şükela:  tümü | bugün
  • hindistanda dogmus ve hala yasayan bir din.
    kast sistemine dayanir. reenkarnasyonla insanlarin sinifinin degistigine inanilir. kisi hangi sinifa aitse o sinifin gereklerini yerine getirmelidir.
    onemli kutsal yazitlari vedalardir.
  • hayatta yapilan iyi kotu her$eyin gelecek ya$amlarini etkileyecegi inanci vardir.
  • dinler tarihi okumalari ozellikle de smith'in kitabindan yapiliyor ise (huston smith, world religions, harpercollins 1986 ed) hinduizm insani en cok zorlayan bolumlerdendir. her seyden once smith hinduizm uzerine bu kitap haricinde de arastirma yapmis, konuda uzman bir akademiktir ve hinduizmi uzattikca uzatir. oysa hinduizm uzadikca sikan bir mevzudur, hayatin aslinda ne kadar bos oldugu, hic bir sey istemememiz gerektigi, istedikce nirvana'ya nah ulasacagimiz gibi tenetleri vardir. malin onde gideni olmayip samsara'nin sonsuz dongusunden (kelime tekrari olmadi mi simdi, zaten samsara sonsuz dongu demeye geliyor olsa gerek, allahin belasi sanskritcede) kurtulabilmemiz icin de yoginin yollarindan birini secmemiz; nirvanaya aklimizla ulasacak isek jnana yoga'ya, yolu sevgiden gecen herkesle bulusup nirvanaya beraber ugrayacaksak bhakti yogaya, bir is bir olus, kisacasi amele gibi calisacaksak karma yogaya, ben farkliyim durusu yapip, nasil oluyorsa "ilim ile, psikoloji ile, vucudumuza da hakimiyet ile" ortak paydasinda calisacak ise raja yogaya gonul vermemiz icap ediyor. bu sonuncu ve en zor yontem olan raja yoga, zaten adindan belli rajalara layik bir alandir. bunun haricinde hinduizm her acidan farkli degerlendirilen bir dindir; smith hinduizmi cok sevdigi icin "aslinda hindular monoteisttir, o tanrilar tanricalar hepsi tek tanrinin farkli yuzleri" gibi aciklamalara girisir ama bir cok hindu icin binlerce tanri ve tanrica kendi komsulari kadar farkli ve ozel kavramlardir. yazar hinduizme inceden gicik olmakta, bu dinin destekledigi brahmin sinifina ise nanik cekmektedir.
  • hinduizmin temelini şekillendiren tek bir felsefe yoktur.

    hinduizm belki de bu şekilde hem teorik alanda hem de uygulamada farklılıklar içerdiğinden dolayı dinler müzesi diye anılabilecek tek dini gelenektir.

    bu dinin bir kurucusu ya da kutsal kitabı yoktur.

    rig veda, upanishads ve bhagwad gita, hinduların kutsal metinleri olarak gösterilebilir.

    çoğu diğer dinlerin aksine, hinduizm tek bir ilaha tapınmayı öngörmez.

    bir hindu, shiva, vishnu, rama, krishna veya diğer tanrı ve tanrıçalara tapabilir ya da her ferdin içinde yer alan yüce ruha veya yıkılmaz ruha inanabilir ve hala hindu olarak anılabilir.

    bir yanında nihai gerçek yolunda bir arayış, diğer tarafında ise ruhlara, ağaçlara ve hayvanlara tapan mezhepler vardır.

    hinduizm’de sadece tanrı ve tanrıçalarla ilgili değil, güneş, ay, gezegenler, nehirler, okyanuslar, ağaçlar, ve hayvanlarla da ilgili festivaller ve törenler vardır.

    en popülerleri deepawali, holi, dussehra, ganesh chaturthi, pongal, janamasthmi ve shiva ratri festivalleridir.

    hinduizmi ilginç kılan ve hint geleneğini zenginleştirip renklendiren bu sayısız festival etkinlikleridir.

    hint mitolojisi ve yaşayan tanrılar mahabharata ve ramayana gibi epik kahramanların ölümsüz olduğuna ve insanlar gibi hayatta olduklarına inanılır.

    hinduizm tanrıları hem insanüstü hem de insan gibidir ve onlara karşı ayrı bir sıcaklık ve aşinalık duygusu vardır.

    hindistan’ın tamamında hinduların taptığı birçok tanrı ve tanrıça vardır.

    bunların arasında hinduizm için en önemli olanı sırasıyla yaratıcı, koruyucu ve yok edici olarak bilinen brahma, vishnu ve shiva üçlemesidir.
  • herhangi bir kisinin bu dine gecmesi mumkun degildir, nitekim hindu olunmaz hindu dogulur. ulkenin farkli bolgelerinde, tanrilarin ikonalari farkliliklar gosterir. tanrilarin tamamina degil de, birine (krishna, shiva, vishnu, brahma, vs) ya da birkacina tapan mezhepleri de mevcuttur.

    en buyuk kitabi bhagavat gita olmakla birlikte, mahabharata ve ramayana en buyuk iki destanidir. bu destanlar disinda yuzlerce hikayesi bulunmakla birlikte, bunlar diger ulkelerin mitolojileriyle benzerlikler gosterir.

    bu tanrilarin heykelleri ya da resimleri kutsal olmakla birlikte, dini torenler bu nesnelerin onunde yapilir.

    hindulardan bazilari, hz. muhammed'in kabe icinde bastonuyla yiktigi putlarin, hindu tanrilarinin heykelleri oldugunu savunur.
  • m.ö 1500'lerde ortaya çıktığı düşünülen hinduizm dininde inek kutsal sayılıyor. yer, gök ve hava aleminin anası kabul edilen inekler kesilemez.
    1981'de hindistan'da müslümanların dört ineği kurban olarak kesmesi yüzünden müslüman mahallelerinin yakılması da buna örnektir.
    (bkz: ibret-i alem)
  • en buyuk ozelliklerinden biri kaderciliktir..

    basina herhangi bir husumet ya da hastalik gelen kimselere, o gunku ya da onceki yasamlarindan birinde islemis oldugu suclar sebebiyle tanrilarin o kisiye vermis oldugu ceza olarak bakilir. sozkonusu kisilere yardim etmek, tanrilarin isine karismak olacagindan gunah olarak tanimlanir.

    gunumuzde de her ne kadar modern devlet politikalariyla bu degistirilmeye calisilsa da hindistan'in kirsal kesimlerinde bu yaklasim bircok kisinin yasam bicimine yon verir.

    kadere karsi cikmanin suc oldugu dusuncesiyle dusuk kastlardan olan kimseler bunu sorun etmemeye alistirilmis, yonlendirilmislerdir. bu nedenle de hint toplumu icerisinde hiyerarsi cok onemli bir yer tutar, sosyal, ekonomik ya da guc acisindan ustun olanlar zayiflari ezme hakkini kendilerinde gorur, zayif olanlar da bunu kabul eder.
  • çok eski bir dindir. yahudilik dışında, bütün öteki dinlerden en az birkaç yüzyıl daha eskidir. çok da düzensizdir. 330 milyon tanrısı (ki bu da her aileye, tümüyle kendilerine ait, gereğinden fazla sayıda tanrı düşmesi demektir), birkaç düzine mehzebi, bir o kadar da kutsal kitapları, bir yığın ayini, töreni ve ilahi kuralları vardır. bütün bunlara karşılık, ne bir tahrilsel kurucusu ne de ibadet biçiminin tam ne olduğu konusunda herhangi bir mutabakat vardır. hinduculuk, bir bakıma, kolay görünmektir. sonsuz varlık olan brahman 'a varan yol bolluğu içinde hoşgörülü, kapsayıcı, zorlamasız. kolaydır, eğer kast sistemi içinde, münasebetsiz bi biçimde, bir uşak ya da bir köylü kalmadıysanız. ya da kast sisteminin dışında, münasebetsiz bir biçimde, dokunulmaz bir şey (bir domuz, bir inek ya da bir sivrisinek) olup kaldıysanız.

    burdaki paradoks şudur. bir sürü zamanınız var (aslında, ne kadar ihtiyacınız varsa o kadar ömür) ve ruhunuzu dünyadan kurtarıp brahman'la olan randevuyu gerçekleştirmek için de bir sürü yol var. ama bu oyunun stratejisinde, insana gerçekten indi-çıktı hissi veren bir şey vardır. attığınız zara değil, zar atarken ne kadar iyi bir hal ve tavır gösterdiğinize bakılmaktadır. yani, bir ömürden ötekisine geçerek, ölüp ölüp dirilmelerden geçerek, nihayet en tepeye varmanızla oyun bitinceye dek, kast sistemi içindeki yükselişinizi (ve düşüşünüzü), sizin karmanız belirlemektir. * *

    yol boyu böyle giderken, belli başlı tanrılarla uğraşmaya hazır olmak gerekmektedir. (her biri brahma'nın dışavurumlarından birisidir ve her birinin de kendine ait başka alt dışavurumları vardır). yıkıcı tanrı siva *, koruyucu tanrı vişnu * ya da, yaratıcı tanrı sakti. ve bir çok kitapla da, vedalar, sanskritçe yazılmış, hinduculuğun temellerini atan ve upanişad'larda * doğruğuna ulaşan antik kutsal kitaplar ve mahabharata, dünyanın en uzun şiiri, tanrı krişna ile aryuna adlı asker arasındaki diyaloğu da * içerir. hayvanların hepsiyle ve her türüyle de uğraşırlar. özellikle ineklerle, boğalarla, maymunlarla ve yılanlarla (bu hayvanlara iyi davranırlar çünkü bunlarda muhtemelen onlar gibi ya çıkmakta ya da inmektedirler). yol üzerinde elbet, benares'i ziyaret edip ganj nehri'nde yıkanılmalıdır. tantracı olmayıda seçebilir, aydınlanma ya, diğer usullerin yanı sıra "her birinin aynı zamanda hem kendisi hem öteki olduğu" duyumsal aşk yapma stiliyle ulaşılmaya çalışılan bu yoga dalı benimsenebilir. bu arada guru'ları, mantra'ları ve sutra'ları arayış içindedirler.

    hinduculuğu izlemek öyle o kadar kolay değildir. brahman'a doğru yol alırken, maya 'yı * da unutmamak gerekir. maya, duyularımızla algıladığımız şekillerin ve yapıların, şeylerin ve olayların, bir bakıma gerçeklik olduğu kuruntusudur.
  • (bkz: hinduculuk)