şükela:  tümü | bugün
  • söz konusu videonun "ifşa" değil de tanıtım ve reklam amacıyla çekilmiş olması ilginç.

    adamların hijyen standardı neyse artık, böyle bir reklam filmi yapmakta beis görmemişler.
  • "sonuçta 240 derecede kaynar yağa giriyor, mikrop tutmaz" mantığı ile işletilen fabrikadır
  • bundan bir 10-15 yıl öncesine kadar türkiye sınırları içerisindeki çoğu fabrikadan farksızdır. avrupa birliğine giricez ayağına düzeldi bizim de fabrikalarımız.

    hatırlayın ya arena programını, uğur dündar'ın trajikomik baskınlarını.
  • biz avrupa'dan hijyen ve standartlar bakımından 50 yıl, bu adamlar da bizden 50 yıl geride.

    not: çekim yapılacak diye biraz düzeltilmiş-temizlenmiş fabrikada ki o duvarların , yerlerin, adamların pisliği nedir arkadaş. allah avrupa birliği uyum yasalarından razı olsun.
  • en azından ekipmanlarda paslanmaz çelik kullanılmış. bu da olumlu. bu küçümsediğimiz imalat türünü ben türkiye'de çok defa gördüm. merdiven altı veya küçük ölçekli gıda üretim yerlerinin çoğu böyle. bir çok mahalle pastanesinin, fırının, pidecinin imalatı bunlara yakın. hadi bir fark söylemek gerekirse bizimkilerde duvarlarda fayans var. geri kalan herşey aynı.
  • hindistan vatandaşı abilerimizin gayet hijyenik ortamda ürettiği mükemmel ötesi cipslerdir efenim. ilk izlediğimde "bunlar galiba makineleri deniyorlar heralde" dedim en sonunda yerlerden toplanan cipslerin paketlenmesiyle şoka uğradım. *

    aga bu nedir ? biz o leğenlere yün doldurup yıkamıyoruz siz cips dolduruyorsunuz.bir ara alçı leğeni görür gibi oldum umarım yanılıyorumdur. bunun fakirlik ile filan alakası da yok adamlarda kültür haline gelmiş zaar.

    o müthiş patates cipslerini izlemek için tık
  • resmen how it shouldn't be made* videosu gibi. hijyen yok, çalışanlarda eldiven, bere yok. patatesleri kızartan adam kızgın yağın yanında günlük kıyafetleri ve çıplak ayaklı terliklerle duruyor.
  • hindistan'da kısa sureli de olsa kalmış biri olarak söylüyorum gayet temiz. zaten adamlar da bunu reklam olsun diye çekmişler.

    yani bunların hijyen anlayışı şu şekilde; jaipurda tren garının karşısında sıra sıra sokak yemeği büfeleri var, her ülkede olacağı gibi yolculara hizmet veren ucuz yemekler yapan yerler. bunların birinin önünde 3 kişi tabure atmış yemek yiyor, bufenin yola bakan tezgahının altında da bufeci ekmek, sebze ıvır zıvırı koymuş, oraya açık kapaktan fare girdi, bu üçünden biri siseyi dolap kapağına attı, fare gürültüyle fırladı kaçtı, bunlar da gülüşerek yemeğe devam ettiler. yani üç aşağı beş yukarı hijyen anlayışları bu.

    bu arada asıl korkulacak olan cipsin hazırlanışı değil, onu yerken çıkaracakları ağız şapırtısı, yani bir an düşündüm de hayattan soğudum.
  • (bkz: ellerini batırmazsa ölecek hastalığı)

    yani hakikaten değişik bir millet. bir kez o bölgeye gideyim dedim(gezi amaçlı), tüm ailem başıma üşüştü mikrop kaparsın diye. haksız da sayılmazlar galiba.