şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • shameless'ın ian gallagher karakteri, dizide hikâyesi en önemli olan karakterlerden birisidir. dizinin türkiye uyarlaması bizim hikaye'de ilgili karakterin "cosplay'i" denebilir hikmet elibol için.

    olayların işlenmesi, hikmet'in ian gibi "aykırı" bir yanını göstermek üzerineydi. mizacı hep yardımsever olan bir ergenin, yaşıtlarına göre nasıl bencil olmayıp bu kadar duygusal olduğunu anlamamız için hayli kafa yormamıza sebep olmuştur. bilakis ebeveynleri çığır açmıştır bencillikte. annesi şükran elibol’un bipolar bozukluğu olmasından mütevellit çekip gittiği için bir anne figürü görmeden büyüyen hikmet, belki de duygusal boşluğunu kendinden yaşça büyük bir kadına aşık olduğunu zannederek doldurmuştu. halbuki "anaç"lık aradığını fark etmedi.. (belki gerçekten de aşktı yaşadığı.. orası net değil.)

    ikinci sezonda, esra'ya (hikmet'in aşık olduğu, evli, ve hikmet'e göre yaşça büyük olan kadın) sadece yardım iç güdüsü ile bağlandığını söylediği bir sahne vardı. "ben bu dünyaya gönderilme sebebimin şiddet gören, zor durumda olan kadınlara yardım etmek olduğunu düşünüyorum!" demişti ablasına. "ben bunun için varım."

    hikmet'i, orjinal yapımda ailesinden en iyi fiona gallagher'ın anladığını tahmin ediyorum. aksine bizdeyse filiz elibol hep dikine gitti. normal karşılayan tek aile üyesi de, başka bir karakter de olmamıştı hikmet'i. aşkını (ya da içinde bulunduğu durum her neyse). hemen herkes saçmaladığını söylüyordu.

    sonuç olarak muazzez'le bir aşk oyunu oynar hikmet. ailesinin gözünde "normal" bir ergen olduğunu göstermek için yaşıtı olan bir kızla, muzi'yle (muazzez) yalandan bir birliktelik oynamaya kalkışır. arkadaştan öte göremediği muzi, hikmet'e tutulur. ama hikmet duygularına karşılık veremez. aklı hep esra'dadır. muzi, hikmet'in esra mevzusunu öğrendiğinde küçük çaplı bir şok yaşar. gene de hep yanında olmaya devam eder. güzel bir bağ kurarlar.

    şokun büyüğünü ise hikmet yaşar. yanıp bittiği esra, üvey annesi çıkar zira!.. esra’nın kocası asım’ın sırtındaki doğum lekesinin aynı hikmet’te de vardır. hikmet, o günlerde evdeki telaşeden dolayı (annesi geri dönüp kardeşi ismet’i almak istediğini çünkü babasının fikri elibol olmadığını söyler) abisiyle beraber dna testi yaptırdığı ve frank gallagher’ın * öz oğlu olmadığını öğrendiği için, bu doğum lekesini görmek onu yıkar. çünkü esra üvey de olsa "annesi" olur bu durumda.. nihayetinde iyice araştırıp asım’ın oğlu olmadığını da kesin olarak öğrenir. ve içine su serpilmiştir.

    hikmet’in esra ile yaşadıklarını, üzerinde durup bulanık suyu netleştirmeme konusunda direten senaristler (hassas bir konudur zira ülkemizde..) bir şekilde hep kaçındı. sonunda esra’yı postaladılar. ha mesele esra’nın postalanması değil, çünkü orjinalinde de kash (yani esra), ayrılır ilk sezon. ama ian, yeniden bir erkekle olur. mandy milkovich (yani bizdeki: muzi) bir paravandır gene ama ortadan kalkar sonunda. onun abisi mickey milkovich’le destansı bir aşka yelken açar ian. bu mantıkla hikmet, muzi’nin ablası yahut teyzesi/halası ile olmalıydı bizde de. ancak ian karakterindeki “eşcinsellik” gibi bir yönelim değil bu sonuçta. “olgun kadın fetişizmi” gibi bir durum olamazdı. saçma olurdu zaten. bu nedenle hikmet, ian’vari bir biçimde “aykırı” aşkımsılar yaşamaya devam ettirildi.

    yaşanan son gelişme (hikmet-esra için) içlerindeki yangının dışavurumu olur... asım'ın oğlu olmadığını anlayınca hikmet artık gözünü karartır. asım'dan sadece zulüm gören esra'yı sahiplenme isteği had safhaya ulaşır. elinden tutar, "benimle gel. çekip gidelim artık." der ve beraber esra'nın evine giderler. ihtimalleri değerlendirirler. bir çıkar yol bulamadan geçip gider günler. doluya koysalar olmaz, boşa koysalar dolmaz. sonunda filiz, hikmet'i almak için kararlı bir şekilde esra'nın evine gider. "silkelenmesi" için sarsar hikmet'i. ama hikmet onunla gitmez. kalmaya devam eder. sonraki gün filiz uyarmaya gider esra'yı. ona, "hikmet daha reşit bile değil. polis çağıracağım gelmezse artık. yasal olarak ne duruma düşeceksin?" diyerek gözünü korkutur. ve esra, son darbeyi indirir... "çocuksun sen. daha elin ekmek tutmuyor. nasıl bakacaksın bana? bakkal çıraklığı yaparak mı?"

    zorunda giden hikmet, çekip gider ama çeyiz takımıyla geri döner. * reşit abisinin kimliğini çalıp imzaladığı senetlerle bilmemkaç taksitle bir sürü eşya alır. "bunlar benim çocuk olmadığımın kanıtı!" der ama nafile. esra sinir krizi geçirir. uzanıp dinlenirken uykuya dalar. hikmet de dizinin dibinde, biçare uyuyakalır..

    asım, onları evde görünce benzinle yıkar evi ve çakar kıvılcımı. puf!.. artık hem ruhen hem gerçekten yangın yeri bir tablo... zar zor kurtarılan ikili, hastanede tamamen iyileşir ama.. esra'nın en son kontrollerden geçerken asım'dan hamile olduğu ortaya çıkar.

    evi kül olan esra mahalleden temelli ayrılınca ve hikmet, esra’nın asım'dan hamile olduğunu öğrenince ümidi keser. bir inşaatın tepesinde intihara kalkışır; bir teşebbüs olarak kalıverir.. eve döner. olayların üzerine temiz bir sayfa açmayı reddeden asım, hikmet'in peşini bırakmaz. can güvenliği kalmayan hikmet, alelacele lisenin geri kalanını okuması için ankara'ya yollanır..

    haftalar sonra gayrimeşru bir çocuğu sahiplenerek döner hikmet ankara'dan. * evet. yaşıtı olan bir kızla tanışıp tutulmuş bu kez de. ve kızın başkasından olan çocuğunun babası olmayı bile kabul etmiş. bu denli yanık. hem aba, hem kafa.. zeynep (hamile olan, hikmet'in yeni esas kızı), hikmet'e karşı hiçbir şey hissetmiyordur. onu kullanan bir sahtekardır ve bir süre sonra gizleyemez bunu. resmî nikahlı eş olmalarından sonra da "kocacım, kocacım" diye dolanır yalandan peşinde ama kimse yemez. hikmet'in de içinde bir sevgi kalmayınca ona karşı, çocuğun babası olmadığını elibollara açıklar. veronica fisher'ımız *, zeynep'e bakmayı kabul eder, zira içinde hep bir çocuk özlemi vardır. bebeğe bakmayı gönülden ister. böylece bu defter de dürülür. karakter artık yalnızdır.

    aktör için muazzam bir deneyim olmasının yanı sıra, seyirciye de (özellikle sosyoloji ve psikolojiyle haşır neşirseniz) baya iyi, işe yarar malzeme vermiş bir karakter olmuştur. kendisinden yaşça büyük, evli bir kadına aşık olup, ergenliğin verdiği vahamet-i libido ile içinden çıkılamaz durumu görmeden ebleh ebleh dolanmasıyla, daha sonra söz konusu kadının üvey annesi çıkması şokuyla, onu tamamen kaybettikten sonraki intihar teşebbüsüyle ve bu kez de (kendisinden bile hamile olmayan bir kadın için) gayrimeşru bir çocuğa kol kanat germesiyle, o kadınla sırf bunun için evlenmesiyle olsun.. mental rahatsızlıklarıyla daha fazla başa çıkamayıp evden kaçışları, reşit olduktan sonra iyiden iyiye zıvanadan çıkmasıyla olsun.. efsanevi bir mozaikti hikmet.

    sondaki delirme aşamaları ilmek ilmek, çok iyi işlenmiş sahnelerdi ve muhteşem yansıtıldığını düşünüyorum. hem oyuncu hem senarist bakımından. şizofreni olduğu kesinleşince, o sahnenin ardından safdışı bırakılıp finale değin rafa kaldırıldı ama gönülleri kazanmıştı bir kere.

    özellikle esra'yla olan sahneleri hep derinden etkiledi beni. içimi ısıttı, erittiler muntazaman.. gecenin bir saati şu entry'yi yazmama sebeptir bu kapıl: (#74849149) daha ne diyeyim efendim...

    hastanede esra'yı, muzi'yi düşündün mü hiç hikmet ha?

    (bkz: en sevilen dizi karakterleri)

    tanım: jr nejat uygur tarafından fevkalade bir biçimde canlandırılmış karakter. (ikinci sezonki saçmalıklar ve konu kıtlığına rağmen de yardırmıştır. ilk sezon bambaşkaydı. orada apayrı iyiydi zaten. ve efsaneler arasına girdi bile.)

    ps: yazarken bu şekilde yola çıkmamıştım ama ian gallagher'ın ve shameless'ın sevenleri, ülkemize nasıl yansıtıldığını merak ediyorlarsa oldukça aydınlatıcı bir entry oldu. yardıra yardıra özet çıkarmışım bildiğin. bu yüzden ekledim mandy, veronica, frank detaylarını falan. zira işin içine iyice girdi shameless'tan uyarlama olması.