şükela:  tümü | bugün
  • osmanlı devleti'nin son büyük projesi. ikinci abdülhamid'in "hamidiye hicaz demiryolu" ismini verdiği bu proje develerle bir buçuk ay süren yolculuğu daha kısa bir sürede yapabilmek içindi. 1900 yılında çalışmalara başlandı ve tam olarak bitirilemese de 1908 yılında proje genel hatlarıyla tamamlandı. osmanlı bütçesinin yüzde 18'i bu işe ayrıldı ama bu para yetersizdi, halkın müslüman olanlarından emrivaki yoluyla yardım istendi ve memurların maaşlarından kesinti yapıldı, ek gelir için kartpostal satışı, kurban derilerinin gelirleri filan falan ile projenin beli doğrultulmaya çalışıldı. resmi olarak 1 eylül 1900 tarihinde şam'da yapılan bir törenle çalışmalar başladı. yine 1 eylül 1904 tarihinde sefil bir halde çalışan ve ve bu uğurda canlarını veren işçilerin himmetiyle 460. kilometreye ulaşıldı..

    ingilizler projenin süveyşe ulaşmasını istemedikleri için akabe körfezine ulaşacak olan hat iptal edildi. demiryolu 1 eylül 1908 yılında resmen faaliyete başladı. daha önce 40 gün süren şam-medine arası 72 saate indi. 1911 yılında kudüs hattına ekler yapıldı. 1918 yılına gelindiğinde demiryolunun toplam uzunluğu 1900 kilometreyi geçti. projenin mekke'ye uzatılması ingilizlerden para aldığı sonradan ortaya çıkan mekke emiri şerif ali paşa (daha sonra şeriflik görevini sürdüren şerif hüseyin de dahil olmak üzere), hicaz valisi ahmet ratıp paşa ve parayla satın alınan bedevi kabilelerin savaşçıları tarafından engellendi.

    aslında sadece kağıt üzerinde osmanlı toprağı olarak görünen arabistan yarımadası ve mısır, ingiliz kontrolündeydi. osmanlı devleti belli noktalarda askeri birlikler bulunduruyordu. ingilizlerin silahlandırdığı arapların saldırıları sonucu osmanlı askerlerinin çoğu öldürüldü. kalanlar hicaz demiryolu sayesinde yurda dönebildiler.
  • dönemin avrupa basını tarafından 'osmanlı yeniden diriliyor' şeklinde yorumlanmış, iran kamuoyundaysa ilgi ve sempatizanlıkla karşılanmış, sonucu muvaffakiyet olan,izleri günümüze dek gelen büyük yapıt.

    (bkz: arabistanlı lawrence)
  • 2. abdulhamitin, tek ve bas politikasi olmasa da yine de manipulasyonlarinda onemli bir yer tutan pan-islamizmi, buna bagli olarak da sasilacak bicimde pratik yarara donusturdugu halifelik kavramini kullanarak baslattigi demiryolu projesi.

    asil amaci elbette merkezi idarenin guclenmesi ve stratejik ustunluk kurma cabasi olmasina karsin, bu is icin yurticinde ve disindaki muslumanlardan paralar toplanirken, hac vazifelerinin guvenli ve hizli bir sekilde yerine getirilmesine yardimci olunacagi bahanesi veriliyordu. bu ayni zamanda, ingiliz ve fransizlarin askeri ve ekonomik varliklariyla agirliklarini bariz sekilde hissettirdikleri ve yapisini degistirdikleri islam dunyasini, tek bir cati altinda toplama dusuncesiyle (bir gercekten ziyade diplomatik bir koz olarak) de paraleldi.

    halbuki daha bastan bu isin pratikte, en once bazi muslumanlar tarafindan kabul gormeyecegi belli olmustu, cunku gecimlerini hac kervanlarini korumakla geciren bedeviler ve osmanli idaresinin gucunun artmasini istemeyen yerel yoneticiler daha bastan bu projeye karsi cikmislardi. her ne kadar abdulhamit bunun farkinda olsa da tekrarlayalim, islam dunyasinda bir birlik, hem yabanci guclerin, hem ekonomik dengelerin, hem de milliyetcilik akimlari ve iktidar hirsiyla beslenen ic cekismelerin etkileriyle imkansiz hale gelmisti.

    yine de hicaz demiryolu, abdulhamit'in islami politikasinin bir sembolu oldu. o "islamci" abdulhamit ki, zamaninda imparatorlugun en rahat ve mutlu kesimi, orta sinifta devlette gorev alanlar haric cok az temsil edilen muslumanlardan ziyade, artik tamamen kendi kurallari ve yasalariyla yasama hakkini elde etmis olan gayrimuslim azinliklar ve bu son derece serbest ulkeye yatirim icin gelen yabancilardi.(bkz: istanbul/#6933432)
  • elinden düşüp giden toprakları tutmak için osmanlının attığı ip gibidir hicaz demiryolu.günümüzde bir kısmı orjinal lokomotif ve vagonlarla nostaljikte olsa kullanılmaktadır.ingilizlerin ilk yokettiklerinden olan medineye ulaşan raylar ve medine istasyonu restore edilmiş ve ziyarete açılmıştır.100 yıl sonra bile demiryollarımızdaki yönetim ve revizyon politiklarını,tren nedir bilmeyen zihniyeti,tren ile ilgili yanlis ve eksik bilgileri ya da bu yolun askeri,dini,ekonomik yapılış nedenlerini bir kere bile düşünmesekte,raysız istasyonlardaki çöl kumullarında iskeleti çıkmış vagonların tekerleklerindeki ay-yıldız ibaresi insanı hüzünlendirmektedir.
  • son durak olan medine tren istasyonu geçen sene restore edilmiştir. ecyad kalesinin yıkılmasından sonraki tepkileri durdurmak için böyle bir hamle yapıldığı söylense de gerçeğin böyle olmamasını düşünmekteyim. yolunuz medine'ye düşerse ziyaret sırasında lokomotif ve vagonları, anberiye mescidini görebilirsiniz. "istanbul'dan medine'ye bir tarih belgeseli, hicaz demiryolu fotoğraf albümü" adlı kitapta da demiryolunun dünü ve bugününü karşılaştırma imkanınız var.
  • yeniden açılacak olan demiryolu.

    http://www.timeturk.com/…aciliyor-50756-haberi.html

    şükür islam ülkelerine bir kapı daha aralandı.
  • tamamlandığında eğer hayfa-dar'a arasındaki raylar sökülmemişse teorik olarak istanbul'dan israil'e trenle gitmemizi sağlayacak olan hat.

    http://tr.wikipedia.org/…bahn_uebersichtskarte2.png

    (bkz: istanbul'dan israil'e trenle gitmek)
  • sultan abdulhamid, osmanlı topraklarında demir yolu yapımını askeri ve stratejik açıdan zaruri görüyor, savaş veya her hangi iç karışıklık esnasında kolay bir seferberlik imkanı elde edileceğini düşünüyordu. 93 harbinde istanbul-filibe demiryolunun asker sevkinde ne derece önem arzettiği görülmüştü. sırb ve karadağ savaşlarında demiryolu hatlarının bulunmaması yüzünden karşılaşılan sıkıntılar üzerine yapımını emrettiği selanik-istanbul, manastır-selanik hatlarının 1897 osmanlı-yunan harbinde sağladığı kolaylıklar demir yolu inşaası fikrini güçlendiriyordu. ayrıca sultan, demiryolunun iktisadi ve politik faydalarını da göz ardı etmiyordu.

    sultan abdulhamid’in nazarında arabistan yarımadasının ayrı bir yeri vardı. dünya müslümanlarının kutsal şehirleri olan mekke ve medine’nin burada bulunması ve abdulhamid’in aynı zamanda islam halifesi olması bölgeye ilgiyi artırıyordu. padişahın ve osmanlı devleti’nin islam alemindeki nüfuz ve liderlik vasfının sürebilmesi, bu ilginin sadece teorik planda kalmayıp, pratikde de görülmesiyle mümkündü. ayrıca arabistan, 19. yüzyılda iyice güçlenen avrupa emperyalizminin yeni bir hedefi ve ilgi alanı olmuştu. yine kendi başlarına buyruk bedevi liderleri de hesaba katmak gerekiyordu.

    bu şartlar karşısında yapılması gereken tek şey, müslümanların kıblesinin bulunduğu bu geniş toprakları her ne pahasına olursa olsun iç ve dış tehlikelere karşı muhafaza etmekti. bu sebeble ii. abdulhamid, arabistan’ın siyasi geleceği açısından taşıdığı önemi bildiğinden kendisine sunulan demir yolu projelerini titizlikle değerlendiriyordu. ihtisas sahiplerinin ve devlet erkanının çoğunun mevcud mali ve teknik imkanlarla böyle büyük bir yatırımın başarılamayacağına dair olumsuz kanaatlarına rağmen, “cenab-ı hakkın avn u inayeti ve resul-i ekrem sallallahu aleyhi vesellem efendimiz hazretleri’nin imdad-ı ruhaniyetine müsteniden hatt-ı mezkûrun inşaası içün” emir verecektir.

    http://www.haydarpasagar.com/…-ve-demiryolu?start=2
  • raylarının önemli bölümünün araplar tarafından yüksek çığlıklar içinde sökülerek hurdacılara satılmış olması muhtemel hat.
  • sanki unutulmuş/unuttuğumuz şehirleri,iklimleri,hayatları anımsatan ; eksik bir şeyler var hayatlarınızda dedirten metafor.