şükela:  tümü | bugün
  • 6 eylül 1946'da yalvaç'ın kurusarı köyünde doğan, ilkokulu köyde okuduktan sonra sırayla 1964'te ısparta gönen ilköğretim okulunu, 1966'da ise selçuklu eğitim enstitüsü edebiyat bölümünü bitiren ve ardından adana, manisa ve izmir'de türkçe öğretmenliği yapan, şiirlerinin yanı sıra romanları, hikaye kitapları, çocuk kitapları ve radyo oyunlarının da bulunduğunu öğrendiğim şair.

    yayımlanmış şiir kitapları:

    günaydın gül yaprağı (1979),
    kemeraltı şiirleri (1982),
    hangi leylasın sen (1986) [1982 nevzat üstün şiir başarı ödülü]
    sesini bana bırak (1994) [1993 ceyhun atuf kansu şiir ödülü]
    ateş mektupları (1995),
    konuş benimle (1998) ve
    sıcak sancı (2002)

    (kaynak: http://www.siir.gen.tr/)

    ayrıca (bkz: küçük fener)
  • ilk şiir kitabı günaydın gül yaprağıdır. şiir dışında roman ve radyo oyunları da yazmıştır.

    çocuk kitapları:

    sıska balıkçı
    al yanaklı
    mavi balon
    can dede'nin çocukları
    bilgisayar amca
    dedem çocuk oldu
    kuyudaki asker.

    odullu bazı çalışmaları:

    şeyh-i sanan'ın aşkı ile 1997 almanya'nın sesi radyosu edebiyat ödülü radyo oyunu birinciliği
    yağmurlar nereye yağar (1981) ile 1981 mehmet ali yalçın roman ödülü üçüncülüğü
    kemeraltı şiirleri (1982) adlı kitabından sonra hangi leylasın sen ile 1982 nevzat üstün şiir başarı ödülü
    uykusu derin şehir adlı yapıtı ile 1991 ferit oğuz bayır roman ödülü
    sesini bana bırak ile de 1993 ceyhun atuf kansu şiir ödülü

    kaynak: http://www.yenisayfa.com/
  • (bkz: #13424028)
  • bende hayatım boyunca unutamayacağım bir iz bırakmış olan... yıllar önce, izmir'de bir ilköğretim okulundayım, 13 yaşında. yaşı kemale erdikten sonra yılda iki üç çocuk kitabı yazarak bilgi yayınevi'nden çıkaran yazarlar ekürisi sık sık okulları geziyor. muzaffer izgü'yü, hüseyin yurttaş'ı defalarca hatırlıyorum bu şekilde, ama hidayet karakuş'la tek bir defa tanıştım. geldi, bizi okulun salonuna aldılar. söyleşiden sonra da malum imza kısmına geçildi. kitap standını incelerken bir tanesi özellikle ilgimi çekti: ateş mektupları adlı bir şiir kitabı. babam ve çektikleri sayesinde hayatı boyunca ülkemizin 80 sonrası tarihini yaşamışçasına bilen biri olarak, 13 yaşında bile o kitabın sivas katliamı'yla ilgili olduğunu anladım. yakılanlardan biri oradaydı; onunla tanışmıştık... ve herkes sadece gürültü yapmakla meşguldü...

    sıra bana gelince ateş mektupları'nı uzattım ve çekinerek kendisinin sivas'ta olup olmadığını sordum. ondan sonrası aklıma geldikçe gözlerim doluyor. beyaz saçlı, oturaklı bir adam benim elimi tuttu ve ağlamaya başladı. "sen sivas'ı biliyor musun?" dedi. "dumanı hep hissediyorum." beni sıradan çıkarttı ve imza gününün geri kalanı boyunca yanında tuttu. her yılın her günü, ama en çok da 2 temmuz'da aklıma gelip gözlerimi dolduran bir iz bıraktı hidayet karakuş bana. daha sonra çok şey okudum, çok şey öğrendim. katliamı bütün ayrıntılarıyla saat saat yaşanan dehşetle biliyorum. ama ilk ve en derin çentiği, kendisine ve arkadaşlarına, insanlığa yapılan zülmün anısıyla küçük bir kızın elinden tutarak ağlayan bir şair attı yüreğime.
  • orhan kemal roman armağanını kazanan yazar. ahanda haber

    tahsin yücel, osman şahin, inci aral, özdemir ince, erol ş.erdinç, turhan günay ve a. kemali öğütçü’den oluşan orhan kemal roman armağanı seçiciler kurulu, yaptığı toplantı sonucunda 2010 yılı 39. orhan kemal roman armağanı’nı, cumhuriyet kitapları tarafından yayımlanan, hidayet karakuş’un şeytan minareleri adlı romanına verdi. eserin gerek dilde ulaştığı düzey, gerekse ele aldığı toplumsal kesimlerin romana uyarlanmasında gösterdiği başarısıyla ödüle değer görüldüğü açıklandı.
  • şeytan minareleri isimli ödüllü eserinde 93 sivas katliamını fotoğraf kalitesi netliğinde önümüze seren yazar.
  • sert bir öğretmendir, kaş ve gözdeki mimikten bile anlar yalanınızı ve bir şekilde vicdanıyla hafifletir şiddetini. ama türkçe'nin burnunu az da olsa kanatırsanız, affetmez; basar sıfırı. yine de geçersiniz sınıfınızı. ancak gün gelir, o hatanızla hayatınızda bir şekilde tekrar karşılaştınızda, hatırlar, yutkunur, durumu kurtarıp, tekrar teşekkür edersiniz içinizden eli öpülesi öğretmeninize. zira; gelecekte bile sizi ipten almıştır.