şükela:  tümü | bugün
  • bazen hayatın fon müziği oluverir, ürpertir...
    sonundaki çan sesleri devam ederken gözler bir yere sabitlenir, bittiğinde gerçek hayata dönmüş olmanın verdiği ağırlıkla hüzün çöker... bir acayip şarkıdır velhasıl...
  • aşk şarkısıdır.iki doğruyu kesiştiren noktadır.
  • her ne kadar pink floyd dinlemeyen bir insan olsam da dinlediğimde "abi bu şarkı insanın hayatını şarampole götürür" yorumunu dobra dobra yaptığım şarkı. hele ki 94 london earls court... o nasıl sahne, o nasıl konser... kısmet olsa da dvd'sini izlesek.

    the grass was greener
    the light was brighter
    with friends surrounded
    the nights of wonder..
  • "iki dogrunun kesisimi" demis manoverboard az olmus...
    bu ne bicim ask sarkisi... iki dogru cakismis... canlar kimi icin caliyor, sololar kimin icin atiliyor gilmour baba??... aklimda hep bu soru husu icinde dinliyorum, ara ara ozledikce... her gun dilenince tadina varilmiyor insan arada alisiyor araya mesafe girince bir baska ozluyor...
  • gelmiş geçmiş en güzel soloya sahip, muhteşem, büyüleyici ve hüzün kokan parça,ne yazsam az bile
  • kendisini ilahi kılan şeyi uzun uzun düşünmeyi planlarken yanıtı bir anda sakince bana fısıldamış şarkıdır; gülümsemesi high hopes'un solosuna benzeyen bir kız tanımıştım ben bir zamanlar. gerçekten!
  • david gilmour'un davudi sesi, fantastik derecede gerçek dışı etkileyicilikte solosu, başta ve sonda duyulan zil sesleri, piyano, kontrbas, kemanlar, ve şu lyricleriyle:

    the grass was greener
    the light was brighter
    with friends surrounded
    the night of wonder

    ... olmuş şarkı. aşmış eser. yarmış pink floyd parçası. ay parçası.

    daha önce de denildiği gibi (bkz: allah cezani versin gilmour bu nasi solo mahvoldum)
  • insani hayata baglayan sarkidir. yasanilan her saniyenin kiymeti bilinmelidir.
  • bruce springsteen sarkısı

    monday morning runs to sunday night
    screaming slow me down before the new year dies
    it wont take much to kill a lovin smile
    and every mother with a baby cryin in her arms singin
    give me help, give me strength
    give a soul a night of fearless sleep
    give me love, give me peace
    dont you know these days you pay for everything
    got high hopes

    comin from the cities, comin from the wild
    i see a breathless army breakin like a cloud
    its gonna smother love its gonna shoot your hopes
    before the meek inherit theyll learn to hate themselves
    singin
    give me help, give me strength
    give a soul a night of fearless sleep
    give me love, give me peace
    dont you know these days you pay for everything
    got high hopes

    so tell me someone whats the price
    i wanna buy some time and maybe live my life
    i wanna have a wife i wanna have some kids
    i want to look in their eyes and know theyre gonna stand a chance
    singin
    give me help, give me strength
    give a soul a night of fearless sleep
    give me love, give me peace
    dont you know these days you pay for everything
    got high hopes
  • çimenlerin hala ye$il olduğu diyarlara götürürken, bir yandan da kendini sahile vurmak suretiyle intihar eden balina olma isteği uyandırmaktadır bu $arkı bünyede. çanın içindeki top çeperine her çarptığında, bana bir $eyler çarpıyor gibi olur, tsunami yaratır içimde. basit bir ürperme ile açıklayamayacağım gerçekten anlattığı ve neden olduğu hisleri.

    ufuğun ötesinde bir yerde hala dünyaya umutla baktığım bir zamanları hatırlamaya çalı$ıyorum. yeterince yakından gözlemiyordum dünyayı* ki böylece olup biten pek çok $ey daha fazla heyecan veriyordu bana. sadece dü$üncelerim belki de bir $eylerin boyunduğu altındaydı, $imdi kendimi o açıdan çok daha özgür hissediyorum. çanları ise kendimi bildim bileli duyuyor gibiyim, çanlar benim için çalıyor, bunu biliyorum.

    çocukken kurduğum hayallerin yerini, daha makul ve gerçekle$me olasılığı olanlar almı$ hayalin aslında ne olduğunu bilmezcesine. yine etrafta çok fazla çimen olmasa da, çizgi filmler vardı ve onların ı$ıkları parlaktı. ilkokulda her isme kafiye bulan piç arkada$lar masum kalıyor $imdilerin daha iyi not/ayakkabı/kız arkada$/arabaya sahip olma yarı$ındaki orospu çocuklarına göre.

    göz kırpma esnasında gözün kapalı kaldığı o minnacık zaman diliminde akla gelen ye$illiği anlatıyor bu $arkı. o kadar göz alıcı ki, gözler geri açıldığında birer damla akıyor. o kadar basit ve çırılçıplak ortada olan gerçekleri anlatıyor ki bu $arkı... o yüzden bir an salya sümük oluyor insan.

    not: ikibininci entrym olmu$ bu benim. daha önceden 2000lere büyük umutlar ile baktığımızı göz önüne alırsak pek de anlamlı olmu$...