şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'de kendisini müslüman diye tanımlayan insanların yüzde 99.99'unun hakkında zerre bilgisi olmadığı din. halbuki hristiyanlığı eleştirdikleri noktalarda en doğru ve bozulmamış din sandıkları islamın ondan hiç geri kalır şekilde olmadığının farkında değiller.

    * efendim isa'nın heykelini yapmışlar, ona tapıyorlar.
    - muhammed'in hırkasına, sakalına, ayak izine tapınmanın da farklı, mantıklı bir sebebi var zaten.

    * haç var böyle tam da totem gibi, cansız nesneyi put yapıp kutsallaştırmışlar.
    - küp şeklinde koca bir taşın etrafında her sene dönmek putlaştırmak değil sanki.

    * azizlere de tapıyorlar!
    - her köşe başında, hatta cadde kavşaklarının ortasında binlerce neredentürediğikimdenyetkialdığıbilinmeyenşeyhefendibinhayrullah-ı-adem hazretleri türbeleri ve onlara el, ayak, yüz süren kişiler yok sanki bu coğrafyada.

    * hristiyanlık değişdirilmiş!!
    - kutsal kitabında yapılmış bariz matematik hatasını bir taraflarından uydurdukları katsayı ile başarısızca düzeltmeye çalışıp iyice sıvayanlar mı söylüyor bunu?
  • hristiyanlıkla ilk olarak bizim ortaokula gelen brezilyalı elemanlar sayesinde tanıştım.

    tabii o zamanlar sivilceli birer ergen olmamızdan ve bol miktarda islam propagandasıyla kafamız sikildiğinden çocuğa "yeaa sizin dininiz değişmiş amk. neden inanıyon öyle bişeye" falan diyorduk. adam da yok öle bişey falan diyordu. tabii garip gelmişti bize ilk olarak. çünkü kelli felli örtmenlerimiz "hıristianlık denişmiş. müslümanlık en bi süper" tadında ders anlattıkları için bizim için realite bu idi ve ilk defa bu tezgahtan geçmemiş biriyle karşılaşıyorduk. zamanla anladık ki onların başka bir gerçekliği var. bize burada karşılaştırmalı olarak anlatılmadığı için esip gürlüyoruz kendi kendimize.

    neyse tabii çocuk olduğumuzdan olay hemen futbol muhabbetine geldi. hemen bir maç organize ettik. zannediyoruz ki adam pele gibi oynayacak, tsubasa gibi kartal vuruşu falan yapacak. halbuki baroni'den bile kazma çıktı. bak bir ders daha aldık. mesela bunu sergen yalçın da tecrübe etseydi çocukluğunda "italyan stoperler süperdir, alman kaleciler biriciktir" tadına genellemeler yapmazdı.

    evet bu brezilyalı çocuklar genellemenin ve her boka kendi dar pencerenden bakmanın ne kadar salakça bir şey olduğunu öğretmişti bize. biz 12 yaşında aymaya başladık, ama adamlar 62 yaşına gelse de hala o alevi bu rum şu ermeni diye siyaset yapıyor. kapalı ve kısır bir çerçevede yetişip dünyaya nizam vermeye kalkıyor. mallık değil de ne?
  • budistler tarafından özellikle islam'a pişman ediliyor diye düşünüyorum; yoksa baba oğul ve kutsal ruh'a inanan böylesine güzel bir kitlenin fethullahçı olup kömür yardımı almaması harbiden yakışıksızdır.
  • semavi dinler arasında akla en yakın geleni. mezhep olarak da protestanlık tabi ki. inanmıyorum ama inanacak olsam bir dine hıristiyan olurdum.

    peygamber olarak ortaya çıkarılan kişi hakikaten peygamber gibi yaşamış hayatı. isa hayatı boyunca hiçbir kadınla sevişmemiş, bunun arzusunda olmamış bir adam. etrafındakiler onun yüceliğini bildikleri halde o bundan istifade edip 5-10 kadınla evlenip gününü gün etmeyi düşünmemiş hiç. annesi de hiçbir erkekle ilişkiye girmeden tanrının lütfuyla hamile kalmış ve isa peygamber dünyaya gelmiş. isa hayatı boyunca derbeder yaşamış, parada pulda gözü olmamış, tam bir peygamber gibi mucizeler yapmış, ölü insanları diriltmiş. körlerin gözlerini açmış, suyun üzerinde yürümüş. çok acayip yaşamış bu hayatı. inanılmaz felsefik güzel cümleler sarfetmiş, mesela zina yapan bir kadını taşlamak isteyen yahudilere "ilk taşı günahsız olanınız atsın" demiştir. bu kadar muhteşem bir söz, hayran kalıyorum, inanasım geliyor adama bunları okuyunca bazen. veya bir diğeri yine çok karizmatik aramice bir söz olan ve isa'nın çarmıha gerildiği sırada söylediği "eli eli lema şevaktani" yani "tanrım, tanrım beni neden terkettin?" cümlesi. harikulade.
    diğer dinler ise inandırıcılıktan çok uzak. hz muhammed 10 küsür karısı olan, savaş ganimetlerinin 5te 1'ini kendisine ayıran bir adamdı. olmaz yani inanmam mümkün değil. musevilik desen zaten istesen de olamıyorsun, israiloğullarından gelmek zorundasın yahudi olabilmek için. soy ağacımı değiştiremeyeceğime göre musevilik direkt eleniyor zaten.

    dediğim gibi bir gün bir dine inanırsam bu hıristiyanlık olur.
  • hayran olduğum tek yönü evlilikleridir. hollywood filmlerindeki gibi olanları ama.

    erkek sadıçlarıyla rahibin yanında bekler, gelin babasıyla oraya kadar gelir. rahip kabul ediyor musunuz falan der, gelin öpülür. koşarak çıkılır, arabaya binilir gidilir. hepsi toplam yarım saat etmez.

    bizde ise kıza ne takılacak, ne giyilecek, kim gelecek, o onunla oturacak mı, damat kız tarafından şunun bunun elini öptü mü, alp er tunga öldi mu, pasta geldi mi, tüy oldu mu, yün kalktı mı diye iğrenç bi süreçten sonra 6 saat boyunca kafa siken müziklerle iğrenç bir ortam. gelinle damat yorgunluktan harap düşer ama kimseye yaranamaz. lanet eder. herkes mecburiyetten orda, yorgun argın, suratlar beş karış. yerli düğünler yersiz uzun zaten. bitmez bi türlü.

    bu sebeplerle evleneceğim dönemde hristiyanlığa bi gir çık yapmayı düşünmüyor değilim.
  • islama en ufak bir eleştiri kabul etmeyen müslümanların hoyratça bir neşeyle dalga geçtikleri din. ama onların 4 tane kitabı vardı, evet.
  • bi' yüzlüğe bakar.
  • bugün genelde batı kaynaklı olduğu düşünülse de yahudilik ve müslümanlık gibi ortadoğu orijinli bir dindir. hristiyanlığın*erken dönemindeki ilk tartışmalar ve ilk ayrışmalar ortadoğuda yaşanmıştır (bkz: erken hristiyanlık). aslında isa yeni din getirmemiştir asıl amaç o dönem yozlaşmış olan yahudiliği ıslah etmek için vaaz da bulunmaktı. yani hristiyanlığı yaymak değildi amaç, yahudi olmayan kimseye vaaz edilmemiştir. erken dönemde kiliselerin havariler tarafından kurulmuş olması çok önemliydi. ilk kilise kudüste isa tarafından kurulmuştur. ancak bu kilise ibadet amaçlı değil toplantı amaçlı kullanılıyordu. ilk ibadet yaptıkları kilise ise antakya'da kurulmuştur. hristiyanlığı evrenselleştirmek için ilk adımı atan saint paul'dür. st paul ve havariler arasında yahudi olmayanlara da vaaz verilip verilmemesi konusunda çıkan tartışmalar sonucunda st paul galip çıkmıştır. sosyo-ekonomik koşullar nedeniyle ilk önce alt sınıflarda başlar hristiyanlığın kabulü. bunun nedeni insanlara başka bir dünyayı* vaad etmesidir.bu o zamanlara göre çok yeni bir şeydir tek tanrılı dinlerde ( yahudilikte hayat ölümle bitiyordu, çok tanrılı dinlerdeyse ölümden sonraki dünyaya inanılıyordu). hıristiyanlık yoksul kesim için öteki dünyayı önemli bir hale getirmiştir. bir bakıma adaletsizliği meşrulaştırmıştır. hesabın kesilmesini öbür dünyaya bırakıyor. marx'ın dediği gibi*; "din kitlelerin afyonudur ama öbür yandan kalpsiz bir dünyanın kalbidir." böylece yahudi olmayan kitlelere yayılarak evrenselleştirilmiştir hristiyanlık.
  • allah'ın insanları muhammed doğsun
    diye yarattığını düşünenlerin beğenmediği dinimsi.

    bu arada din olma kriterleri mi var benim bilmediğim.