şükela:  tümü | bugün
  • korkun ondan.
  • etrafında kalın duvarları olan hatun kişi, üzerinde ustalıkla çalışılırsa pikachu-raichu tadında güzel bir dönüşümle japon geyşalarına taş çıkarma potansiyeline sahiptir.
  • erkekler tarafından sevilmemiş ise hemcinsi ile ilişkiye girmeyi dener. genelde vucütlarının heryerinde kıl olan, obez ve/ya kendine bakmayan tiplerdir. ama bu hiç mi sevilmemiş? tamam o zaman, genel evde işe girsin elbet bir seveni çıkar. hiçmi hiç sevilmemiş? kendini bir iple as, üstünede "hiç sevilmeyen kadın benim" yaz kesin ünlü olur sevilirsin. haberlere bile çıkarsın.
  • yoklukta gideri olur denilen kızın dramı'nda ikinci perde...

    oyunun ana karakteri: 40 yaşında bakire olan kadın modeli
    figürasyon: ana karaktere sinir olan, ana karakterle dalga geçen 745 kişi

    kalabalık oyuncu kadrosuyla göz dolduran güzel bir oyun bu. tavsiye ederim. oyunu acımasızca eleştirenlerin aynı hikayeyi yaşamasını dilerim. pek bi sanatsever, pek bi entelim bu günlerde...
  • kendisinin nasıl bir psikolojisi var acaba diye düşünüyorum da.. ''hiç sevilmemiş bir kadın olmak'' bir kadının asla yaşamak istemeyeceği durumlardan birini yaşamaktır diye düşünüyorum.

    düşünsenize, bu kadının etrafında erkeklerden ilgi, alaka gören kadınlar var ve o kadınlar bu erkeklerden birine* şans verip bir ilişki yürütüyorlar. veya bu kadınlar hoşlandığı erkekleri, kadınlığını kullanarak da aradıkları ilgiyi sağlayabiliyorlar..

    ama bu hiç sevilmemiş kadına ne ilgi gösteren erkek var ne de kadınlığına başvuracak kadar bir güzelliği bir çekiciliği var. belki de bu kadın muhafazakar bir yapıya sahip biri, bu yüzden içine kapanık. karşı cinsle iletişim sorunu yaşıyor belki de.

    bir kadın olsaydım kendisinin yerinde hiç ama hiç olmak istemezdim açıkçası.
    hiç sevilmemiş erkek olmak bile kendisine nazaran çok daha iyi durumda..

    ne diyeyim, mutluluk hep onunla olsun.

    zöge: bu entry neden kötülendi anlamadım.

    edit2: entrynin neden kötülendiğini sonradan girilen entrylerden anladım.

    arkadaşlar, bir erkeğin bir kadına ilgi göstermesi de zaten sevgi belirtisidir. lan yazıyor adam kıza, ama çok ama az hoşlanıyor o kızdan. bu durumda olan kıza hiç sevilmemiş diyemeyiz.

    erkekler güzel buldukları kadınlardan hoşlanırlar. diğer faktörler (zekilik, muhabbetinin güzel olması vs.) de önemlidir ama yüzdesi düşüktür. zaten bu konuya çok önem verseydik gay erkekler çoğunlukta olurdu. bilmiyorum anlatabildim mi.

    ha bu arada, güzellik algısı her erkekten erkeğe değişir doğrudur ama hiç tartışması yapılmayacak kadar çirkin olan kadınlar bu başlığa konudurlar. çünkü bir erkekten ilgi göremeyecek kadar çirkindirler. çirkinlik dışında neden olabilecek faktörlere ise yukarıda az değindim zaten, başka yazarlar da bu konuda yazdı. gerek duymuyorum daha fazla uzatmaya.
  • şişman olabilir.
  • muhtemelen hayatının ortasında (50'li yaşlara doğru ) başka bır sorunu yoksa bu konuyu dert edecektır. cunku artık gerıye dönme şansı da yoktur.

    daha önceki entrylerde çekici olmama ihtimalinden bahsedilmiş, ortalamanın baya üzerinde guzellıge sahıp ıkı kız arkadaşım hiç sevılmedi. ustelık bırı 30 yaşını aşalı bır bucuk yıl oluyor. bu nedenle evlenmedı de. cunku bazı insanlara inanmak zor gelse de bazı kadınların bir ilişkiden ve evlılıkten beklediği samimiyetin yanında ilgi ve şefkat* çoğunlukla.

    sonuç olarak pek kolay bir şey değil gibi. bıraz da şans işi belki bunlar.

    edit : ek.
  • mutlu olmalıdır. bilmediğimiz bir hissin eksikliği o kadar da can yakmaz.
  • bağzı yazarların "ilgi alaka görmeyen, erkekler tarafından beğenilmeyen ya da kaba tabirle kendi algısına göre çirkin"** kadınla karıştırdığı kadındır.* birinin sevilmemiş olması ilgi görmediği anlamına gelmeyebilir. sizi çok beğenen, sizden hoşlandığını bildiğiniz bir adamın sizi aslında hiç sevmemiş/sevmiyor olma ihtimali yok mudur?* ya da şunu düşünelim, çok güzel bir kadına bir çok erkek ilgi duyabilir, hoşlanabilir, onunla olmak isteyebilir ama bu o kadını çok sevdikleri anlamına gelir diye düşünmek ne kadar doğru olur acaba ?. bırakın bir kadını ya da bir erkeği, bir insanı sevmeyi düşünelim bunun sadece ve sadece o insanın fiziksel özelliklerine bağlı olduğu düşünülebilir mi?. o zaman bunun adına sevgi denilebilir mi? bu kişi sevilmiş mi sayılır? öyle bir durum olsaydı sadece tüm "güzel" kadınlar ve "yakışıklı" erkekler sevgiyi yaşarken diğerleri yalnızlıktan ölürdü muhtemelen. dur ben bunu edip ustaya bağlayayım da hemen özetlesin olayı;

    "içinden doğru sevdim seni
    bakışlarından doğru sevdim de
    ağzındaki ıslaklığın buğusundan
    sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de
    beni sevdiğin gibi sevdim seni
    kar bırakılmış karanlığından.

    yerleştir bu sevdayı her yerine
    yüzünde ter olan su damlacıklarının
    kaynağına yerleştir
    her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına
    gül taşıyan çocuğuna yerleştir
    ve omuzlarına daracık omuzlarına
    üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın
    tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten
    bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir
    ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde
    saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe
    alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran
    yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun
    kar taneleri gibi uçuşan
    ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine
    yerleştir bu sevdayı her yerine.

    ekledim ben tattığım her şeyi denizlere
    bildiğim ne varsa onlar da hep denizlerden
    sen de bir deniz gibi yerleştir onu istersen
    sevdayı
    ve köpüklendir
    ve yaşlandır ki işte kederi anlamasın
    ama dur, her deniz yaşlıdır zaten
    öğrenmez ama öğretir mutluluğu
    bizim sevdamız da öyledir, iyi şiirler gibi
    biraz da herkes içindir. ve gelinciğin ikinci tadına benzemeli
    var eden kendini birincisinden
    yani bir sevdayı sevgiye dönüştüren.

    ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen
    tanımadığın bir ülke gibi
    içinde yaşamadığın bir zaman gibi
    tam kendisi gibi mutluluğun
    beni bekliyorsun
    ve onu bekliyorsun beni beklerken."

    (bkz: içinden doğru sevdim seni)
    (bkz: edip cansever)

    **