şükela:  tümü | bugün
  • pişmanlıkların en ağırı. keşkeler hiç bitmez dilinde, yüreğinde.
  • bunu hayatta hiç yaşamayan var mıdır acaba? bazen en yakınınıza giren, bazen sadece yolunuzun kesiştiği birileri olur. ama olur.
  • belki de şu anda, tam şimdi birilerinin sizin için dilediği dilek.. kim ne bilecek.
  • varlığı ile hayatınıza herhagi bir katkısı olmamış, bilakis külliyen zarar/ yanlış olan insanlara dair pişmanlık ifadesi.
  • ötörnıl şayn mayn spatlısa da konusunu veren olay. her gencin başına gelir.
  • azıcık da olsa iyi şeyler yaşayıp, paylaşıldıysa çok kötü de bitse dilenmemesi gereken dilektir. sonuçta her şeye rağmen bir şeyler katmıştır, öğretmiştir. ama bazı insanlar vardır ki hayatınıza sadece girerler. niye girdi diye sorsanız cevap bulamazsınız. o kadar zaman geçirirsiniz dönüp baktığınızda görürsünüz ki hiçbir şey paylaşmamışsınız. bana ne kattı derseniz cevap yok. neler paylaştık derseniz yine söylenecek bir şey yok. işte o çok güzel şeyler paylaşıp sonunu getiremediğiniz kişiler için değil de; böyle zaman kaybı diye nitelendirebileceğiniz, size hiçbir şey katmayan insanlar için dileyin sadece bunu. aksi taktirde bu hayattan hiçbir şey öğrenemeden, görmeden, tatmadan yaşayıp gidersiniz.
  • her gün kafamda tekrarladığım cümle. ama dilemekle olmuyor işte zamanı geri çevirmek mümkün değil.
  • keşke "hiç tanımamış olsaydım seni" demek dilimin ucuna kadar gelmişti... ama söyleyemedim, dileyemedim. kısacası, tanım olarak, dileyemediğim dilektir.

    hiç tanışmamış olmak, onu unutmak, kim olduğumu unutmak gibi bir şey olacaktı çünkü, onun sayesinde kendimi tanıdım ben. onu unutursam, unuttuğum kendim olmayacak mıyım?

    yıllar önce planescape torment diye bir oyun vardı, bilen bilir. oyunların oyundan da öte olduğu zamanlar. saatlerce bir elimizde sözlük, yazıları, hikayeleri okuyup anlamaya çalıştığımız zamanlar... hatırlayabildiğim kadarıyla oradaki üç dilek hikayesi şu şekildeydi:

    yaşlıca bir adam yalnız başına oturur, ne kim olduğunu hatırlıyordur ne de ne yapmakta olduğunu. sonra bir cadı çıkar gelir ve üçüncü dileğini sorar. adam şaşırır, daha iki tane dilemeden üçüncü dilek nasıl olur diye. cadı ise, adamın ikinci dileğinin ilk dileğini dilemeden önceki hale dönmek olduğunu bu yüzden ilk ikisini hatırlamadığını söyler.

    adam da bunun üzerine bu tarz şeylere inanmadığını ama yine de dilemekten zarar gelmeyeceğini söyleyerek kim olduğunu hatırlamak istediğini söyler.

    cadı da bunu komik bularak, ilk dileğinin de zaten bu olduğunu söyler adama ve dileği gerçekleştirir.
  • benim bunu dilediğim kişi muhtemelen şu an benimle aynı kanaattedir.