şükela:  tümü | bugün
  • homo sapiens'in en zeki ve en güzeli olarak evrimleşen bu canlıların tipik ve bir o kadar da korkulacak özellikleri neler yapabileceklerinin, diğer türleri nasıl etkileyebileceklerinin son derece farkında olmalarıdır. henüz gelişimini tamamlayamamış bir alt türü olan homo “sap”iensler üzerinde son derece güçlü bir etki bırakırlar. homo “sap’iens türü kendinin bir üstü olarak gördüğü canlılara son derece sadık davranmaktadırlar. yemezler yedirirler, içmezler içirirler adeta (bazı kaynaklara göre kendi türleriyle bir arada olduklarında yeyip içtiklerine dair kayıtlar bulunduğu da söylenmektedir ve bu yüzden geçiş türü olarak da adlandırılmaktadırlar).

    homo “sap”iens türü olarak adlandırılan ilkel canlılar sürekli hamallık yapar, bir üst türünü mutlu etmek için yaratıldığını düşünürler. “sanki hiç siktir çekmeyecekmiş gibi yanındayken ağlayan kız” türünün işte bu yaratıkların bu en zayıf hallerinden faydalanmak için “ağlamak” adı verilen silahlarını kullandıkları gözlenir (yine aynı kaynaklarda bunun bir hayatta kalma, zayıf olanı ezme içgüdüsü olduğu söylenmektedir -tabii bu kayıtları tutanların da kandırılmış olabileceği aklın bir köşesinde bulundurulmalıdır-)

    özellikle uzun mesafe ilişkisi yaşamaya çalışan türlerde etkisi daha ağır gözlenen, “ayrılık vaktinde otogarda ağlayama ayinleri” homo “sap”iens'in hafızasında iyileşmesi güç yaralar bırakır. ayda bir görüşmek “sanki hiç siktir çekmeyecekmiş gibi yanındayken ağlayan kız” türünü ağlatır da siktir çekip bir daha görmemek ziyadesiyle güldürür. o siktirden sonra homo “sap”iens için çok kolaydır, siktir çeken bir kızı hep kollarında ağlayan haliyle hatırlamak.

    peki nasıl olur da “sanki hiç siktir çekmeyecekmiş gibi yanındayken ağlayan kız” türü “siktir çekme” özelliğini kazanır? bunu neden yapmaya gerek duyar?

    “balbazar'ın güneş ışığı saldırısı” ya da “tsubasa'nın özel şutu” kadar güçlü bu silahı kullanma becerisini ne zaman, hangi şartlarda kullanır?

    işte asıl soru burada başlıyor. homo “sap”iens türü bu “siktir”i yediğinde öncelikle bir “ha siktir noldu la şimdi?” tepkisi verir. bu içgüdüsel bir tepkidir ve türlerinin hepsinde cümle aynı bu şekilde tekrarlanır( -la yerine –aga –baba –dayı gibi ünlemler yöresel değişiklik gösterebilir).

    bu gücünü kullanan tür varoluşunun gereğini yaptığını düşünerek beklemeye başlar ve silahının etkisini görmek için yıllarca hiç kıpırdamadan bekleyebilir. ağzından gözünden beyninden vurulduğuna bakmadan, homo “sap”iens türü hala bir “acaba” ile yaşar.

    en zayıf olduğu zamanda kendini “bir daha konuşayım la, bir lira fark verince bile bir üst tarifeye geçirmiyor mu gsm şirketleri?” ya da “hamburgercide büyük patates/kola almak için bile ek ücret vermek gerekmiyor mu?” diye kendinden daha fazla vermesi gerektiğini düşünür, mantığını kapatır. döngü böylece sürer gider…

    not: “sanki hiç siktir çekmeyecekmiş gibi yanında ağlayan kız” başlığı karakter sınırına takıldığından başlık kırpıldı.