şükela:  tümü | bugün
  • elin ayağın kilitlenmesi durumu.!
    beyninizin yerinden çıkacağını hissedebiliyormuşsunuz.! (evet evet ben bunu yaşadım bi müddet önce)
    çözüm bekleyen problemlerin önünde "burdayım ben işte hadi hadi hadiiiii.!" diye bağrındığınızı zannederken aslında tüm o bağrışlarınızın birer fısıltı olduğunuzu anladığınız anmış bu.!
    boktan, lanet, asla yaşanılası olmayan bir ruh hali.!
    bu noktada delirmek en kolay yol gibi... bir anda her şeyi geride bırakıp tertemiz bir windowsla hayata geri dönmek sanki ( espiri bu evet )
    kolay demişken, hani..? deliremiyorum? neresi kolay bunun.!
  • ... soyleyenini hatirlayamadigim bir alinti:

    "hicbir sey yapilmadan hicbir sey yapilamaz."
  • yorgunluk.. ama hayata dair bir yorgunluk. nefes almanın bile zor görünmesi, uyanmanın, uyumanın, gülümsemenin...
    hele ki bir şeyler yapmanız gerektiğini tekrarlayan bir ses varsa içinizde, bir şeyler yapabilir olduğunuza inanıyorsanız kontrol takıntınızdan, egonuzdan ya da geçmişinizden... ve hiçbir şey yapamamaktaysanız yapabilir olduğunuz halde eskiden, hala aslında yapabilir olduğunuz halde, gücünüz tükenmiştir...
    ve evet evet (bkz: yorgunluk)
  • telaşlarda yiten temasların dokunulanarı taşa çevirmesiyle mideye oturan suçluluk.. panik.. ve keder tabi.
  • bir de şu vardır buna benzeyen:

    (bkz: hiçbir şey yapmamak)
  • futbol taraftarlarının sıkça yaşadığı durum.
    misal taraftarı olunan sahadaki takım gerçekten kaliteli oyunculardan kurulu olmasına rağmen anlaşılamayan sebeplerden ötürü eli ayağına dolaşan bir futbol ortaya koyuyorsa, durum iyice kötüye gidiyorsa, takım kendini toparlamak adına hiçbir şey yapmıyorsa, bir taraftan olarak içinde bulunulan durumdur.
    en yakında yaşanmış örnek manutd-fb maçıdır. sevdiğiniz gönül verdiğiniz takım saçmasapan durumdadır ve binlerce km öteden tv başından eli kolu bağlı bir şekilde oyunu izlemek ve "hiçbir şey yapamamak" insanı çıldırtır. evi yıksanız tv'yi patlatsanız da çook uzaklardaki takımınız saçmasapan oynamaya devam etmektedir, ağlasan olmaz sızlasan olmaz.. küfür edersin olmaz. ne yapacağını bilemeden sigara içersin... o da olmaz... gidişat aynıdır, renklerine kurban olduğun takım bir türlü yapması gerekenleri, yapabileceklerini yapamamaktadır.... çıldırıp durursun.. elden hiçbir şey gelmez...
    sadece futbolda değil birçok durumda ortaya çıkar "hiçbir şey yapamamak"... futbol maçı örneği, maç tv'den izlendiği için adamı çıldırtır fakat olaylar hem etrafınızda gelişiyorsa, herşeyi görüyor da hiçbir şey yapamıyorsanız daha da feci olur, her ne kadar illaki yakınlarda gelişen her durumda yapılabilecek birşeyler var olsa da mutlaka istisnai durumlar ortaya çıkar... işte tam da buraya "oluruna bırakmak" lafı cuk diye oturur...
  • isyana dönüşebilecek çaresizlik.

    rüyanızda koşmak ya da adım atmak isterken, sizi nedenini bilmediğiniz bir duvarın engelleyip, kendisine doğru çekişi gibidir. çaba sarfedip, o adımları atmak ve elinizden geleni sergilemek istersiniz fakat görünmez bir duvar çekilidir önünüze ve bırakın adım atmayı, geriye gittiğinizi hissedersiniz. çünkü bazen bir şeylerin yapılabileceği son damla tükenmiştir artık. tıpkı gözlerinizin önünde günden güne eriyip giden bir sevdiğinizin o halini asla düzeltemeyeceğinizi bilmek gibidir hiçbir şey yapamamak.
  • insan durumun yahut olayin oznesi degilse gerceklesir bu daha ziyade. ozne kendisi ise ve hala hicbir sey yapamamak durumundan mustaripse; onu engelleyen muhtemelen utanc, karsiliksiz a$k, yenilme korkusu vs. gibi duygulardir. ayrica (bkz: eli kolu bagli olmak), (bkz: ici icini yemek)
  • elin kolun baglanmasi.. bekleyebilmek ancak zamani ve getireceklerini..umudu kaybetmemeye calismak.. siz degilseniz hele hele olayin öznesi, umut vermeye çalismak ama verememek, agzinizi bile açamamak, tek sözün bile agizdan çikmakta direnmesi... dua edebilmek sadece ve sadece..
  • (bkz: öle durmak)

    kafada yapılması gereken işleri düşünmek, bir sürü todo list oluşturmak, gün sonunda todo listte sadece mide ile ilgili olanlara çarpı atmak.

    belkide depresyon.