şükela:  tümü | bugün
  • laurent binet tarafından yazılmış tarihi kitap. kitabın kapağında roman yazsa da kitap roman olmaktan uzak olup biyografi veya düz anlatım sınıflarına sokulabilir.
  • daha yeni (bkz: anthropoid)i izlemiştik, aynı olayı anlatıyor, sanırım biraz farklı olarak (bkz: reinhard heydrich) in hayatına biraz daha odaklanmış gibi. aynı olayı farklı bakış açısı ile izlemek güzel olur though.
  • (bkz: the man with the iron heart)

    odak noktasına gestapo ve sdnin kurmay beyni reinhard heydrichi almış film.bu zatı muhterem 3.reichta o kadar önemli bir kişi ki hitler ve himmler bile adama hayranlık duyuyorlar.
  • bildiğim kadarıyla avrupa'da the man with the iron heart adıyla oynadı, amerika'daysa hhhh adıyla gösterilmesi planlanıyordu. sanırım abd'de gösterime çıkarılmadı, sadece bir iki ülkede -yönetmen cedric jimenez'in memleketi fransa'da- vizyona girdi. cast fena değil ama adı taciz-tecavüzle lekelenen the weinstein company nedense bu filmi vizyona çıkarmak istemedi, ki hep yaptığı şey olduğundan şaşırmadım. neyse. anthropoid'le yakın zamanda çekilmişti. aynı kişiyi, kasap lakabını alan heydrich'i anlatıyor. fakat anthropoid'in merkezinde heydrich'e suikast yapanlar yer alırlarken bu film heydrich'e odaklanıyor. filmin ilk 50 dakikasında sadece heydrich yer alıyor. sonra suikastı gerçekleştiren iki askere de değiniliyor (prag'a gelmeleri, operasyona hazırlanmaları vs). iki film de ortalama. bu film bir nebze daha iyi. fakat milyon tane nazi filminden farklılaşamıyor, o yüzden yer yer sıkıcıydı. gene de düşündürten sahneleri de yok değil: mesela heydrich ülkelerin nüfuslarını sayıp "11-12 milyon kişiyi daha öldürmeliyiz," dediğinde ekrana onun çocuklarıyla oynayıp eğlenmesi getiriliyor. arka planda öldürülmesi gerekli kişi sayısı, görüntüde çocuklarla oyunları. bu denli cani bir herifin çocuklarla oynayıp eğlenmesi... [buraya eli çenesinde düşünen surat emojisi gelecek]. neticede izledikten sonra unutulan filmlerden. castı için şans verilebilir. ama rosamund pike ve diğerlerini fazla göremiyoruz. jason clarke, heydrich rolünde fena değildi.
  • nazi almanyasının gaddar acımasız subaylarından biri olan reinhard heydrich'e düzenlenen suikastı konu alan çok klas bir film.
    oyunculuk ortalamanın çok üstünde ama bir o kadar da etkileyici bulduğum şey fonda çalan müzik oldu.
  • avrupa'da son dönemlerde ortaya çıkan içe kapanmacı ve mülteci karşıtı politikalar, her yerde milliyetçiliğin yeniden yükselişine yol açıyor. bu tür filmlerin ''milli uyanış'' politikaların bir ürünü olduğu aşikar. avrupa'da fiziki sınırlar kalkmış olabilir ama zihinlerde hala 2. dünya savaşı izleri canlı tutuluyor.

    filmin bam teli sahnesinde söylenmiş bir söz:
    --- spoiler ---
    "dünya, barbarlığın bir organı. tanrı krankı çevirir. hepimiz melodiyle dans ederiz. onlara dans ettirin."
    --- spoiler ---

    milliyetçi, kendi tarafınca girişilen katliama karşı çıkmamakla kalmaz, ayrıca bunları hiç duymamak gibi müthiş bir yeteneğe de sahiptir.
    george orwell
  • anthropoid gibi durağan ama anthropoid den daha güçlü ve kaliteli film.

    --- anthropoid filmini de içeren spoiler ---

    anthropoid le karşılaştırmamak imkansız çünkü aynı konuyu işleyen, yakın zaman aralığıyla yayınlanan iki film bunlar. anthropoid (bunu yazmak da mesele) garibaldi direnişçiler temelli, çok başarılı kilisedeki çatışma sahnesi dışında orta karar bir filmken, bu film savaş öncesine de uzanıyor. üstelik nazileri konu alan filmlerde nedense pek görünmeyen ernst röhm e de kısaca değiniyor. bu filmdeki kilise sahnesi de güzel ama "2 saat oldu, uzatmayalım artık" der gibi, anthropoid e göre daha kısa kesilmiş.

    "adolf u tanırım, iyi çocuktur" gibi konuşmalarıyla kendini adolf la eşit hatta belki de üstün gören röhm ün hızlıca da olsa anlatılması iyi bir ayrıntı.

    görsellik muhteşem. araya serpiştirilen kısa ama çarpıcı sahnelerin gerçekten yaşanmış olaylar olduğunu bilerek izlerseniz daha da çarpıcı gelecektir.

    himmler in aksine adolf u göremiyoruz. hakkıyla canlandıracak oyuncu bulamamış ya da gerek görmemiş olabilirler.

    ilk yarıda naziler in yükselişini kısa ama etkili şekilde işliyor film. nedenlerini sözlü olarak hızlı hızlı geçiyorlar. keşke biraz daha değinselerdi.

    zaten savaş öncesi de hafiften arıza bir karakter olan heydrich in naziler sayesinde tam ortamını bulması, bir yandan aile babası rolüyle, diğer yandan soğukkanlılıkla insan öldürmesi de iyi işlenmiş.

    kilise sahnesi dışında bu film anthropoid e "heydrich öyle çekilmez, böyle çekilir" diyor adeta. ısrarla tekrarladığım kilise sahnesinde ise bence anthropoid biraz daha başarılıydı.

    7,5 / 10

    --- anthropoid filmini de içeren spoiler ---
  • sinematografi açısından gayet başarılı, kurgu açısından ortalama ancak senaryo açısından da bir o kadar başarısız bir filmdir.

    --- spoiler ---

    modern teknik ve müziğin birleşimi ile birlikte filme döneminin hakim retro havayı katmasını sağlayan flashback, slow motion, fade-in, süperpoze tekniklerinin harmanlanması sıradışıydı ancak kendi kanaatimce yönetmen çoğunlukla "biz 40'ları anlatan bir film çekiyoruz ama bu yeni bir film." tarzında bir mesaj verip rahatsız etmesine neden oldu.
    onun dışında sinematografi gerçekten başarılıydı. gerek oyuncu çekimlerinde çoğunlukla yakın plan kullanılması (genelde yeni filmlerde bu kadar çok yakın plan göremediğimiz için dikkatimi çekti) gerekse oyuncuların yetenekleri sayesinde, özellikle reinhard ve lina karakterlerine başarılı bir şekilde özdeşleşmemizi sağladı. genel planlar ise filmin estetik yönünü güçlendirmiş. ancak ne yazık ki sinema sadece görüntüden oluşmuyor. eğer saydıklarımın yanında güçlü bir senaryoya ve kurguya da sahip olsaydı izlediğim en güzel tarih filmlerinden biri olabilirdi.

    reinhard karakterini, filmin başlarında öfkeli, aciz, karısının karşısında çocuk gibi ağlayan "sıradan" bir askerden duygusuz, merhametsiz, ilk başta doğduğu ülke için savaşmak isteyen ancak daha sonra ölmek üzere olan bir ideolojinin en önemli destekçilerinden biri olmuş bir "kasaba" dönüşünü başarılı bir şekilde işlemesi sanırım senaryo ile ilgili söyleyebileceğim tek iyi detaydı. reinhard'ın evriminin anlatılmasından sonra gelen partizanların ağırlıkla ele alındığı bölümler gerçekten fiyaskoydu. karakterlerin adını sanını bile öğrenemediğimiz, neyin nasıl ve neden olduğunun bize söylenmediği, neredeyse rastgele düzenlenmiş hissiyatı veren bir kurgu vardı. galiba filmin sonlarına doğru yönetmen sıkılmış ve bir an önce bitmesini istemiş.
    ayrıca isyancıların sevişme sahnelerinin hiç gösterilmemiş ancak reinhard' ın sevişme sahnelerinin cesaretle, hatta hayvansı niteliklerle ve lina' nın doğum sahnesinin gözümüze sokularak gösterilmesi de ilginç bir detaydı.

    --- spoiler ---

    kısacası, sinema öğrencisi veya çok fazla sıkılmışsanız önerebileceğim bir film. iyi bir sinema izleyicisi iseniz 2 saatinizi bu filme harcamak yerine izleyebileceğiniz tonlarca film var.