şükela:  tümü | bugün
  • bilim insanlarının birkaçı hariç kimse bu yaşamın hakkını vermemiştir veremeyecektir. çünküsü derin mevzu uzun uzun yazsam kimse okumaz, hoş şimdi de okunma şansı düşük ama olsun.
    özetle, çılgınca yaşarsan da insanlığa bir hizmetin olmayacağı için yaşamın hakkını vermemiş olacaksın, rahibeler gibi evlenmeden ömür boyunca bilim için uğraşsan da büyük ihtimalle akademik kariyer ve para kazanmak için yaptığın boş yayınlar dışında bi' s.kim bulmadan öleceksin.
    o yüzden bu böyledir.
  • bu hayat size öğretecek hiçbir şeyi olmayan aptal ve anlamsız bir şey. kendimce büyük eylemlerde bulunacaktım oysa. sophokles ile aynı fikirdeyim ve aynı arzuyu taşıyorum. ''hiç doğmamış olmak belki de nimetlerin en büyüğüdür.''
  • yaşamın anlamını sorgulatmış önermedir..

    gecenin 3'ü ve evet boş bir kariyerin içini doldurmak için okuyor insanoğlu..
    einstein bile her şeyin teorisi üzerinde çalışırken yaşama gözlerini yumdu..
    belki o da son nefesinde yaşamının hakkını verememiş olduğunu düşünüyordu..
    kim bilir?

    "öğrenmeyi bıraktığında, ölmeye başlarsın."

    şimdi kaldığımız yerden devam edebilir miyiz?
    gece gece iç şişirmiş başlıktır..
    pff
  • yaşamın hakkını vermeyi kısaca "insanlığa değerli bir şey bırakma" olarak nitelendirmesine rağmen ne yazık ki bunu bilimle kısıtlamış yazar beyanı.

    aynı görüşe göre nice sanatçılar da yaşamın hakkını vermiştir.

    ve aynı bilimsel görüşe göre canlı yaşamının amacı evrime katkı sağlamak olabilir. genlerin değişime uğraması evrilmesi ve gelişmesi gibi. bu düşünceyle basit bir şekilde sadece çocuk sahibi olan bir insan bile hakkını vermiş sayılabilir.

    o çocuğu yeterince iyi yetiştirmesi halinde yeni bir büyük bilim insanımız bile olabilir.

    hayatın hakkını vermeyi bu kadar dar bir düşünceye sığdıramayacağımız kanısındayım.
  • ne hakkı? dünyaya getirirken kimse bana yaşamayı isteyip istemediğimi sormadı. bana dayatılan yaşamın ceremesini neden ben çekmek zorundayım asıl?
  • daha 16 - 17 yaşlarındayken okuduğum kişisel gelişim kitaplarının gazıyla günde max 3-4 saat uyumayı, bunu da çok çalışıp güzide bir bilim insanı olmak için yapmayı *düşünürdüm. çok şükür ki sonradan kafama saksı düşmesine gerek kalmadan bir aydınlanma oldu ve gerçekten bu planladıklarımın bana azıcık bir kişisel tatmin için çokça sıkıntı getireceğini farkettim. sonrasında ise klişe olacak ama herkes gibi bende sevebileceğim ve ulaşması zekâm, yeteneklerim ve çalışkanlığım ölçüsünde kolayca elde edebileceğim daha basit bir hedefe yönelmeyi istedim. çıtayı iyice düşürdüm ve şimdi bir devlet dairesinde* taşeron işçi statüsünde* olarak vazife görmekteyim. azıcık aşım belasız başım.****
  • yaşamın hak iddia ettiği varsayımını kabul etmeyerek, çözülebilecek problem.
  • gelmeyi kendin seçmediğin bir hayatın hakkını vermeye çalışarak yorulmamak lazım. keyfinize bakın. *