şükela:  tümü | bugün
  • evde esrar yetiştirenlerin gözdesi olan sistemler. yaman türk polisimizin baskınları sonrası hayatımıza girdi.

    (bkz: hydroponics)

    polis baskını
  • 5-6 sene önce aklı çalışanlara voleyi
    vurdurmuş,topraksız tarım sistemidir.

    üstte ne yazmışlar diyip baktım,yardım isteyen yazarları görünce bastım kahkahayı..yapmayın oğlum ne gerek var böyle maceralara..neyse konuya döneyim.

    bir dönem furya olmuştu bu.

    bu bitki normalde saksıda ekildiğinde yetişmesi, hasat vermesi cinsine göre değişsede ortalama 4-5 ayı buluyor ve doğal hasat gramajı 30-40 gramları çekmiyordu.kapladığı boyut ve sürekli inanılmaz toprak ihtiyacı,saksıda ticari üretimi az kazançlı ve inanılmaz riskli hale getiriyordu.

    ancak bitki hidroponik sistemde istediği kadar sürekli su,hava ve sıvı sentetik gübrelere ulaşabildiği için tabir-i caizse obez oluyordu.ve yine işi bilenlerin yaptığı curinglerle thc si inanılmaz yüksek hasatlar çıkartılıyordu.

    o dönemde bunu türkiyede ilk keşfedenler gerçekten sadece içici olup buna gönül vermiş insanlardı.bu insanlardan bazıları önce evinin odasında “ihtiyacı” kadarını yetiştirip,kendilerine yapıyorlardı.

    daha sonra kimisi olayın ticari olarak inanılmaz olan potansiyelini keşfedince önce komple bir evi,daha da ileri gidenleri 1000m2 depoları bu işe bağlar oldu.işin başında emniyet pek uyanamadığı için gırla gitti.yurtdışında ki sitelerden sipariş edilen ithal orjinal tohumlarla (otun tohumu bile ithal ne biçim memleketiz a.k) yüksek kalitede üretilen bitkiler,kilo bazında 25-60 bin lira arasında alıcı buluyordu.tek maliyeti ise yüksek elektrik faturasıydı.ancak zaten işi ticari yapanlar elektriğide kaçak çektiği için pek problem olmuyordu.

    tabii furyanın patlaması uzun sürmedi,2016-17 den itibaren neredeyse herkes bu işe girince narkotik önce doğu anadoludan gelmediği belli olan yüksek thc li bitkileri keşfetti.daha sonra tohumların alındığı sitelerin kargoları takip edildi,daha sonra kullanılan yüksel wattlı hps lambaların faturalarla,timerlarla izleri sürüldü,falan filan işte.

    ilerleyen dönemlerde millet led ışıklara yöneldi,tohuma gerek duymadan kendi bitkilerini klonlamayı öğrendi adamlar bildiğiniz profesöre dönüştü.hatta bi ara işin bokunu çıkarıp bu bitkinin sarı bir sıvısını ocakta gazla falan pişirip hash oil elde edenler vardı.doğru mu hatırlıyorum bilmiyorum ama hash oil di sanırım adı.

    velhasıl,şimdi zannediyorum ki o dönem çok ciddi anlamda baronluğa level up yapan insanlar oldu.kaldı ki doğuda örgütün finansmanını sağlayan bitkiler satılacağına,memleketin insanının malı satılsın... ama öyle olmadı tabii.bu iştede baronlar bugün hala doğulular.inovasyon bilgi çağına ayak uyduruyor adamlar işte.
  • genellikle topraksiz tarim olarak da bilinen bitki yetistirme/tarim teknigi. ozellikle son yillarda butun gelismis ulkelerde onemi artan hidroponik sistemlerin avantajlari verimsiz topraklarin oldugu, su fakiri cografyalarda tarim yapilabilmesinin onunu acmasidir. geleneksel tarim yontemlerine gore su ihtiyaci 6'da 1'e kadar dusmektedir. ayrica topraga ihtiyac duymadigi icin cok elverissiz yerlerde bile yiyecek yetistirilebilmesini saglar. alttan sulama, usten sulama gibi tekniklerle bitkilerin ihtiyac duydugu besin/mineral/oksijen ihtiyaci giderilerek tarim yapmanin daha performansli hale gelmesi amaclanir.

    bu teknigin/teknolojinin daha da gelistirilmis versiyonu ise aeroponik'dir. o sistem cok daha yuksek performanslidir, dezavantaji ise kurulacak sistemin daha karmasik olmasi gerektigi icin ilk yatirim maliyeti daha yuksek, sistem bakim masraflari daha fazla olmasidir.

    bu entry'yi asil yazma sebebim ise, nasa 2000'lerin basindan beri hidroponik ve aeroponik sistemleri uzerine cok yogun ar-ge yapmaktadir. bu sayede yillardir iss (bkz: uluslararasi uzay istasyonu) icinde astronotlarla uzayda tarim deneyleri yapip uzun vadede uzay kolonisi, derin uzay yolculugu gibi hedeflerin onundeki en buyuk engel olan yenilenebilir gida sistemi sorununu bu sayede cozmeyi amaclamaktadir.

    bu kapsamda dunya genelinde cok sayida hidroponik/aeroponik teknoloji ar-ge sirketi kurulmustur. bu sirketlerin amaci hem dunyada gun gectikce azalan verimli toprak/icilebilir su kitliginda olusacak tarimsal gida krizlerinin onune gecmek hem de uzay tarimi konusunda oncu/tekel firma konumuna gecmeyi amaclamaktir. estonya'da 20 civari, israil'de 50, amerika'da 200 civarinda sirket yeni ve gelistirilmis/guvenilir hidroponik/aeroponik sistemler uzerine ar-ge calismasi yapmaktadir. ayrica darpa da bu konu uzerine zaman zaman proje yarismalari duzenlemektedir.

    kisacasi eger yatirimciysaniz, uzun vadede bu sistemler uzerine ar-ge yapan sirketler bayagi on plana cikacaklar bir gozunuz ustlerinde olsun.

    (bkz: aeroponik)

    https://settlement.arc.nasa.gov/…s/hydroponics.html

    https://www.nasa.gov/…/tech_life_asa_analytics.html

    https://www.nasa.gov/…ion-of-deep-space-food-crops/

    https://www.nasa.gov/…sions/science/biofarming.html
  • suyun devirdaim yöntemiyle bitki köklerini devamlı sirkülasyona uğratarak beslediği bitki yetiştirme yöntemi. direkt güneş ışığı alması şart, güneş yoksa da uygun aydınlatma yöntemleriyle ortam aydınlatması gerekli. bununla da kalmıyor, suyun ph dengesini devamlı ayarlamak gerekiyor aksi taktirde bitki bir süre sonra kuruyor/yanıyor. ph dengesini sağlayabilmek için de uygun jatkı maddesi ve ölçüm cihazı kullanmak gerekiyor. yaptım oldu ile bitmiyor. şans eseri düzeneği kurup derin bir nefes aldıysanız bile, bitki tercihi değişimi sonrası farklı bir bitkiyle aynı verimi ve yetiştirme taktiği uygulamanız imkansıza yakın.