şükela:  tümü | bugün soru sor
  • sosyalleşmese ölecek kişisi ile aynı kişi olup, değerlendirmesi "kalbinde kötülük yoktur" bilgisi eşliğinde yapılmalıdır.

    " hiç yemicektik" kişisi daha yemeden yiyeceği yemeğin olası etkilerinden en kötüsünü seçip sonraki değerlendirmeleri için temel oluşturur:
    - bu bize ağır gelir!
    tespitini yaparken genellemeyi de ihmal etmez -ki bu bi zemin etüdüdür. eğer karşı taraftan aynı yönde bi katılım göremezse
    (+ hiç bile! afiyetle yerim ki ben!)
    zemini sağlamlaştırmaya yönelik ekstra çimento kullanır:
    -çok yağlı! ıyyhh..ölürüz bunu yesek!
    + ben yiyip ölücem. mmmhh

    zemin etüdünden emin olamayan "hiç yemicektik" kişisi bi yandan yer bi yandan söylenir:
    - son zamanlarda sen acaip yemeye düştün.
    - sen böle yemeye devam edersen 100 kg olursun.
    bunları söylerken bi yandan da en lezzetli yerleri karşısındaki için ayırmaktadır.

    bu noktada karşı taraftaki "lezzet çin'de de olsa gidip alınız" kişisi bütün bu çabalarla eğlenmekte ama ağzı meşgul olduğundan konuşamamaktadır. trans halinden çıkınca çantasındaki listeyi çıkarıp söylenenlere tik atacak, işaretlilerle ilgili hakkının tamamlandığını ama isterse henüz söylemediklerini
    (*bi çorba yeterdi
    *son yediğim ağır geldi
    *bi tane isteseydik tam dı
    *zorla yedim
    *çorba/turşu/köfte/dolma..bozdu beni
    *aslında hiç yemicektik ...)
    ekleyebileceğini iletecektir. bunun içinse tatlısını da yemesi ve gülmek için ağzının boşalmasını beklemektedir. sırası diildir yani.

    "hiç yemicektik" kişisi aslında hayatı boyunca fazla kilosu olmayıp kilo takıntısı olanların sözlük karşılığı gibidir:
    - kilomu kontrol edemiyorum
    + niye? kilo mu aldın ki?
    - sabahtan bu yana yarım kilo fazlam var.
    +?!×#?! (sansür)

    yine de sadece kendi kilosuna taksa iyidir ama orda durmaz! önüne gelene sataşır, evine yemeğe gelen misafirin, oradaki varlığıyla ilgili kendisini sorgulamasına sebep olur. insanların hele ki kadınların bu konudaki hassasiyetini hatırlatan olsa da, "yüreğinde kötülük olmayanların dokunulmazlığı"na güvenip erkek/kadın ayırmaz, saldırır:
    - ooo bakıyorum almış başını gitmişsin!
    - ye ye sen! yuvarlana yuvarlana gidersin!
    - kaç tane yedin? yuh!
    - bak ben iki parça yedim doydum (tam bu noktada iki parçaya ayrılmayı hak eder!)

    aslında çizdiği "yüksek ölçekli kıl" portresi yakından tanıyanlar açısından "sinir bozucu ama katlanabilinir"e evrildiği için yaşama şansı vardır. kendi zaafiyetleriyle madara edilmeye ve açıklarıyla tefe koyulmaya o kadar elverişli ve kendisi eleştirilirken herkesten fazla eğlenmeye o kadar müsaittir ki "gıcıklık"ları bumerang gibi kendisine dönen eğlence malzemeleri olur.

    dün itibarıyla da level atlamış kişidir:
    - midem kötü. yemek ağır geldi.
    + e daha yemedik ki!