şükela:  tümü | bugün
  • aşk, müzik, dans, şehvet, kardeşlik, erdem, düşmanlık, kin, nefret, kan davası, doğu erotizmi, gösterip vermemek, hepsi 32 kısım tekmili birden bunlarda bulunur. sinir bozucudur.
    örnek:
    ormanda kız kaçar oğlan kovalar. merakla bekleriz oğlan tam yakalayacak ve.... derken müzik başlar, dans ederler. ağacın iki tarafından "ceh" yapan çift ellerini çapraz yapıp figürden figüre uzanırlar...
  • bu dizilerde görüntü 20 derece açılıdır... yani kamera düz durmamaktadır...
    filmlerden bölünenlerden bahsetmiyorum tabii...
  • her bir bölümü 20 dakikadan oluşan, oturduğunuzda çekirdek gibi bitirmeden kalkılamayan, uykusuz sabahlara vardıran diziler kümesidir. bölüm sürelerinin kısa olması bölüm sayılarının 500 lere kadar dayanmasına neden olmaktadır.

    çiftlerin asla dudak dudağa geldiğini göremezsiniz. lakin ilk entryde bahsedildiği gibi tüm duyguları damardan saf olarak alabilirsiniz. hint filmlerinin absürdlüğünü göz ardı ederek izlenildiğinde gayet de eğlencelidir aslında. absürdlük neler dersek şu dakikada aklıma gelenler; nereden geldiği belli olmayan rüzgar ve çiftlerin dakikalarca yüzyüze kolkola durmaları, hindistanın sahibi olacak kadar zengin iş adamının eğlence akşamlarında usta dansçılara taş çıkaracak gibi dans etmesi gibi.
  • absurd diziler sanirim. birkac tanesine bakayim dedim cok komik ya. gereksiz bir sekilde uzayan sahneler, surekli ayni surat ifadesi ile oynayan oyuncular, sacma sapan anlarda dakikalarca uzayan bakismalar.. bayiyor izlerken.

    kore ve japon dizilerine de bakiyorum, acikcasi seviyorum ama onlar da bir garip. ne yalan soyleyeyim en normali amerikan dizileri gibi geliyor bana. ızlerken "bu ne lan ahaha" olmuyorsunuz. oluyorsaniz da dizinin amaci o oluyor zaten, absurd komedi falan oluyor.
  • bazı kliselerin dünyanın her yerinde ayni olduğunu gösteren dizilerdir.
    bu kliseler sadece türkiyede var sanırdım ama yaniliyormuşum. görkemli lüks evler, zengin kız fakir oğlan ya da fakir kız zengin oğlan kombinasyonu, ve bu kombinasyonu ayırmaya çalışan üçüncü bir şahıs, fesat bir yenge, bir adet holding, tesadüfen karşılaşmaları bir araya getirirseniz bir adet dizi elde edersiniz.
  • kanal 7'de yalancı bahar ve benimsin adlarıyla yayınlanan iki adedini evdekilerin pür dikkat izlemesi sebebiyle arada gözüm çarpıyordu ve ilk söylenecek şey olabildiğince saçma ve bu saçmalıkların getirisiyle bi o kadar da komik diziler olduğu. biz sürekli türk dizilerindeki uzun bakışmalı sahnelerden şikayet ediyorduk ya bahsettiğim dizileri izlerseniz türk dizilerindeki bu sahnelerinin aslında ne kadar kısa olduğunu ve bu konuda türk dizilerine ne kadar haksızlık etmişiz onu farkediyorsunuz. dizide tüm sahneler korku filmi tadındaki gerilimli müzik eşliğinde o an sahnede kaç oyuncu(on oyuncu olsa bile bu durum degişmiyor) varsa tüm oyuncuların tek tek yüzlerine yapılan zumlarla ve upuzun bakışmalarla geçiyor. adam alt tarafı bir tabelayı gösterecek onu bile üç kere zumlayıp yarım dakikaya varan bir sürede gösteriyor gerisini siz düşünün artık. ha tabii ki entrikalar da gırla. bir de dövüş sahneleri var en az o uzun bakışmalı ciddi ama bi o kadar da komik görünen sahneler kadar komik. geçen gün izlediğimiz bölümde bir sahne vardı ki aklımıza geldikçe gülüyoruz bahsettiğim sahnede dizi karakterlerinden biri kaçırılmış bir arkadaşı da iki kişinin elinde adamımızı kurtarmaya çalısıyordu. sahnede kurtarıcı elemanımız tek yumrukla birbirinden ayrı mesafede bulunan bu iki kişiyi aynı anda devirdi ya cüneyt arkın görse ben bile bu kadarını yapamazdım derdi sanırım. anlatılmaz yaşanır tadındaki bu sahne ve uzun bakışmalar evde espri malzemesi oldu.
    vaktimi en sacma şekilde nasıl öldürürüm diyorsanız birkaç dakika izleyin zaten bünye en fazla birkaç dakika dayanıyor daha fazlasını kaldıramıyor.
  • hayatımda kore ve japon dizileri hariç öyle dizi izlemişliğim yoktur. ama bunlardan nefret ettim, hint dizilerinden. leş gibi diziler.

    lan bi dizi konusuz olabilir mi? cidden dizi ama "konu" yok. yani izliyorsunuz ama boş yani, saman gibi dizi. ot gibi cidden. hiçbir katkı, hiçbir şey yok ya. nefret ediyorum cidden. bu diziler yüzünden bir ırka nefret besliyorum ya. hint kelimesini duyunca bile böyle elim ayağım titremeye başlıyor. o derece ayar oldum ya.

    hadi dizi sana bi şey katmaz amenna ama konu olur di mi? yok o da yok ya. ya yemin ediyorum türk dizilerinde entrika var fesatlık var ama var yani. entrika gibi entrika var. yılan gibi yılanlık var. bu hint dizilerinde o da yok. yüzlerine zoom yapmalar.

    ya bi dizinin konusu "esmer olduğu için istenmeyen gelin" olabilir mi ya? kültür mültür falan değil, adamlar kendi ülkesinde de böyle empoze ediyorlar. kıl oldum hintlilere iyice.

    adam solunda ama sağ açıdan bakıyor kamera ters taraftan çekiyor falan, aşırı derecede amatör çekimler.

    evin içinde 7/24 hint dizisi izleyen bir anneye sahibim. *
  • flash tv'deki gerçek kesit'in daha az kötüsüdür.
    sonuçta kendi kültürlerini yayıyorlar; ama filmlerinde oldukları kadar başarılı değiller.
    çok kötü senaryo, kötü müzik, kötü oyunculuklar. kişiye nefret getirir, zaman israfı da doğurur.
  • ya arkadaş koreli şakirtliği bitti bu başladı amk... ondan sonra "türk kızı" diye başlayan bir cümle kurunca feminazi saldırısına uğruyoruz.

    bildiğin "oha bu dizideki kızlar benden daha çirkin ama gayet giderli erkekleri götürüyorlar, demek ki hint kültürü benim kültürüm" kafasındaki kızların takip ettiği dizilerdir.
  • annemin zeka seviyesinde ciddi düşüş yarattığını düşündüğüm kalitesiz diziler. annem zaten yaşlılıktan dolayı sürekli unutan bir kadın. bu osuruktan dizileri izleyince dediğimi bile anlamıyor. anneme izleme dediğimde de "yıllarca ezilmisim bir diziyi bana çok mu görüyorsunuz" moduna giriyor. iki ucu boklu değnek.

    televizyonun aptal kutusu olduğunun açık kanıtı bunlar. olmayan seviyeyi yerlere, eksilere indirir kalitede diziler. yere bardak düşse hindistandaki bütün insanların yüzüne tek tek zum yapıyorlar. ailenizde birinin zeka seviyesi zaten düşükse üstüne de bunları izliyorsa bir bardak soğuk su için.