şükela:  tümü | bugün
  • 11 şubat'ta garanti caz yeşili kapsamında babylon'da sahne alacak ingiliz topluluk.

    garanti'nin sayfasından: "iskoçya'nın son zamanlarda dikkat çeken gruplarının plak şirketi tru thoughts'un yükselen yıldızı hidden orchestra; iki davulcusunun muhteşem enerjisi, basların güçlü caz elementleri ve klasik müzik öğelerini birleştirmesiyle, kendi özgün müziğini yaratıyor. hidden orchestra'nın kendine has müziğinde; aphex twin, debussy, xploding plastix, radiohead'in etkisi hissediliyor. ilk albümü "night walks"ta elektronik müziği akustik öğelerle birleştirerek orijinal bir çalışmaya imza atan grup, bugüne kadar aralarında the bays, bonobo, jaga jazzist, aim, red snapper ve gilles peterson'ın da olduğu birçok ünlü isimle aynı sahneyi paylaştı."
  • her ne kadar babylon'da bu cuma konser verecek olsalar da, keşfedilmemiş cevherlerden olduğunu düşündüğüm grup. bu arada bu konserin de, mabbas'ın pozitif'e dönüşünün izleri olduğunu düşünüyorum. ilk albümünü daha bu sonbaharda çıkarmış böylesine iyi ve potansiyeli yüksek bir grubu, canlı izlemeyenler, ilerleyen yıllarda kafasını taşlara vurabilir.
  • elektronik ve caz tinilari, canli davullar, güzel bir bileşim... red snapper'la da benzer yanları var, "sample"lar ve tempoda farklılaşıyorlar biraz.. güzel bir gruba benziyor, bu akşam babylon'da görmek güzel olacak...

    not: geleceğe yatırım olsun diye konunun üçüncü mesajı olarak bu satırları yazıyorum :) nitekim gelecek vaadeden bir grup kendileri...
  • babylon konserinde canlı olarak görüldü ki pek şukela bir gruptur kendileri. albümlerinde yer alan şarkıların biraz daha ham haller daha önce joe acheson quartet ismiyle kaydettikleri çalışmadaydı. elemanların yan grupları da takip edilesi ayrıca buradan poppy ackroyd'a el filan sallamak istiyorum.
  • her ne kadar caz icra ettikleri söylense de, janr hengamelerinden çıkan sonuçların ne kadar güvenilir olduğunu sadece tarihin tozlu sayfaları aracılığıyla değil, aynı zamanda içinde bulunduğumuz zamanda etrafımıza bakmak suretiyle de görebiliyoruz. işte o müziği janrlara yıkmanın estetik teoride ne kadar ipe sapa gelmez bir olay olduğunu tekrardan idrak ediyoruz. grubun enstrümental düzenlemelerini membran kulaklarından geçirmelerinin akabinde ortaya koydukları sonuçları kendi membran kulaklarımızdan geçirerek. night walks gibi kendi önlerine attıkları en büyük engeli bir kenara bırakın -- bu albümün her desibel düzlemine vurulan dökümü, kendileri de duyduklarında farketmiş olmalarının hayli muhtemel olduğu üzere, yaratıcılığa ve tüm sanatsal çıktıların ve estetik olgularının çıkış noktasının basit bir taklit olmadığına olan inancı hayli artırıyor. güzel demenin zor olduğunu, güzelin derinlerde olduğu gibi bir argümanın ortaya atılışının tecessümü bu gruptur herhâlde.

    bir şeyin güzel olduğu ilk defa ne zaman "belirtilmiştir" veya neden bir şeylerin güzelliğinden her daim bahsediyoruz? bu soruların cevapları çok kestirme bir yoldan metafiziksel bir insan doğasının varlığı üzerine tartışmaya götürebilir bizi, fakat bu kestirmeyi almadan yine farklı bir basit cevapla; çünkü bunun zorunluğunu hissediyoruz, derdim. güzelliğin anlaşılabilir mi, yoksa sezilebilir mi olduğuna dair bir tartışma da yaratabiliriz buradan, çok basit şekilde. fakat, egzintasiyalist bir yaklaşımla, asla bunun cevabını veremeyecek olmamız ve buna cevap verebilmenin çabası içinde olmamız asıl fark yaratacak şey olarak karşımıza çıkabilir. burada da eğer bir öz var ise, bunu her daim ıskalamaya kendimizi koşulladığımızı yadsıyamayız elbette.

    hidden orchestra bu sorulardan herhangi birine cevap vermiyor müziğiyle elbette, fakat bu soruları tekrardan sordurup bir cevap arayışı içine sokuyor. kendilerini ayağımın dibine gelmişler iken, hayat amaçlarından ve iyi bir yaşam olarak tanımlanabilecek ömür zarfının içinde bulunan "güzel"i hayata eklemleme adına yaptığım işlerin bizzat bu güzeli bizzat hissetmemi engellemiş olmasından dolayı (şair burada sınavlardan dem vuruyor) gidemedim. fakat, ekşi sözlük gibi bir mecrada kendileri hakkında bir şeyler okuyabilmiş olmak beni hayli sevindirdi.
  • çift davul takılmalarına rağmen yormayan bir sesleri var, neticede adamlar isim seçerken oturma organlarına güvenmemişler.

    http://www.myspace.com/hiddenorchestra
    https://twitter.com/hiddenorchestra
    http://www.tru-thoughts.co.uk/…sts/hidden-orchestra

    album

    night walks

    single

    flight ep
    footsteps
  • 2012 tarihli archipeloga adlı albümlerinden vorka'nın klibi:

    http://www.youtube.com/watch?v=rmkbqsjec7i
  • yeni albümleri archipelago'yu 9 ekimde piyasaya sürmüşler. albümde on şarkı bulunuyor. hayırlı uğurlu olsun.
  • kişisel olarak jazz değil de daha çok trip-hop eğilimli olduklarını düşündüğüm ve tabii ki ingiliz müzik topluluğu. biraz massive attack biraz steven wilson ve sanki biraz da burial karışımı gibi, harika.
  • dün mü önceki gün mü ne nublu'da çalmışlar sanırım. ulan olaya bak ya hidden orchestra türkiye'ye geliyor ve haberimiz yok nublu'yu bu başarısından ötürü kutluyorum. insan biraz reklam yapar yahu! babylon'a geldiklerinde, birkaç ay önce gitmiş görmüş ilk albümlerinin plağını almıştım. yeniden geldiklerini bilsem tekrar gider görür ve ikinci albümlerinin de plağını alıverirdim ama ne yazık ki olmadı.