şükela:  tümü | bugün
  • iki dakika sonra telefon gelince bir tık küçültür de. bu insanlar her şirkete fayda sağlar. akvaryumdaki cama vakumlanan balık gibi. karadelik gibi tüm bayıklığı emer, üstüne otururken, gelirken çay getirsene desen, koşup çay getirir. yakaladığı hızı takip ederse dünya maratonlarına katılabilir.

    not: üstüne otururken derken; yetmezmiş gibi oturur haldeyken.
  • siz hayal edin biz yapalım tasarımcısıdır.
  • müşteri ya da patronun, tasarımcının idealistliğini sömürdüğünün, hayat enerjisinin emildiğinin göstergesidir. sizin yapacağınız işe sokayım tasarımcısıdır.
  • laf anlatmaya çalışmaktan bıkmış olan grafiker ya da tasarımcıdır. karşısındakinin, sayfanın her beyazını doldurmaya çalışan bir müşteri olduğunu anladığı an otomatiğe bağlar. büyütür, küçültür. bir tık ilerisi de kağıt hesabı makine boyutu bilmeyen ajans tasarımcılarıyla uğraşmaktır. yapın gitsin.. firesi de bi yerine girsin.
  • hayır itiraz edip de aynı işi sike sike yapınca ne oluyor? yenildim ama ezilmedim mi oluyor? şerefli mağlubiyet mi oluyor? ne oluyor amk?
  • şahsen aklına gelen her şeyi isteyen ama şunu da koy bunu da sok, rengi değiş, şöyle efekt olsun, böyle de şundan diyen müşteriye göre veli nimettir.
    en azından sadece büyütüp küçült der...
  • ekmeğine bakıyordur.
  • logo'nun bir tık küçük olmasının veya büyük olmasının kendisine bir faide sağlamayacağını bilen; o yüzden gereksiz tartışmaya girip beyinini sikmek istemeyen kişidir, helal olsundur. taşşaklarını taşıyan yesindir.