şükela:  tümü | bugün soru sor
  • siyonizmin kölesi olmuş bir yazar arkadaş. siyonist globalist shill. jordan peterson fanboy.
  • hafif özürlü bir yazar fazla üstüne gitmemek gerekir. yaziktir.
  • muhalifliği, bazı hassas konularda duyar kasması sizde karşınızda aklı başında bir insan olduğu sanrısına asla uğratmasın, çünkü kesinlikle diyalog kurulamayan, insanlara işkembeden salladığı ithamlarla maymun siktiği iddiasına kadar gidebilen çöp bir varlık. bir de kendisiyle farklı düşünen herkese çomar deme hastalığı var. eleştiriyle aşağılama arasındaki farkı bilmiyor. eleştiri kültürü zaten yok, bir de kendi eleştiri üslubuna göre karşılık alınca sinirlenecek kadar da kendini bilmez bir şahsiyet.

    kendisiyle ne yazık ki yolum şöyle kesişti: zamanında eski iş yerimde yaşadığım bir diyaloğumu bir başlığa taşımıştım. bakmak isteyenler buyursun: (bkz: #81653963) bu arkadaş da bu duruma çaylakken bir şey yazmış, bugün gördüm. buyurun, bakın ne diyor: (bkz: #81654126) "aman da aman ne sallamış yazarmış, bunlar 1 avuç kepekle afrika'daki tüm maymunları da sikermiş, benim öyle ayar vermek ne haddimeymiş, o müşteri beni itin götüne sokar sokar çıkartırmış." ahahahahahah, halbuki tükkan benim olm, kârım da, zararım da benim. salladığım bir şey varsa o da, orada konuşmayı daha da kibara indirgemem oldu. çünkü hem bu konuda, hem de diğer bazı durumlarda daha ağırını da konuştuğum oldu. zaten kavga etmeyi seven bir insanım, geri zekalılığa karşı da aşırı bir hassasiyetim var. siz ister şımarık dersiniz, agresif dersiniz, densiz dersiniz bilmem ama zengin küfür dağarcığımı bu tür durumlarda kullanmayı seven bir insanım. fakat, karşımda saygıdeğer, kibar ve güzel bir insan olduğunda kibarlıktan kırılacak seviyeye de çıkarım, o ayrı. buradaki asıl konu başka ama:

    kendisi sanki 7/24 kıçımın dibindeymiş de, olaya şahit olmuş, olay da öyle gerçekleşmemiş gibi götünden bir takım geçersiz iddialar sallayarak, "beni" sallamakla suçlamış. bakın, eleştiri bilmeyen insan götünden herhangi bir veri olmayan terbiyesizce sallar durur. burada da aynı durumla karşı karşıyayız: birebir şahit olmadığınız konularda bir şey yazan insanların doğruluğunu eleştiremezsiniz. bakarsınız düşüncelerine, düşünceleri sonuçta somut haliyle önünüzde serilidir, öyle eleştirirsiniz. bu, düşünce düzeyinde bir eleştiridir ve haklı argümanlarınız varsa eğer; buyurun gençler, pist sizin. ama "sallamış, o öyle olmaz, böyle olur." demek nedir ya? sanki kitabını yazdı, dünyadaki her şeyden sonra bir tek leylek kaldı kendisine.

    şimdi ben bunu yazdığını gördüm, sinirlendim tabii. bana gelen eleştirinin üslubuna benzer -fakat kesinlikle o üsluptaki kadar sert değil çünkü orada maymun sikmek gibi garip bir fantezi ürünü küfür kullanılmıştı- bir mesaj attım. sikerim de dedim. geri zekalı da dedim. sıçmık bile demiş olabilirim. ahahahahah... dedim, dedim doğru. şimdi karşılaştırmayı siz yapın: "müşteri seni itin götüne sokar sokar çıkartır, sorsan hepsi 1 avuç kepekle afrika'daki tüm maymunları da sikiyordur bunlar, öyle de beceriklidir." yorumuyla bunu aynı teraziye koysanız hangisi daha ağır basar? bence karşıdakinin dediği daha ağırdır. aslında olay bunların denkliği değil, birine böyle laflar ettiğinizde aynısını işiteceğinizdir. ben de aynı üslupla cevap verdim tabii, çünkü daha azını hak etmiyor. ayrıca, ben kimsenin karşısında büyüklük, kibarlık, iyilik yapmak zorunda değilim. "bırak büyüklük sende kalsın" diye diye sineye çektiğim olayların kahramanları daha büyük yüzsüzlüklerle daha sonra karşıma çıkmışlardı. o bakımdan kendisi, işittiği lafların tümünü hak etmiş, fakat yine de bana "sen kibarca yaklaşsaydın böyle olmazdı" diyebilme cüretini bile göstermiştir. inanılır gibi değil. düşünsenize; birine ilk siz küfrediyorsunuz, sonra o kişi de size küfrediyor ve sonradan öğrendiğim kadarıyla benden yaşça büyük olan ve sırf bu yüzden kendini daha bilgili ve olgun gören bir kişi, beni bu yüzden ayıplıyor, haksız olduğumu iddia ediyor ve eleştiriyor. ben bu kadar yüzsüzlük ve kendini bilmezlik görmedim. ayrıca bana "ya ben kadınım, bu söylenir mi?" de diyebilirdin diyor -kendince bir kadına bunu söylemekte zerre sorun görmeyen bir herif-. öncelikle şunu belirteyim: asla cinsiyetimi kullanarak "ben kadınım uleğğnn, sen bana bunu nasıl söylersin?" demedim kimseye, demem de. sırf kadın olmakla kimse haklı olmaz. bana bir erkeğe konuştuğu gibi de konuşabilir, yeter ki söyledikleri tutarlı, doğru olsun ve söyledikleri bir işe yarasın. fakat bu tipin anlamadığı konu şu: sırf birini canınız öyle istediği için eleştiremezsiniz.

    neyse, biz bu arkadaşla biraz konuştuk, tabii çiçek böcek söylemedik birbirimize. ben de o sırada yazdıklarına biraz baktım. ilginç, orijinal bir fikri ya da uzmanlaştığı bir konu yok tabii ki. fakat ortak nokta olarak muhalifliğimizin örtüştüğünü gördüm. daha barışçıl yolla çözmeye karar verdim konuyu ve dedim ki: "arkadaşım, sil onu, birbirimizi de engelleyelim, olsun bitsin. bir daha da yollarımız kesişmesin." buradaki derdim birinin benim hakkımda yazdıkları da değil aslında. bu herifin yazdığını kim sallar fakat en azından konuşma süresince kendi yaptığı yanlışın farkına varıp, bunu olgun bir şekilde kabul edebilecek ve olayı kapatacak mantaliteye sahip olmadığı için ona bu malzemeyi ben vermek istedim. ben istedim de bu böyle oldu olsun dedim. yoksa kendisinin "ya arkadaş sen bir konuda haklısın, ben öyle osuruktan tayyere bir şey sallayıp, hiç tanımadığım bir kimseye küfretmemeliydim." olgunluğuna erişemeyeceğine kesin olarak karar verdiğim için böyle bir şey yaptım. sonra o durumu "ben istediğimi aldım" olarak yorumladı. ahahahahah... normalde bana cevap vermeyi bir lütuf olarak gören herifin benim dediğim bir şeyle tatmin olması "tutarlılığını" sizlerin yüksek yargısına bırakıyorum.

    peki neden bu herifle konuşmayın dedim? normalde birine mesaj atmadan azıcık profiline bakarım, gereksiz biriyse cevap atmam pek ama o sinirle hiçbir ön araştırma yapmadan mesaj atma yanlışına düştüm. kendisinin favori tartışma stilleri de tek tek çıkardım. onlar da bakın bunlar:

    -hadi canım başka yerde havla...
    -gel, adres veriim gel.
    -çomar.
    -sokak köpeği.
    -hadi canım sağdan sağdan...
    -ben ingiltere'ye mal almaya geliyorum, gelince alacağım mal sen olmazsın.
    -kızım sizi neyle besliyorlar böyle?
    -senin gibi kuduzlar...
    -giderken de bakkal salihden lolipop al hipo abinin hesabına dersin o yazar. hadi bakim...
    -ne bekliyorsun haspam?
    -benden cevap alabildiğin için kendini köpeklerin asili olarak görebilirsin artık.
    -neyse abicim işine gücüne...
    -30ların ortasına gel bir daha yaz belki kale alırım...
    -köpeğin duası kabul olsa malum kemik yağardı.

    gördüğünüz üzere sevgili arkadaşlar, fallacious arguments kültürü olan herkesin haline acıyacağı bir şahısla karşı karşıyayız. şimdi, bu şahsiyetin zeka, eğitim, kültür, ahlâk seviyesini siz düşünün artık. ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin diline pelesenk olmuş, alabildiğine basit, alabildiğine varoş ve klişe lafların salatasını sizin önünüze, kendi yorumuymuş, kendi eleştirisiymiş gibi koyuyor. ilk başta komikti, kabul. fakat sonra gerçekten yaşça sizden büyük olup da, böylesine kötü bir karakter ve ahlâka sahip olan birinin size umutsuzca ders vermeye çalışma çabasını üzülerek izliyorsunuz. size tavsiyem kendisiyle zerre muhattap olmamanızdır.

    normal şartlarda konuşmadan sonra muhabbeti kapatacaktım. baktım, bir de gitmiş o pek "möhim" küfürlerinin altına edit geçmiş. benim öyle bir istekte bulunarak ne kadar da şımarık bir yavru kedi olduğumu söylemiş. sonra bunun hakkında başkaları ne diyor diye bir baktım. başka birisi tam da bugün onun nick altına olumsuz bir şey yazmış. gitmiş bu da çocuk gibi onun nick altına yazmış. ahahhahaha... ya gülmeyeyim diyorum da tutamadım kendimi ya. sidik yarışının ne düzeyde olduğuna bakar mısınız?

    peki ben bu uzun entryi neden yazdım; gelen geçen bu şahsiyetin ayrıntılı özetini görsün de, kendisini eleştirme zahmetine katlanmadan aradığını bulsun diye. zaten herkes kısa bir konuşmayla bile, karşısında olgun olduğunu iddia eden bir ilkokul öğrencisinin olduğunu fark edebilir. bu da ona güzel bir ders olsun. önüne gelene işkembeden salladığında, aynı kullandığı üslupla yanıt alacağını öğrensin. her ne kadar yaşı pek ulu olsa da... ahahahhaha...

    hiç editlemeden not: kendisi beni engellediğini söylemişti. fakat benim, onun hakkında neler yazabileceğim konusunda en az bir mahalle karısı kadar meraklı olduğu için bu yazdıklarımı görecek, belki bana birkaç söz daha söyleyecek ya da bana mesaj atacaktır. bundan da adım gibi eminim, bu düzeyde biri çünkü.

    bir de burada yazmayacaktım ama kendisi başka bir klişe laf kullanarak özel mesajda bana "yazık kimin çocuğuysa" deme terbiyesizliğini göstermiştir. benim hakkımda kim ne düşünürse düşünsün, benim için aile kutsal bir kavramdır ve sevgili annem ve sevgili babam son derece düzgün ve saygın insanlardır. beni terbiyesiz olarak görün isterseniz ama aile terbiyesinin haricinde de insanlar ve olaylar kişileri şekillendirirler. ben tamamen kendi şahsına münhasır bir insanım ve benim görüşüme göre bir insanın yalnızca kendisine eleştiri yapabilirsiniz, ailesine laf edilmez. bu çok aşağılıkça bir şeydir. o yüzden ben onun yaptığını yapmıyor ama yine de kendisine anneannemin annesinden özlü bir söz söyleyerek bir hediye vermek istiyorum:

    söyleyeceğin varsa, işiteceğin de vardır sevgili hiphopotam
  • hıyarın teki.
  • vatan bilgisayar'da çalışıyor galiba. bu kadar savunduğuna göre.
  • bazı mahluklar vardır içinin pisliği, kokuşmuşluğu dışına vurur. ha işte onlardan birisi de bu "hiphopotam" takma adında yazan kimse odur. bu mahluklar içindeki pisliği normal hayatta içinde tutup genelde gelip buraya da kusarlar. bu da benim onun hakkındaki tahminim olsun.

    ıslah olması gerek. insanlık ve diğer canlılar için tehlike teşkil etmekte!
  • sözlüğü instagramla karıştıran bir tip. bir konuyla ilgili fikir belirtecek bir bilgiye sahip olmadığı gibi, bunu anlatabilecek dil kabiliyetine de sahip değil. instagram yorumu yapıp, gönder'e basıyor. bir de biraz hevesli herhalde. her konuda yazmaya çalışması, kendini başarısızca kanıtlama çabası olarak biraz komik duruyor. aslında acıyorum da kendisine biliyor musunuz? kendisinin sahip olduğu özellikler bir insanın hayatını ciddi anlamda zorlaştıran şeyler. çevresindekilere daha çok acıyorum ama.

    bir de kendisinin art arda girdiği, bir sürü entryi görünce aklıma şu şirin hipopotam geliyor: link oh, so cute. aynı kendisinin entryleri gibi.
  • yüksek özgüven, cehalet ve berbat üslupa sahip tipik bir yazar.

    etik dışı davranışları eleştiren insanlara
    "götü boklu politik doğrucu" sıfatını yakıştırmasıyla kalitesini ortaya koymaktadır.
  • lanetlendiğini görünce üzüldüğüm yazar. şu aktroller nasıl lanetlenmiyor, uçurulmuyor da hep muhalifler lanetleniyor anlamıyorum. kasten yapıldığını düşünmeye başlıycam artık. neyse en yakın zamanda aramıza döner umarım.