şükela:  tümü | bugün
  • başlık aslında ortada duruma uygun hiç bir sebep yokken karşı tarafın gayet saygılı ve saygıdan kaynaklanan mesafeli konuşmasına ''abi'' denilerek cevap verilmesinin mütevazilik sayılması olacaktı.

    biraz izah edeyim. yolda gördüğünüz birine abi saat kaç demekten bahsetmiyorum.
    burada kilit olan yaş olarak küçük ya da danışan kişiye abi diyen adam!

    mesela bir mesaj aldınız ve mesajı atan kişi sizin tecrübeli ya da bilgili olduğunuz bir konuda size danışmak istiyor. şu konuda bilgili olduğunuzu biliyorum ve sormak istedim diyerek sorusunu soruyor ve sizin bilgili olduğunuz konulara dikkat çekecek övgüler yazıyor. şurada yazdıklarınız çok güzeldi vs gibi. sonra vaktiniz olursa ve cevap verirseniz çok mutlu olurum tadında bir mesaj.
    nasıl dönersiniz?

    abi sağol diye dönüyor karşı taraf. bir kaç öneri ve eleştiride bulunuyor.
    cevabı alınca bir an nasıl yazacağınızı bilemiyorsunuz. abi demiş adam!
    ve teşekkür ederim ama şu an öğreten sizsiniz. siz abisiniz ve mütevazi duruşunuz için teşekkür ederim abi yazıyorsunuz. abi diye hitap etmeye başlıyorsunuz...
    sonra adam hem mütevazi hem bilgili hem sıcak diye düşünüp önerisi için teşekkür ediyorsunuz ama sorunuz anlaşılmamış. hay aksi!
    adam abi ya. mütevazi!
    sormak istediğiniz ayrıntının farklı olduğunu belirtip öneri konusunda fikrinizi de bildiren hafif eleştirel bir mesaj daha atıyorsunuz.
    sonra cevap gelmiyor.
    sessizlik.
    e hani sen mütevazi idin. e hani o abi ler bilmem ne.
    abi kusura bakma vaktim yok ya da senin gibi düşünmüyom ben sıcaklığı nerede?
    o en baştan cart diye hiç sebep yokken kullandığın tarz nerede?

    bakın. şunu söylemek istiyorum.
    bir insan dönmek zorunda değil. vakti olmaz vs. ama mütevazi biri size şu anvaktim yok ve hoşçakalın falan yazar. sessizleşmez. sessizlik kibrin ta kendisidir!

    aynı durumu statüsü ve yaşı oldukça yüksek insanlara soru sorduğumda da yaşıyorum bazen. adam 55 inde ve konusunda uzman. sayın hocam şöyle bir şey var diyerek soru soruyorum ve abi şöyle şöyle yap diyor. ne abisi lan. senden kaç yaş küçüğüm ben. profesörsün. bu ne? ya da abi isem devamı nerede tekrar soru sorunca?

    sebep şu.
    doğal davranamıyoruz.
    bazı kelimeler dönem dönem moda oluyor. abi demek mütevazilik olmuş. böyle abi dicen her önüne gelene. sıcak mış gibi yapçan. sonrası möğüm değel çünkü. sonrasında yapacağın mesafesizlik ya da kabalık möğöm değel.

    çok komik buluyorum ben kelimelerin dahi moda olmasını.
    bir türlü normal mesafede ve doğal davranamıyoruz.
    kelimelerle uğraşıyoruz.
    en samimiyetsiz kelimeleri falan seçiyoruz sözlükte. seçtikten sonra nasılsın diyenden de rahatsız oluyoruz?
    yarın ben de bana nasılsın diyerek soru soran birine ya da arkadaşıma ayağa kalkıp merhaba! diyecem. hitler selamı vercem merhaba derken. deli diye tıkın beni içeri. yanımda acayip üzülen bir arkadaşıma, diyecek hiç bir şey bulamadığımda, yarraaa yemişin olum sen dicem. çünkü hayırlısı be dostum, gel şurada bişiler içelim dersem samimi olmam. hayırlısı en samimiyetsiz kelime çünkü!

    yanımıza gelen birine söylenecek en güzel şey şu;
    -nasılsınız? bir sorum vardı...
    -merhaba abi . kusura bakma. yarraaa yemişin sen.

    çok samimi oldum dimi şimdi.
    şu sözlüklerle ve kelimelerle uğraşmayı bırakıp, gereksiz ve mesafesiz moda hitap şekilleri bulup aslında samimiyetsizliğin en beterini yapmaktan ne zaman vazgeçeceğiz?
    önemli olan üslup. her kelimeyi her şekilde söyleyebilirsin. önemli olan yaklaşım. sen ne dersen de. abi diyerek merhaba diyerek ya da hayırlısı diyerek bir bok olamazsın.
    ayrıca bir bok olma zaten.
    insan ol. doğal ol. gerçek ol.
    ayrıca bir mesafe olmalı zaten.
    bu ne?