şükela:  tümü | bugün
  • olması gereken başlık: batının hristiyan ya da dinsiz toplumlarının müslüman toplumlardan daha müslüman olmaları

    bunu artık kendimize itiraf etmemiz gerek.
    batı ve kuzey avrupalı alkollüyken sokağa kusar, işer ama alkollüyken bile sokağa kolay kolay çöp atmaz. bizde ise alkollü ayık hiç fark etmiyor her zaman her yer çöp içinde.

    ilk kez finlandiya'ya gittiğimde sabah erken saatte sokağa çıktığımda karşıdan gelen güzel bir bayan bana gülümseyerek selam vermişti " aha harbiden de burda kadınlar teklif ediyor lan galiba sabah böyleyse akşam bombastik olacak" demiştim ki arkadasından gelen kadın erkek fark etmeksizin herkes selam verince anlamış ve utanmıştım. batının insanı allah'ın selamı olsun olmasın gülümseyip selam veriyor birbirine.

    ülkemizdeki hemen her ticari işletmenin hayali ya yüksek ücretten araplara mal satmak (parasını alabilirse süper kar) ya da avrupa'ya satmak (az ya da çok alır ama verdiği her sözü tutar diye.)

    polonyasını bulgarını saymazsak avrupalıdan kazık yiyenimiz azdır.

    ama yerlisinden kazık yemeyenimiz yoktur.

    batıda herkes trafik kurallarına uyar. ben istanbul'da sıkışık trafikte sağ şeritten gitmiyorum çünkü emniyet şeridinden giden yavşakları gördükçe kan beynime sıçrıyor. çoğusunun da arabalar pahalı ve arkasında ümmet muhammed osmanlı tuğrası besmele falan yazıyor.

    bir keresinde bir grup fransızla, onların bana öğrettiği king and slave diye bir iskambil oyunu oynamıştık. kuralları şimdi hatırlamıyorum ama iyi blöf yapmak üzerineydi. ulan birinci elde kaybedip sonraki 5 eli ardı ardına ben kazanmıştım. herifler oynamayı bıraktıydı. hem sevinip hem de utanmıştım. adamlarda yalan söylemek blöf yapmak genlerinde yok. yapanını yetenek sayıyorlar.

    batının köylüklerine gidiyorsun ulan orada bile yere çöp atan yok. isveç çöp ithal ediyor. bizim köyün tarlalarında bile tarla sınırlarında kırık dökük olduğu için kullanılmayan su borusu falan bulursun, gübre çuvalı bulursun. adam kendi tarlasına bile çöp atıyor.

    helsinki'de bir hintli elemanla tanışmıştım
    dedim: aga burda yemek çok pahalı sen nasıl çözüyorsun.
    _öğrenci restoranları var oralara git oralar ucuz dedi
    dedim :ben öğrenci değilimki
    _e noolcak öğrenciyim dersin
    ya kimlik sorarsa
    _evde unuttum dersin
    olurma la öyle saçma şey?
    _olur olur onlar sana inanır. yalan söylemeyeceğini düşünürler çünkü onlar yalan söylemeyi bilmezler bizim doğulular gibi.

    romanya'dan falan zırt pırt gelenleri saymazsan doğru düzgün dilenci yok çocuk işçi yok.

    işçi hakkı diye bir şey var arkadaş. insan hakkı diye bir şey var.

    göteborgun neredeyse tamamı merkezi sistemle ısınıyor. ama senin bildiğin gibi değil. tüm şehre bir kaç merkezde depolanan sıcak su gönderiliyor. o kadar soğuk olan memlekette sıcak suyu çok ucuza mal ediyorlar.

    kızın teki sahilde tamamen soyunup mayosunu giyiyor biri de çıkıp laf bile atmıyor bakmıyor bile ulan kız soyundu bi bakan bendim arkadaşım dürttü "bakma lan öyle türk olduğunu belli etme bu kadar" dedi.

    batıda herkes tarafikte efendi efendi gidiyor bi bakıyorsun ilerden bir araç camlarını açmış bangır bangır bir müzikle mahalleyi inletiyor. yaklaşınca gürültü netleşiyor çalan müzik ya arapça ya da serdar ortaç ve ya tatlıses. resmen utanıyorum yerin dibine giriyorum.

    senin o onbinlerce lira bayıldığın kredisini yıllarca çalışıp ödediğin arabanın üretildiği fabrikadaki en alt seviye işçi, ihtiyacı varsa eğer ve birikimi yoksa, o arabaya 1 bilemedin 2 yıla sıfırını alabiliyor. ki bisikletinden dolayı ihtiyacı olmadığından ona ayıracağı parayla çoğunuzun gitmek için bütçe ayıramadığı tatil beldelerindeki otellerde senin asla kalamayacağın ucuzluktaki fiyatlarla on numara tatil yapıyor. (kuzenim hollanda'dan ayarladığı tatili, benim ayarlayabileceğimin neredeyse yarısına yapıyor)

    aga bu ülkenin firki ve sınai haklar kanunu daha bu sene çıktı. yani kopyalamak yani başkasının bi tarafını yırtarak ar-ge yaptığı yatırım yaptığı ürünün, fikrin çalınmasını engelleyen kanun bu sene yürürlüğe girdi. bu seneye kadar 95 ten beri sadece khk sı vardı ki önceki khk da şu anki kanunda da hala eksikler var. bu ülkede teknoloji, tasarım, sanayi, ar-ge o yüzden gelişmiyor. adam akıllı bir kanun olmadığı için sanayici argeye para ayırmıyor "ben başarılı bir iş fikri ya da ürün ortaya koyarsam buna yatırım yaparsam biri gelip aynını kopyalar ben de boşu boşuna zarar ederim. o yüzden ben de yatırım yapacağıma inovasyona, ben de milletten kopyalayayım" diyor. çünkü kopyalamanın fikir çalmanın cezai adam akıllı bir yaptırımı yok. bilinci hiç yok amk!

    daha geçenlerde dürzünün teki tazminat parası helal değildir diyordu. lan o para işçinin iş güvencesi. mazlumun zulme uğramama kalkanı. nasıl helal olmaz bu?

    ulan ahmet şık'ın kadri gürsel'in nasıl bir fetö bağlantısı var o ispatlanamıyor ama tutuklu tutuluyorlar. darbenin elebaşlarından dişli generalin kardeşi hala serbest ve akp de görev yapıyor milletvekilliği bile düşürülmedi. bu mu adalet? bu mu hak?

    batı kendi vatandaşları arasında kul hakkı yemiyor. biz yiyoruz. ama batı, devlet politikası olarak biz sözde müslümanları sömürüyor ya da biz kendi kendimizi sömürtüyoruz. allah demiş ki "kul hakkı yiyip karşıma çıkmayın!" hangi taraf daha müslüman?

    kısacası: avrupalı atesist ve hristiyanlar bizden daha müslümanlar. sadece islamın 5 şartını yerine getirmiyorlar onun dışında tüm felsefesini yerine getiriyorlar. ortadoğudakiler ise sadece 5 şartı yerine getirip islamın geriye kalan hiç bir şeyini yerine getirmiyorlar.