*

şükela:  tümü | bugün
  • seslere karşı aşırı duyarlılık. organik kökenli olabildiği gibi duygusal da olabilir.
  • hyperaccusie: aşırı suçlama sendromu. önüne geleni, aklına esenle birleştirip suçlama hastalığına verilen isim.**

    (bkz: götünden sallamanın en güzel örneği)
  • geçirdiğim akustik travma sonrası, tam 10 aydır birlikte yaşadığım hastalığım. itü miamda aldığım bir ders için yaptığım noise müzik çalışması sırasında sennheiser kulaklıklarla yüksek sesle 3 saat white noise* dinleyip, sonrasında bir dakika boyunca işitmemi yitirmemle ve seslerin geri gelmesinden sonra da kulakta basınç hissi ile başlayan, çınlama ve acıma ile gelişen sese karşı aşırı hassasiyetim. iç kulaktaki işitme sinirlerinin beklenenin dışında davranması durumu gibi de tanımlandı gittiğim doktorlardan birisi tarafından. her tür müzik, araç ve motor gürültüsü dayanılmaz bir rahatsızlık ve ağrı oluşturmakta. bu gibi durumlarda kulak tıkaçları, tamamen sesi yok etmese de bir miktar yardımcı oluyor. birçok çeşit ilaç tedavisi denendi üzerimde, şu sıralar da uzun bir süre kullanmam doktor tarafından tavsiye edilen bir ilaç alıyorum. bu rahatsızlıkla bir şehirde, hele istanbul'da yaşamak oldukça zor, müziğin ve arabanın olmadığı bir yer bulmak neredeyse imkansız. normal insanların algılamadığı sesler bile fazla gelebiliyor. yıllardır müzikle uğraşan, konservatuarla alakası olan biri olarak, tam on aydır neredeyse hiç müzik dinlememiş olmam*, bu durumu daha da garipleştiriyor. ama bir şekilde ilgi alanlarınızı buna göre düzenleyip, mümkün olduğunca kendinize uygun bir ortam yaratmaya çalışıp yaşamaya devam edebiliyorsunuz. en azından bu hastalıkla uğraşan başka insanların olduğunu okumak, bu konuda çalışmaların olduğunu bilmek bile insanı biraz olsun rahatlatıyor. televizyonu sesi kapalı izliyorum mesela, ama haberleri internetten takip edebiliyorum veya filmleri altyazıyla izleyebiliyorum. insan sesi, dijital sesler gibi rahatsız etmiyor bağırılmadığı sürece. ama örneğin arabayla yaptığım* bir saatlik sıradan bir yolculuk sonrasında o gün akşama kadar kulağımda basınç hissi devam ediyor. eğer 2-3 gün arka arkaya arabaya binersem (araba olmak zorunda da değil, diyelim ki müzik çalan bir marketten alışveriş yaptım veya ambulans bağıra bağıra yanımdan geçti, üst katta tadilat çıktı) o hafta boyunca kulaklarımda tüm seslere karşı aşırı hassasiyet oluyor, yani sesler kulağımı acıtıyor.

    tabi her hastada farklı seviyelerde hissedilebiliyor bu rahatsızlık. bazısı örneğin yalnızca gürültülü konserlerden sonra rahatsız olurken*, bir kısım hastalar evden çıkmayacak durumda olabiliyormuş. ben sanırım ikisinin arasında bir örneğim şu anda. bu yüzden benzer bir rahatsızlık hissedip bunu okursanız hemen kendinizi kötü hissetmeyin. bir süre bekleyip durumu öyle anlamak gerek. bunları da, internette, bilimsel makalelerde ve çevremde bu konuda yeterli bilgi ve örneğe rastlayamadığım için yazdım. sonuçta bir durumu yaşayan birinden daha net tanımlayabilecek kim olabilir ki?
  • akustik travma sonrası bazı kişilerde sese karşı aşırı hassasiyet oluşabiliyormuş. benim de geçirdiğim akustik travma sonrası 6 aydır birlikte yaşadığım hastalığım. aslında düğünleri sevmeyen hatta nefret eden birisi olarak babamın yerine zorunluluktan katıldığım bir düğün sonrası oluştu, birilerinin en güzel ve mutlu günü benim için sonu gelmez bir ızdıraba dönüştü diyebilirim. kulak çınlaması kulakta basınç ve iç kulak sinirlerinde ağrı şeklinde seyreden bir hastalık, insanı aşırı derecede yoran yıpratan bir hastalık, dış görüşünüzde (kulaklarınızda tıkaç, yüzünüzde mutsuz bir ifade) bir değişiklik olmadığından insanlar sizi anlayamaz, doktorlar da br iki göstermelik işitme testi sonrası senin bir şeyin yok iyisin iyi diye geçiştirir. (çoğu kbb'ci bu hastalıktan bile habersizdir) ve ellerinden bir şey gelmeyince de hakaret eder gibi senin bir şeyin yok aslında bir de psikiyatriye görün `:mizofoni ile karıştırılır ama durum çok daha ciddidir` der. hayat enerjisini ve kalitesini alır götürür, geriye ise çaresiz bir şekilde çınlamalara ve hiperakuziye alışmak zorunda bırakılmış bir beden kalır... bu hastalıkla yaşamak çok zordur ama insanlar tarafından anlaşılmamak da zordur, en yakınınız bile size inanmaz, anlayamaz acınızı rahatsızlığını. senin sorunun psikolojik * bir psikiyatri'ye * görün aslında der, kısa süre içeresinde çeşitli doktorlara hatta profesörlere gidilmesine rağmen herhangi bir çözüm bulunamayınca, çaresiz bir şekilde hayatın geri kalanını bununla geçirmekten başka ve alışmaktan başka bir şey kalmaz. maalesef doktorlar hem hastalığı bilmemekte hem de hastalığı anlayamamaktadır. kimse seslerin ne derece acı verdiğini, rahatsızlık verdiğini çınlamaların ne derece rahatsızlık vereceğini sinir bozacağını bilemez, bu yüzden insanlara bunu anlatmak çok zordur. çınlama normal çınlama gibi değildir, * hani 1 tane olsa ya da gece sessizlikte duysam razıyım dersiniz ama yok hem miktar hem de sayı olarak diğer kulak çınlamasından çok daha şiddetlidir, gün içinde de duyarsınız, sessizlik diye bir şey çıkar gider hayatınızdan... bir de ağrılar işte o da beterdir, ses geçse bile ağrılar öyle hemen de geçmez, günler sürebilir. yanınızda birisi açar müziği son ses acı içinde kıvranırsınız ama bilmezler söyleyemezsiniz de, hem herkese nasıl tek tek laf anlatacaksınız... birileri son sesle müzik dinler, siz dinleyemezsiniz acılardan dolayı.... ya da birisi çıkar umarsızca kornaya basar, ya da birisi kızlara hava atacağım diye motosikletle gaza basar durur. ağrı ve çınlamasını siz yaşarsınız... seslerden rahatsız olursunuz en ufak ses bile rahatsız eder insanı... örneğin masaya koyulan ufak bir bardak, oldukça şiddetlidir, beyinde patlamalar yaratabilir ya da poşetin hışırtısı çok fazla rahatsız eder. dışarıdaki sesler mi yoksa çınlamalar mı yoksa ağrılar mı diye kara kara hangisine isyan edeceğinizi bilemezsiniz. çevredeki gürültünün sizi daha kötü yapacağını bilirsiniz ama engelleyemezsiniz sesten kaçamazsınız, insanları uyarınca şımarık olursunuz. çoğu zaman insanlar tedavisi vardır ya derler ama yoktur.
    bu hastalıkla yaşayabilecek tek şey sessizliktir.
    bu entry'yi neden girdim, amacım dert yanmak değil, amacım böyle bir hastalık olduğunu anlatmak çünkü doktorlar bile bu konuda çaresiz ve bilgisiz iken dışarıdaki insanların sizi anlaması oldukça güç.

    edit: vladimir lenin de ömrünün son 3.5 senesini bu hastalığa yakalanarak geçirmiş, tarih lenin'in bu hastalıktan yakındığını da yazmaktadır.
  • mesleğimden ötürü bende olduğunu düşündüğüm hastalık
    yukarıda yazanlara nazaran bende farklı halde zuhur eden olgu
    şöyle ki;

    işimde sürekli dikkat etmek ve tüm sesleri aynı anda duyup, ayırt edip yazmak zorundayım, (yazar mesleğini ya da kendisini ifşa etmekten korkuyor)
    ve bugün dışarıda erkek kardeşimle kafede oturuyoruz
    hem yan taraftaki masa hem de arkadaki masadaki konuşulan mevzuları bizzat aynı anda duyuyorum

    sağdaki masada oturan iki kadın birilerinin dedikodusunu yapıyor, muhabbet aynen şu:
    -o kızın sevgilisi yok ya özgüveni olmayan bir tip
    +ay geçen benim niye sevgilim yok diyor, sen dikkat etmezsen kendine ve giyimine, tabi olmaz, ayırt da etmiyor, yeter ki adamın parası olsun, evlenmiş boşanmış- çocuklu olması hiç dert değil. zaten geçen içmeye çağırdı, parası da yok, hep kredi kartından nakit avans çekiyor

    arkadaki masada sanırım seslerden duyduğum kadarıyla 5 kişiler, 3 erkek 2 kız
    muhabbetleri ise;
    (erkek)+abi bence din varsa neden tanrı kötülükleri engellemiyor
    (başka erkek) - bence siz daha bilgisizsiniz dini konularda ama ben hem konuları biliyorum, tebbet suresini de biliyorum, ama inanmıyorum abi ya böyle bi dine, neden önceki kitapları korumuşlar da sonrakini korumamışlar ehi ehi
    (kız evladı): bence benim aileme sokacağım adam bilsin abi ya bi namaz kılmasa da bilsin yeaaanı bazı şeylarıııı

    ben: fatal error

    toplumun nerelere gittiği zerre umurumda değil, dünya üzerinde toplumlar aşağı yukarı aynı derecede yozlaşmış, sanayi devrimi insanları kapitalizm kölesi yapmış, zaten beni de yapmış ki bu sesleri starbucksın işlek bir mağazasında dinliyordum

    sorunum: n e d e n a y n ı a n d a f a r k l ı k o n u l a r k o n u ş u l u r k e n
    ve kimse duymazken
    b e n h e p s i n i a y n ı a n d a d u y u y o r u m ...
  • --- spoiler ---

    çınlama ile beraber eğer hiperakuzi durumu da varsa işte o zaman felaket demektir..hiperakuzi nedir kısaca ondan bahsedeyim..hiperakuzi kişinin normalin üstünde işitmesidir ki her tür ses hiperakuzili kişiye çok şiddetli gelir ve kulakları rahatsız olur...ben de her iki kulakta çınlama var ve her iki kulak da hiperakuzi durumu var..biri yanımda yüksek sesle bağırsa yerimden adeta havaya sıçrıyorum ve kulaklarımda aniden ağrı başlıyor..ağrı diyorum ama bu bildiğimiz canı acıtan ağrı gibi değil..tuhaf bir ağrı ve oldukça rahatsız edici...saatlerce devam ediyor ve bir süre sonrasında bu tuhaf yada garip ağrı azalıyor ve duruyor..tamam geçti artık diyorum..sevineyim tabi ki..bu tuhaf ağrı geldi geçti gitti..fakat durum öyle değil..bu tuhaf ağrı geçti ama ardından bir başka ses geldiğinde bu tuhaf ağrı tekrardan başlıyor..tekrar kurtardım diyorum hiç umulmadık yerden bir garip yada acayip bir cızırtılı ses geliyor kulağıma..yada yemek masasına konulan porselen tabak sesi..çatal bıçak kaşık sesi..felaket bir şey bu...bitmez bu işkence..çınlama bir taraftan , hiperakuzi durumu bir taraftan...akşam sessizliğini iple çekiyorum..evdekiler yatsalar da bende biraz rahat etsem diyorum kendime..çok zor bir durum..eğer kulaklara ağrı veren ses gelmişse asıl dertten daha sonrasında kendini gösteriyor..tahmini 10 -12 saat sonra zırzır çınlayan kulaklardaki seslerin frekansında artış başlıyor..bu ne..? niye azdı diye kendime sorular soruyorum..tamam ya , gündüz birisi yanımda bağırmıştı onun için azdı..hiperakuzi durumu var ya..eyvah 10 - 12 saat önceki normal seyrinde olmayan yüksek çınlama sesleri adeta füze gibi fırladı..hadi gel de uyu...uyumak istersin ama illet sesler beynimi kemiriyor ve şiddeti artmış vaziyette.. bilirim azalacak ama azalması o kadar çabuk ve kısa sürede olmayacak..
    --- spoiler ---

    alıntıdır.