şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: kadın)
  • aslen kimse herhangi bir deneyimi unutmaz. yani aslen hepimiz "hiçbir şeyi unutmayan insan" durumundayızdır.

    e peki noolur? içimizde böyle diğerlerini bastırarak istediğimizi öne çıkararak playback yaptığımız bir bilgi çukuru vardır ve hayvani bir organik işlemcimiz olduğu için sürekli çalışan bu bilgiler toplamında geri kalanları unuttuk zannederiz; aslında bu bilgiler arkaplan'da yüksek bir hızla hayatımıza yön vermekte, bilinçdışı dediğimiz davranışlar toplamını oluşturmaktadır.

    bazılarımız deneyimlerini travmatik bırakarak bilinçdışında onlarla yaşamaya devam etmeyi tercih ederken, bazılarımız gayet anlamlı bir iş yaparak sorunlu deneyimleri daha travma haline gelmeden çözmeyi ve paylaşmayı tercih eder. bazılarımız çok sağlam göründüğü halde birden kimsenin neden olduğunu anlamadığı bir biçimde "delirir", bazılarımız sürekli depresyon geçirir ama hep bir şekilde ayakta kalmayı başarır.

    işin asıl şenlikli kısmı ise şurası: bilinçdışına ittiğimiz travmatik etkenler sosyal problemlere ya da fizyolojik bazı arazlara yol açabillir, hatta bazı kaynaklar bu tip arazların kansere kadar gittiği iddiasını ciddi ciddi dile getirirler.
    bir deneyimin böyle olası yıkıcı etkisinden kurtulmak, o deneyimi unutmaya çalışmak ya da irade ile aşmaya çalışmakla mümkün değil, ancak o deneyimin farkına varıp onun yarattığı problemi dengeleyip, o travmayı aşabilmekle mümkündür. bu da dünyanın en irrasyonel işleyen süreçlerinden biridir.
  • diğer insanlara nazaran çok daha fazla acı çekmiş ve unutamadıgı sürede çekemeye devam edecek insandır.
    keza,
    unutmak, zamanın insanoğluna kazandırdığı güzel bir tedavi yöntemidir.

    unutmak iyidir. her zaman aynı şey bile olsa yeni bir başlangıç yapmak büyüyebiliyor olmanın göstergesidir. büyümektir.
  • istisnaları olsa bile türkiye'den çıkma ihtimali çok zordur. (bkz: türklerin unutkan bir millet olmasi)
  • bardağın altını gördükten sonra üst tarafına tekrar eskisi gibi bakamayan insandır.
  • genç bir insandır, hayat uzadıkça, o fil hafıza balığa doğru ilerler adım adım, kimi zaman da hatırlamak istemeyeceği şey sayısı arttıkça unutmayı öğrenir. in selective memory we trust.
  • lanetlenmis insandir.

    zira insan evladina bahşedilmis en buyuk lukslerden biridir unutmak. yasadigi coskulu, mutlu, sefil, yalniz anlardaki hisleri surekli canli tutacak yurek hafizasi, ne buyuk sanstir ki, kimsede bulunmamaktadir. hic bir seyi unutmayan bu kurmaca insanimiz var olsaydi eger, tez zamanda yoklugunu ilan etmek isteyecek, bu hayattan affini isteyecektir.
  • an gelir şanslı, başka bir an gelirken ise şanssız insandır. 'unutulmayan şey/şeyler', her zaman yüzünü güldürmez bu insanın. doğum günlerini unutmamak,-hatırlamak diyelim biz- iyidir, güzeldir, karşındakini sevindirirsin, de, ölüm yıl dönümleri, ayrılıklar, bok, püsür can yakar. o yüzden, çelik gibi sinirlere sahip olması gereken insandır aynı zamanda.