şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: nick cave)

    can't remember anything at all
    flame trees line the streets
    can't remember anything at all
    but ı'm driving my car down to geneva

    ı've been sitting in my basement patio
    aye, it was hot
    up above, girls walk past, the roses all in bloom
    have you ever heard about the higgs boson blues
    ı'm goin' down to geneva baby, gonna teach it to you

    who cares, who cares what the future brings?
    black road long and ı drove and drove
    ı came upon a crossroad
    the night was hot and black
    ı see robert johnson,
    with a ten dollar guitar strapped to his back,
    lookin' for a tune

    well here comes lucifer,
    with his canon law,
    and a hundred black babies runnin' from his genocidal jaw
    he got the real killer groove
    robert johnson and the devil man
    don't know who's gonna rip off who

    driving my car, flame trees on fire
    sitting and singin' the higgs boson blues,
    ı'm tired, ı'm lookin' for a spot to drop
    all the clocks have stopped in memphis now
    ın the lorraine motel, it's hot, it's hot
    that's why they call it the hot spot
    ı take a room with a view
    hear a man preaching in a language that's completely new, yea
    making the hot cocks in the flophouse bleed
    while the cleaning ladies sob into their mops
    and a bellhop hops and bops
    a shot rings out to a spiritual groove
    everybody bleeding to that higgs boson blues

    ıf ı die tonight, bury me
    ın my favorite yellow patent leather shoes
    with a mummified cat and a cone-like hat
    that the caliphate forced on the jews
    can you feel my heartbeat?
    can you feel my heartbeat?

    hannah montana does the african savannah
    as the simulated rainy season begins
    she curses the queue at the zulus
    and moves on to amazonia
    and cries with the dolphins
    mama ate the pygmy
    the pygmy ate the monkey
    the monkey has a gift that he is sending back to you
    look here comes the missionary
    with his smallpox and flu
    he's saving them savages
    with his higgs boson blues
    ı'm driving my car down to geneva
    ı'm driving my car down to geneva

    oh let the damn day break
    the rainy days always make me sad
    miley cyrus floats in a swimming pool in toluca lake
    and you're the best girl ı've ever had
    can't remember anything at all
  • çok net push the sky away'in en iyisidir, allahüekber dedirten şarkı.

    (bkz: nick cave and the bad seeds)
  • öyle bir "aye, it was hot" der ki bu şarkı da nick baba; yanarsın, koşarsın tanrı parçacığına bir pervane gibi...
  • şarkıda "look here comes the missionary" dediği yerde nick cave'in gırtlağına resmen balgam yapışıyor. her dinlediğimde istisnasız "ıııhım öhömm" diye kendi gırtlağımı temizliyorum adam yüzünden o noktada. hayır bilerek yapılacak şey var, yapılmayacak şey var. balgamlı vokal kaydı rahatsız ediyor resmen.

    fakirseniz iki kuruş atalım da vokali tekrar kaydedin. god is in the house dvd'sinde no more shall we part'ı kaydederken görüntülerinizi gördük piçler. warren ellis pembe thriller, robdöşambrıyla ortalıkta geziyordu zenginlikten.
  • live from kcrw versiyonu radyo versiyonlarının önüne geçmiş en sonunda mr. cave şarkısı.

    bildiğimiz ve nefret ettiğimiz solid gerçeklere şarkı yazdığı zaman ben bu adamı daha çok seviyorum, daha az korkuyorum aynı zamanda.
  • atom altı parçacıklarında bile hüzün bulabilen nick cave bu nadide eserinde miley cyrus'tan bahsetmesini de şöyle açıklamış,

    “ı was in madame tussauds with my kids and they were hugging miley cyrus's waxwork, elizabeth taylor as cleopatra was in the next room. they were groping miley cyrus, and ı'm going, well, hang on a second, you've got elizabeth taylor here. 'who?' and that had some impact on me, and that's why she's floating in the pool."

    seviyoruz kendisini.
  • tam seks sonrası dinlenilesi bir şarkıdır. live'ı da güzeldir ama radyo versiyonu daha çekicidir.
  • higgs bozonu'nun gözle görülmemesi ama gerçek ve haz verici olması şeklinde bi alt metin veren, sekse benzetilen bluesdur.
  • nick cave'in 20.000 days on earth'de bahsettigi gibi, hayatta bir tek seye bütün gücünüzle asilmaniz gereken zamanlar vardir. kücük, israrci, odaklanmis bir gayretin sizi ulastiracagi yerler zira tam o olmak istediginiz yerin cok yakinlarindadir. o aldatici penetrating wind, buz gibi, sizi sabahin o cok erken saatinde, oraya cok da yaklasmissiniz gibi hissettirmese de, arabanizi cenevre'ye dogru sürmeye devam etmelisiniz.
  • sözlerinin müzikten daha önemli olduğu bir nick cave çalışmasıdır. müzik tez düzedir ama sözlerin içeriği dolayısıyla vokaller inişli çıkışlıdır. eğer sözlere dikkat etmeden dinlerseniz, size pek fazla bir şey ifade etmeyecektir.