şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: chp)
  • fikret bila'nın abisidir.
  • milliyet'ten ayrılan ve cumhuriyet'te yazan gazeteci.
  • " ..avrupa birliği'nin 50'nci yıldönümü törenlerine türkiye çağrılmadı. üstüne üstlük, o toplantılarda, türkiye'ye ikinci 50 yılı da unut mesajları verildi. almanya başbakanı merkel, fransa başbakanı chirac'a ne hediye versin? düşünmüşler, taşınmışlar, napolyon 'da karar kılmışlar. napolyon'un 1799'da türkleri yenip mısır'ı ele geçirdikleri savaşı resmeden bir kupada karar kılmışlar.
    ne verecekti başka?
    hitler'e karşı zaferi hatırlatacak bir şey veremezdi ya.
    ya da amiral nelson 'ın fransızlara karşı zaferini.
    sömürgeci damarları kabarmış, mısır'dan basra'ya, iran'dan hindistan'a kadar uzanan sömürge yolunun zaferlerini hatırlamışlar. bunlar, bugünün avrupa liderleri. kopenhag kriterleri deyince mangalda kül bırakmayan, milliyetçiliği bir kenera atıp demokrasi ve insan hakları temelinde yeni bir avrupa kurduklarını söyleyen siyasetçiler..
    avrupa'nın son durumu bu..
    chirac'a türkiye'de bir hediye edilseydi, üzerinde esaslı bir çanakkale zaferi resmi olan...milliyetçilik ne biçim yükselmiş olurdu değil mi?
    the guardian gazetesi bile, avrupa birliği'nin davranışını "incitici beğenmiş şovenizm" olarak niteliyor. türkiye'deki milliyetçi dalgadan yakınanların, nedense bu yüz kızartıcı milliyetçi-sömürgeci tavra karşı tavırları yok."

    cumhuriyet
    28.03.2007
  • türkel minibaşın vefatı için yazdığı yazısında ekşisözlükte türkel hoca hakkında yazılan entrylere yer vermiştir:

    http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&hn=35476
  • cumhuriyet ten vatan gazetesine gecen kose yazari.
  • bugünkü köşe yazısında okurlarına veda etmiş yazardır:

    --- 22 şubat 2009 cumhuriyet gazetesi spoiler ---

    cumhuriyet ve cumhuriyetçiler...

    cumhuriyet herhangi bir gazete değil.

    bu gazetenin temelinde kurtuluş savaşı’nın ve cumhuriyet’in harcı var.

    kurtuluş savaşı’nın ve cumhuriyet’in temelinde de cumhuriyet gazetesinin harcı…

    kurtuluş savaşı başlarken yunus nadi, gazetesi yeni gün’ü ankara’ya taşıdı. savaşlarla ezilmiş, kırılmış, yoksul ama onurlu anadolu insanı atatürk’ün ardı sıra kanıyla canıyla kurtuluş’a koşarken, yunus nadi de kalemiyle katıldı bu savaşa…

    ***

    kurtuluş savaşı kazanılmış, işgalciler kovulmuş, cumhuriyet ilan edilmişti. ama şimdi bir başka savaş kapıdaydı. osmanlı’nın eski payitahtında yuvalanmış, saray beslemesi çevreler hâlâ direniyordu. içlerinde kurtuluş savaşı’nın kazanılmış olmasına hayıflananlar da vardı, henüz bir yaşını bile doldurmamış cumhuriyet’i boğmak isteyenler de… istanbul’da güçlüydüler. etkiliydiler... ve acilciydiler... ellerini çabuk tutmazlarsa cumhuriyet kök salacaktı.

    atatürk, bunlarla mücadele etmek için çağırdı yunus nadi’yi ve istanbul’a gönderdi. “git, cumhuriyet gazetesini çıkar.” yunus nadi istanbul’a geldi ve cumhuriyet’i çıkardı. rejimi, üstüne çullanan akbabalardan korumak ve aydınlanma devrimlerini yaymak, benimsetmek için kolları sıvadı.

    adını atatürk verdi gazetenin…

    ***

    cumhuriyet ilkelerinin, aydınlanmanın, insan haklarının, demokrasinin savunucusu cumhuriyet, çıkar çevreleriyle, onların iç ve dış işbirlikçileriyle vuruşa vuruşa, kendisini boğmak isteyenlerle didişe didişe bugünlere geldi. ödün vermeden… aydınlanma yolundan sapmadan… kimliğini, kişiliğini değiştirmek, ‘başka bir cumhuriyet’, herhangi bir cumhuriyet yaratmak isteyenler de oldu. ancak onlar, herkesten önce karşılarında cumhuriyet okurlarını buldular, niyetleri kursaklarında kaldı.

    yunus nadi’den sonra nadir nadi, nadir nadi’den sonra ilhan selçuk, bu bayrağı hep ileride hep yukarıda tuttular. o bayrağı hep ileride ve yukarıda tutacak cumhuriyetçiler yetiştirerek…

    ***

    bugün cumhuriyet gazetesinden ayrılıyorum.

    böyle bir gazetede dokuz yıl yazmanın gururuyla…

    büyük öğretmen ilhan selçuk’la çalışmanın, ilhan selçuk’la yazmanın, ilhan selçuk’la sayfa komşusu olmanın onuruyla…

    fikir ve düşüncelerimi türkiye’nin aydınlık insanları, bilinçli, kararlı, inançlı cumhuriyet okurlarıyla paylaşmış olmanın mutluluğuyla…

    belki benden beklenen bildiklerimi, düşündüklerimi okurlara aktarmaktı; bu görevi ne kadar yerine getirdim bilemem, ama asıl ben cumhuriyet okurlarından çok şey öğrendim.

    cumhuriyet’ten ayrılmak, asla cumhuriyet’ten ayrılmak değildir. gerçek cumhuriyet’çiler her zaman her yerde cumhuriyet’çidirler.

    ***

    başta genel yayın yönetmeni, değerli kardeşim ibrahim yıldız olmak üzere cumhuriyet’in tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum.

    cumhuriyet gazetesine, cumhuriyet okurlarına saygılarımla…

    “hoşça kalın” diyorum.

    --- 22 şubat 2009 cumhuriyet gazetesi spoiler ---
  • 25 şubattan itibaren her çarşamba, cuma, pazar ve pazartesi günleri vatan gazetesinde yazacak olan yazardır.
  • baykal’ın iddiaları çok ciddi

    deniz baykal ve chp heyetinin cuma günü van’da uğradığı saldırı, göründüğünden çok daha vahim bir olay...

    beş yüz kişilik bir grubun saldırısı, önce bu toprakları babasının malı sanan terör örgütünün ya da kışkırttığı kişilerin eylemi izlenimi veriyordu. baykal ve beraberindekilerin can güvenliğini tehdit eden saldırı, muhalefet partilerini, chp ve mhp’yi bölgeye sokmamak için ellerinden geleni yapan örgütün ve ona kol kanat geren siyasilerin gösterisi gibiydi.

    ancak, baykal’ın dün ortaya attığı iddialar, olayın çok daha vahim olabileceği kuşkusunu yarattı. biz ihtiyatlı bir dil kullanarak “kuşku”sunu diyoruz. baykal ise olayla ilgili kesin konuşuyor.

    baykal’a göre olay bir akp organizasyonu. chp liderinin şu sözleri çok önemli ve çok tehlikeli bir dönüm noktasını gösteriyor:

    “bu akp’nin genel başkan yardımcısı hüseyin çelik’in uzantısı, yakınları olan insanların düzenlediği bir tertiptir. van halkıyla da ilgisi yoktur... bdp’yle ilgisi yok. bu akp’yle ilgili... çok açık biliyoruz, olay bir akp organizasyonudur. bu yönüyle önemlidir. çünkü 2002’den bu yana ilk kez akp sokak saldırılarına girmeye başlamıştır. chp’ye karşı, chp genel başkanı’na karşı akp bir sokak saldırısı düzenlemiştir. bu ilk kez oluyor, önemlidir.”

    bir ana muhalefet partisi liderinin ağzından bu kadar kesin bir biçimde çıkan bu sözler, yabana atılacak, üstü örtülecek iddialar değildir. iddialara cevap vermek, aksini kanıtlamak, hatta sorumluları ortaya çıkarıp hesap sormak da iktidarın görevidir.

    baykal’a yapılan saldırı, bize 1980 öncesinin ana muhalefet partisi chp ’nin lideri bülent ecevit’in yurt gezilerinde uğradığı saldırıları hatırlattı. hiç de hayra alamet olaylar değildi onlar da...

    *****

    çelikel lisesi mezunlarını bekliyor

    mezunu olmakla hep gurur duyduğum zonguldak mehmet çelikel lisesi, mayıs ayında 72’nci kuruluş yıldönümünü kutlamaya hazırlanıyor. bir iş adamı, mehmet çelikel tarafından 1938 yılında yaptırılan çelikel lisesi, türkiye cumhuriyeti’nin ilk bağış okulu...

    72 yıldır atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık hedefine yönelik eğitim veren, türkiye’nin en saygın ve başarılı öğretim kurumlarından biri çelikel lisesi... bugüne kadar yetiştirdiği binlerce öğrenci ile bu ülkenin en önemli insan kaynaklarından biri oldu bu okul...

    ve bugün bu okul, 72 yıllık misyonunu ödünsüz devam ettirebilmek, tarihsel başarı çizgisinden geriye düşmemek için büyük bir çaba gösteriyor. elbette eğitim gönüllülerinin ilgi ve yardımlarına ihtiyaç duyuyor. başta, çelikel mezunları olmak üzere...

    sizler de, devletten hak ettiği ilgiyi görmeyen bu tarihi okulun yıpranan sınıflarını, elektronik donanımlı, çağdaş, hijyenik bir görünüme getirme çabalarına katkıda bulunabilir, muhtaç durumdaki öğrencilere burs yardımı yapabilirsiniz.

    ama her şeyden önce, bugünkü çelikel’i görmeli ve çelikel’e görünmelisiniz.

    zonguldak’ta olağanüstü bir çaba ile çelikel’i daha da geliştirmek için çalışan bir mehmet çelikel lisesi ve mehmet çelikel lisesi vakfı var... bu kurumlarda görev yapan insanlar, bu kadar köklü, bu kadar çok öğrenci yetiştirmiş bir okulun mezunlarına ulaşabilmek için de büyük çaba gösteriyorlar. işte bu yüzden çelikel mezunlarının onlara bu çabalarında da yardımcı olmaları gerekiyor.

    29-30 mayıs 2010 tarihlerinde 72’nci yıl kutlamaları yapılacak ve 1961 mezunlarına 50’nci yıl onur plaketi, 1981 mezunlarına 30’uncu yıl anı plaketi verilecek... tabii geleneksel “pilav” eşliğinde...

    haydi çelikel mezunları... çelikel’e!..

    kaynak: http://haber.gazetevatan.com/…&categoryid=4&wid=166