şükela:  tümü | bugün
  • hemen hemen 40 yıldır bu gezegendeyim ve bir kaç mecburi cenaze namazından ve yarım gün tutulmuş çocuk orucundan başka hiç ibadet etmedim.

    garip bir şekilde beynimin içine doğuştan bir mekanizma yerleşmiş gibi her yaptığım eylemin nedenlerini sorguluyorum. bu sadece ibadet ederken oluşmuyor. dans ederken de aynı sistem harekete geçiyor.
    “ne yapıyorum ben şimdi ? bu saçma ve anlamsız hareketlerin nedeni ne? “ gibi sorular kafamın içinde ordan oraya uçan bir sivrisinek etkisi yaratıyor.

    oysa çılgınlar gibi ibadet eden koca koca ve aklı başında insanlar hep benden daha mutlu. onlara hep imrenerek bakıyorum.

    orucumu tutayım, cuma ve bayram namazına gideyim, öbür dünyaya olan yolculuğumu garanti altına alınsın istiyorum..
    keşke beynimde bir buton olsa da kapatabilsem.

    ama olmuyor ...

    beynimin içine bu lanet tohumu eken de onların tanrısı değil mi?

    beni bu denli sorgulamaya iten kim?

    sadece cennete gitmek için iyi olup , tanrıya ibadet edenlerin sahtekarlığına katılmak istemiyorum.

    ben sadece birey olarak iyi olup , bu dünyayı cennete çevirmenin daha gerçekçi olacağını düşünüyorum.

    çünkü bu daha dürüstçe.

    şayet bir gün din ve tanrı sistemi çökerse, cehennemin dipsiz kuyularında alevler içinde yanmamak uğruna iyilik yapanların iyi olma sebepleri kalmayacak.

    ancak ben ve benim gibilerin iyilik yapmaktan bir çıkarı olmadığı için biz hep
    iyi kalacağız.

    şimdi düşünün kim daha sahtekar?

    o halde cennet var ise onun muhteşem kusursuz bahçelerinde en çıkarcılar ve en sahtekarlar olmayacak mı?

    en dürüstler (yani sadece çıkarları için iyilik yapmayanlar ve ibadet etmeyenler) cehennemde yanmayacak mı?

    cennet kimin? cehennem kimin?