şükela:  tümü | bugün
  • pek cok konunun (örn: para, cinsellik) acikca konusulmasinin kabalik olarak algilandigi, insanlarin kendilerini kelimeler yerine davranisları ve gecmisleri ile ifade edebildigi kultur yapisi.
  • her şeyin sözlü olarak ifade edilmediği daha detaylarda boğulan kültür yapısıdır ki. japonya, çin ve ispanya'nın kültürlerine örnek verilebilir. şöyle bir örnek vermiş intercultural sensitivity kitabı.

    "bir ev canlandırın ve evi tanımlamaya çalışın arkadaşınıza." sonrasında high context kültüründen gelen öğrenciler.

    "barcelona'da güzel ve eski bir, kapıdan içeri girdiğinde geniş bir salon karışlıyor, adımlarınız üzerinde dolaşırken eskiliğini hissediyorsunuz vs."

    işte high context tam olarak budur.

    ekleme: fransa, ispanya, italya, ve orta doğu ülkeleri high context olarak değerlendirmiş bu kitap. türkiye için low context diyemeyiz en azından.
  • ing. yüksek bağlam kültürü. edward t. hallun 1976 tarihli beyond culture adlı kitabında kavramsallaştırdığı, elbette karşıtı olarak bir de low context culture önermesini yaptığı kavram. toplumun ne kadar bireyselleşme yaşadığı ile ilgilidir. sadece türkiye ve doğu toplumları değil, fransa, ispanya gibi batı toplumlarını da bu genelleme içine katar.
  • yüksek/düşük bağlamlı iletişime bir örnek olarak rastladığım bir mesaj :

    --- spoiler ---

    cole porter’in hangi şarkılarını seviyorsunuz? benim favorim ” i am ashamed”
    --- spoiler ---

    bu mesaj bir şarkıcının bir şarkısı hakkında, değil mi? el cevap : evet ve hayır.
    eğer düşük bağlamlı kültürden geliyorsanız : evet.
    yüksek bağlamlı bir kültürden geliyorsanız : hayır.

    bağlama bir göz atalım; yazarın profili milliyetini, önceleri bahriye zabiti olduğunu, daha sonraları ticaret bahriyesinde çalıştığını ve hata zincirleri ile ilgilendiğini belirtiyor. burada bağlam tabiatıyla müellifin kim olduğu ve mesajın ne zaman verildiği. ( hatırladınız mı? lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye)

    bu bilgilerle müellifin ilgi alanında mesaj gününün öncesinde bir hata vuku bulduğunu varsayabiliriz. denizcilik sektöründe bir hata zinciri muhtemelen bir deniz kazası anlamına gelebilir. mesaj tarihini esas alarak haberleri araştırdığımızda 12 ağustos 2012 tarihinde porter isimli bir amerikan destroyeri ile otowasan isimli bir tanker arasında hürmüz boğazında bir çatma yaşandığını öğreniyoruz.

    işte ilk ipucu ; porter? cole porter? peki ya cole? evet! bir başka amerikan destroyeri daha. adende bir terör eylemine maruz kalmıştı.

    kısa bir araştırma bize porter komutanının çatmada hatalı olduğunu ve gemisine idare ederken profesyonelce davranmadığını gösteriyor.

    fakat , elleri angajman kuralları ile bağlı uss cole komutanında böyle bir zafiyetten söz edemeyiz. zafiyet, tehdit değerlendirmesini eksik yapan, dolayısı ile angajman kurallarını tehdide göre düzenleyemeyen komuta kademesinde.

    her iki olayda da sorumluluk amerikan bahriyesinin komuta kademesinde.

    böylelikle müzik üzerine basit bir mesaj “uss cole ve uss porter, ben namınıza utandım" haline dönüşüyor ve amerikan bahriyesinin komuta kademesine yönelik bir eleştiri halini alıyor.

    düşük bağlamlı kültürlerde açık ve anlaşılır bir mesajı formüle etme sorumluluğu kaynak’ın üzerinde. böyle mesajların alıcıları mesajın anlamını çıkarmak için ekstra bir çaba göstermek zorunda değil. mesaj, anlamı içeriğinde barındırıyor.

    yüksek bağlamlı kültürlerde kaynak öyle formüle ediyor ki mesajın anlaşılmasında bağlam önem kazanıyor ve mesajın anlaşılması sorumluluğu alıcı’ya yükleniyor.
    dinleyen söyleyenden arif olmalı söylemi yüksek bağlamlı bir kültürün iletişim aracı olan dilimize ait.

    bahse konu başlıkta gözlemlediğim, düşük bağlamlı kültür mensuplarının mesajı görünen anlamı ile değerlendirdiği ve kaynak açısından iletişim girişiminin akamate uğraması idi ki, doğal ve beklenen sonuç budur.

    tesadüf örgüsü bu kadar da değil. porter adında bir başka destroyer daha var; tam adı uss william d. porter dd-579.

    hikayesi burada : (bkz: http://www.cracked.com/…all-happened-same-ship.html)

    bir gemi için ne kadar talihsiz bir isim.

    ek- amanın ! bir porter daha varmış ( tb-6 ) ve bildiniz, new york isimli bir kruvazöre bir tatbikatta canlı bir torpido sallamış, neredeyse batırıyormuş. bunlar dededen toruna bir alem !
  • bir ingilizce öğretmeni olarak yıllardır adını koyamadığım ingilizce ile türkçe arasındaki farklardan birine verilen ad.

    (bkz: öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler)
  • asıl söylenmek isteyenlerin söylenmeyenlerle anlatıldığı kültür.