şükela:  tümü | bugün
  • iki nokta arasındaki mesafenin sürekli yarısına yol aldığımızda nasıl ki diğer noktaya ulaşamıyorsak, fiziksel her formülde de kesin sonuca ulaşamıyoruz. sadece kesinliğe yakınsıyoruz veya öyle bir ortam karşımıza çıkıyor ki, o ortamda madde formülün tam tersi şekilde haraket ediyor. sonra yok atom altı parçacık fiziği veya kuantum fiziği ortamlar için fiziği tekrar yazmaya çalışıyoruz. sonra yine öyle sonuçlarla karşılaşıyoruz ki, sonuçlardaki belirsizliğe bakarak olayın sonucunu masum gözlemciye atarak olayı açıklamaya çalışıyoruz*. neden çünkü formülüze edemiyoruz. referanslarımız bu dünyaya ait. biz gerçeğin bir yansımasını gördüğümüz için yanılsamalar da kaçınılmaz oluyor. zamanın ve mekanın bükülmesi küçük nesneler için daha belirgin sonuçlar veriyor. bir gerçek var ki; atomaltı her parça da, devasa galaksilerin hepsi de dairesel dönmeye meyilli. yani bu konuda gizli bir eylemsizlik iradesi var. bobin sarılı rotor milinin manyetik alana girdiğinde dönme durumuna geçme durumunu göz önüne getirin. işte böyle bir manyetik güç evrende, atom altı dünyadan galaksiler dünyasına kadar her zerreyi dönmeye zorluyor sanki. dönme ortak nokta. bu ortak noktayı başlangıç alarak belki yakınsama artırılabilir. insanın bilinmeze yolculuğu bitecek gibi değil.

    edit: iki nokta arasındaki mesafe örneğim sadece yakınsamayı açıklamak için. bunun elbette fizikle bir alakası yok. değişkenlerin her zaman kesin ölçülememesi, formüllerin de sonuçlarını kesinlikten uzaklaştırır. yaptığım transferi anlamayacak kadar sığ olmasanız gerek. örnekteki yolun sonu ifadesini "gerçek" ve gidilen yolu da "gerçeğe yaklaşmak" olarak anlamak çok mu zor?

    #100372057
  • yanlış önerme. iki nokta arasındaki mesafenin sürekli yarısını yürürsen bitişe ulaşamaman normal. tersten düşünürsek, aslında her zaman kalan yolun yarısını yürüyoruz. hiçbir zaman tamamını yürümüyoruz. bu bir paradox değildir. matematikte sonsuza kadar bölme yapabileceğimiz için her zaman yarısının yarısının yarısı vardır.

    t: yanlış bir önerme
  • ilginç önerme.

    bu yüzden aslında basit mekanik problemleri de yalandır. mesela, f = m*a'nın aslında doğru olmadığı doğruluğa yakınsadığı için milyarca kişi, f=m*a tutarsızlığı sebebiyle ölmüştür. *

    aslında hepimiz birer simulasyon içinde ki verileriz. hangimizin kodu daha iyi ise o kazanıyor. *
  • kesinlikten ziyade işimize yarayacak kadar geçerli olması kabul edilebilir. yoksa sürtünme "0" makaralarla yukarı çekilen cisimler üzerinden bir eğitim sistemi ile anca bu kadar.

    bu mevzu biraz da sonsuz gibi, aslında sonsuz dediğimiz kavram veya durum veya nasıl tanımlıyorsanız; içinde bulunduğumuz senaryoda "yeterince büyük" veya "yeterince küçük" demek.

    hiçbiri kesin değildir demeyeceğim zira bir fizik mühendisliği mezunu olarak fizik formüllerinin hepsini bilmem veya yorumlamam mümkün değil. belki başlık "hiçbir fizik formülünün çoğu yerde kesin olmaması" olabilirdi. herhangi bir lab ortamında veya referans noktası kabul edilecek bir mekanda bu kesinlik sağlanabilir.

    tanım: bir yazar beyanı.
  • bilimin açmazı değildir. bilimin gelişmesini sağlayan en önemli olgudur. çünkü bilim kendini sorgular, sorguladıkça yeni şeyler keşfeder.

    dogmalarla yaşayanların bunu anlaması da beklenmez. bilim yoluna bakar. ve sonunda bir drondan atılan füze nokta atışı ile o beynindeki örümcekleri sümük gibi asfalta yapıştırır.

    edit: ayrıca quantum fiziği bilmeyen yazarlara dert olur.
  • lisede matematik dersinde öğretilir. aksiyom denir buna. kanıtlanamayan ama matematiğin temelini oluşturan şeylerdir. yani aslında bilim dediğimiz şeyin temel taşlarının doğruluğunu kanıtlayamıyoruz. doğru olduğuna inanarak üstüne bir sürü şey inşa etmişiz. ve zaman zaman birisi geliyor yeni bir teori ortaya atıyor ve neredeyse o konuyla ilgili bilinmeyen şeylerin hesaplanamamasının sebebi aksiyomlardaki eksikliklerdir. einstein'ın öklid geometrisinin dışında çalışarak kendi teorisini başka aksiyomlara dayandırması gibi.

    https://en.wikipedia.org/wiki/euclidean_geometry bu sayfada "20th century and relativity" bu başlık altındaki paragrafı okuyabilirsiniz.

    bildiğimiz hiç bir bilgi kesin doğru değil.
  • kesinlik araştırmanın sonudur.
    bir şey kesinse sorgulamaya gerek yoktur.

    oysa yüzlerce yıllık bilim metodu tecrübeyle geliştirilmiştir ve tecrübe bize insan faktörünün her zaman hataya yol açtığını göstermiştir. bu durumda yapılabilecek en doğru hamle sorgulamaya hiç son vermemek olacaktır.

    bilim her zaman yanlışlanabilir olması nedeniyle bu kadar kıymetli ve işe yarayan bir yaklaşım.

    ön kabullerle bilim yapılamayacağı gibi, sonuca direnç göstererek de bilim yapılamaz.

    hipotez temelinde bir sorudur.
    deney, hipotezi sınamaya yarayacak adil bir terazidir.
    bilim bu sürecin hem kendisi hem sonucudur.

    böylesine harika bir sistemin var olabilmesinin sebebi, egosunu bu düzene karıştırmamayı başaran sayısız saygın biliminsanıdır. kesinlik sanrısı ve mutlak bilgi insan egosunun bir ürünü olarak tarih boyunca insanlığı felaketlere sürüklemiştir.

    bilim gerçeği en kapsayıcı şekilde açıklamaya çalışır ve her zaman daha kapsayıcı cevaplara açıktır.

    kesin olmaması bilimin harika bir özelliğidir.

    kesin olan bilgi dogmadır.

    dogma felakettir çünkü hatasını düzeltecek mekanizmanın harekete geçmesini engeller.

    bilimi sevin fiziği öpün.