem. treasury her haftanın sonunda sahip olduğunuz altının yüzde 10'unu size kazandırıyor. mystic pool ise her hafta size rastgele bir kaynak veriyor. çok sağlam ırk, tek handikap sağlam okçusu yok, kale saldırılarında ağır kalıyorlar. onun dışında oynayınız çekinmeden.

    tower: vasat üstü ırklardan, çok da sevdiğim bir ırktır. ilk ünitesi master gremlin inanılmaz dandik bir ünite ama range olması artısı. yine de peynir ekmek gibi ölüyorlar. gargoyla fazla kullanışlı olmayan bir flyer, golemler ise fena olmayan bir tank. 4. ünite kalenin ikinci range birimi olan mage'ler. hasar güçleri yüksek, iyi korunurlarsa savaşlarda avantaj sağlayabilirler. bu kalenin son 3 ünitesi ise şahane. master genie hem bir flyer, hem de büyü yapabiliyor. naga queen hasarı çok yüksek sağlam bir 6.seviye ünite. titan ise oyundaki en kuvvetli range birim ve yanlış hatırlamıyorsan tek 7.seviye range birim. kalenin dezavantajı ise her şeyinin çoook pahalı olması. titan oyunun en pahalı ünitesi misal. genel olarak her çeşit resource'a ihtiyaç duyacaksınız. birimlerin çoğu da yavaş. fakat savunma için çok iyiler. hatta iyi kullanılırsa saldırı için de çok iyi bir ırk. solmyr'de bu ırkın herosu'dur, chain lightning atar, can yakar.

    stronghold: güçsüz ama stratejik bir ırk. sevmeyeni boldur ama ben severim. çok ucuzdur, üretimi kolay ve hızlıdır. küçük haritalarda, saldırı için iyidir ama üniteleri genel itibariyle dandiriktir. 6. ünitesi cyclops özellikli bir ünitedir. kale savaşlarında surlara da saldırabilen bir range'dir. son ünitesi behemoth da oyunda 1e1'deki en güçlü ünitedir.
  • bu oyunun soundtrack'lerini yapan kişiyle facebook'ta ufak bir muhabbet ettim. bu kadar övüldüğünü bilmiyormuş ancak sözlükten bir kaç entry çevirip yazdıp, çok mutlu oldu. türkiye'ye selamı var. yaşlı başlı adam şuan müzikle de profesyonel olarak ilgilenmeyi bırakmış. undead ırkı için yazdığı parça sanırsam kariyerinin zirvesi olarak kalacak.
  • geçen yıldı sanırım, boktan bir ödev hazırlamam gerekiyordu, canım sıkılmıştı ve homm3 oynamak istiyordum. ikisini de yapmadım, arasını buldum, homm3 kalelerindeki 1st level yaratıkları karşılaştırdım. atak, defans, hız ve healthlerini * karşılaştırıp, bir index çıkardım. sonrasında fiyatları ekleyip, her birinin sağladığı toplam faydayı (attack+defence+speed+health) paydaya yazarak, bir çeşit verimlilik katsayısına ulaştım. daha açık bir deyişle, 1 birim faydayı kaç lira harcayarak edinebiliyoruz, bunu buldum. model kesin bir karşılaştırma yapmak için fazla basit tabi. atak, defans, hız ve health'in aynı ağırlığa sahip olup olmaması gerektiği tartışabilir, ama sanıyorum bir sonuca varılamaz. belki de oyuncunun tercih ve beklentilerine göre ağırlıklar değiştirilerek, hesaplamalar yapılabilir. bir kaleden bir haftada kaç yaratık basabileceğiniz de oyunun gidişatında önemli bir faktör, ama bu karşılaştırmamızla pek de alakalı değil. zira biz t=0 anında, x miktar parayla, faydayı maksimize edecek ilk level yaratığı bulmaya çalışıyoruz. aslında excel üzerinde, az bir linear kasarak, paranın miktarına bağlı olarak hangi canavardan kaç tane almamız gerektiğini bulmak da mümkün; ancak oyunda asla böyle bir durumla karşılaşmayacağımız için bunu da es geçtim. bence modelin asıl sorunu, trogolytelerin blind yememesi, master gremlinlerin ranged atağı olması, familiarların spell çalması, sprite'lerin karşılık almaması gibi x factor'leri matematiksel modele entegre etmenin zorluğu. arbitrarily belirlenmiş bir ağırlık verilse bile, daha objektif sonuçlar elde edemeyeceğimizden hiç bulaşmadım.

    tabloyla sonuçlar, aşağıdaki linkte var; bir ara ödev olarak bunu veriyim diye çılgınca bir düşünceye kapıldığımdan metin ingilizce, sorry. kısaca centaur, halberdier ve skeleton'ların zirvede birbirine yakın olduğunu, ardından pixie'lerin, master gremlin'lerin ve gnoll'ların geldiğini, son olarak da trogolyte ve implerin alemin yüz karaları olduğunu söyleyebilirim. tabi bu sıralamayı yaparken, hem maliyet/toplam fayda oranını, hem tek tek atak-defans-hız-health alanlarında hangi yaratıkların en iyi olduğunu, hem de yukarıda belirttiğim sebeplerle modele katamadığım özellikleri hakkındaki subjektif değerlendirmemi göz önüne aldım. bu arada büyük bir çılgınlık yapıp, bu noktaya kadar okuyan varsa, teşekkür ediyorum, burada tablo ve özet var.
  • insanın hayatına girdiğinde bir daha çıkmayan mük-kemmel oyun.yıllarca oynanabilir;

    sene 1999

    -ne yapıyosun lan?
    -heroes 3 oynuyorum.
    -iyi.
    -eheh

    sene 2002

    -ne yapıyosun lan?
    -heroes 3 oynuyorum.
    -lan hala mı?
    -eheh.

    sene 2005

    -ne yapıyosun lan?
    -heroes 3 oynuyorum.
    -allah belanı versin.
    -eheh.

    (gerçek bir olaydan alınmıştır.)
  • kutsal oyun elleri opulesi.

    10 yıl sonra gelen edit: 10 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen halen ana senaryosunu bile, eklentisiz oynattığında zevk veren strateji oyunu.
  • daha iyisi gelmedi.
  • kimselerin, hiçbir şeylerin yerini dolduramadığı, bir oyundan çok daha fazlasıdır. heroesseverler bilecektir, birçok harita bitmez ve hatta bitsin diye başlanmaz. o sokaklarda altın, gem toplamanın, değirmenlerde gezmenin hazzını yaşamak için terapi gibi bir random mape başlanır, hayat ve zaman heroesdur artık. bana gücenmeyin dostlarım, yağmurlu bir günde atıştıracak birşeyler, kanepede wireless mouse ve en güzel senfoniden daha güzel heroes müziği hepinizden daha sıcak sarıldı bana. 10 seneyi geçmiştir oynayalıberi, heroes 4 ve 5 i hiç sevemedim amma 3ten de hiç vazgeçemedim. sözlerime necropolis yöresinden bir koçaklama ile son verirken cyrasından claviusuna, solymrden eleshara tüm herolara sevgilerimi gönderiyorum.

    yıllar yılı dungeonlarda
    ben heroelar heroesuyum
    curse ediyor septienna
    ben heroelar heroesuyum

    adela galthran solymr
    sanmayın ki level onbir
    naga banka temkinli gir
    sen heroelar heroesusun

    town portalda expertsin sen
    5 kaleye sahipsin hem
    500 altın bir kaç da gem
    sen heroelar heroesusun

    obeliske hiç bakmazsın
    güç yüzüğünü takmazsın
    magog ile can yakmazsın
    sen heroelar heroesusun

    aislin im gözü kara
    zombilerin gönlü yara
    alınmadılar büyük orduya
    plague olana dek hafta başına
    sen heroelar heroesusun

    galthranoğlan