şükela:  tümü | bugün
  • web sitesi açılmış film:

    http://www.hirsizvar.com/
  • imdb de filmin basrol oyuncularının hepsinin resmini koydurmus bi prodüksiyona sahip bir film sanırım..
  • (bkz: haktan pak)
  • türk işi ekşın. 21 ocak 2005'te sinemalarda.
  • insanı daha gösterime girmeden allak bullak eden bir filmdir kendisi...

    zira şahsen şimdiye kadar sinemayla ilgili belirlemiş olduğum kriterlerin hepsinin birbirine girdiğini izliyorum...

    bir filmde haluk bilginer varsa mutlaka görmek gerek.
    bir filmde mehmet ali erbil varsa yakınından bile geçme...
    birol ünel takip edilmeli, yaptığı her işi mutlaka gör...
    gamze özçelik denen sahte şeyin içinde bulunduğu hiçbirşeye ilgi gösterme...
    gülse birsel ilginç işler yapıyor, bakmak gerek...
    esra eron adı varsa biryerde yüzüne bile bakma...

    ne olacak şimdi?.
    bir yapımcı nasıl böyle bir ekip oluşturabilir ki allahaşkına... süper bir casting çalışması, tebrik ediyoruz...
  • fragmana bakılırsa iyi gibi duruyor. e kadroya bakınca biraz tezatlık var ki bundan bahsetmeye gerek yok. hal böyle olunca bekleyecez yapacak başka bişey yok.
  • afişinde gamze özçelik kişisinin dünyanın en güzel dişisi olarak gözüktüğü film.

    (bkz: bu ne)

    filme gelirsek: iddiasız, vasat üstü gibi gözüken bir pop corn ekşın-komedi filmi işte. vakit geçirmek için ideal gibi gözüküyor.
  • sitesi gibiyse yazık olacak sinema filmi. sitenin flash animasyonu iyi güzelde bir yerlerde birisi ya bir frame stop koymayı unutmuş ya da gereksiz bir scene kullanmış filmin künyesine girip iki üç link'e tıklayınca site sapıtıyor...
  • cekimlerinin sadece 6 hafta surdugunu duyunca hayal kirikligina ugradigim ve sirf bu nedenle gitmek istemedigim yeni turk filmi.
  • yeni bir moda da, eğlence maksatlı olan her $eyin boktan olabileceği, bunun yadırganmaması gerektiği.

    tuhafımıza giden meseleleri "gençler eğleniyorlar" diyerek geçi$tirebileceğimiz ümidiyle adam s.kmeye kalkan paragöz pezevenklerin sponsor tavlayıp, voli vurmaktan ba$ka bir i$e yaramayan filmlerinden artık bezginlik geldiğini anlamak güç olsa gerek bazı bünyeler içün...

    bu girizgah sonrasında, en kısa tabiriyle, sinir bozucu bir film bu. yazık ki, haluk bilginer, birol ünel, fatih akın gibi terakkiperver kimseler de bunun içersine alınmı$ edilmi$. kanımca bu da, filmin yönetmeni olma görevi verilen oğuzhan tercan'ın, filme az da olsa bir düzey getirme, filmi bir baltaya sap etme çabası idi. ama heba olmu$ hepsi.

    ha neden sevmedim? sevmek ne kelime nefret ettim.. halbuki pek sevgili bir kö$e yazarımızın dediği gibi; "gamze özçelik'in destansı performansı, ba$ döndürücü bir kurgu, öyle $enlikli $enlikli koreografiler var filmde. müzikleri de mis vallahi, adeta bal damlıyor filmden. e bre iblis lem! sen dü$man mısın türk sinemasına, pu$t musun nesin?" diye soracak olanlar, ba$larını ka$ımaktalar... ben gene de serin gelin derim..

    bir defa tüm bu saydıklarımın (yani filmin varolmayan meziyetlerinin) külliyen yalan dolan olduğunu köpek gibi bilen bir çok insanın, filmi göklere çıkaracağını, öve öve bitiremeyeceğini hepimiz biliyoruz. ama artık, kö$e yazarlarının boktan ve de medyatik yerli film sevdası, kimsenin yemediği bir nane. o nedenle kimse bo$una poposunu paralamasın, klavyesine sarılmasın.

    filme gelelim;
    toplumsal krizlerin patlak verdiği yakın dönem banka operasyonlarından birinde, götü göbeği dobejle$mi$ bir banka patronunun evinin tmsf tarafından bo$altılmasıyla ba$lıyor hikaye. bu sahnenin sonrasında;

    dobej hortumcu elemanın karısı (gülse birsel), onun, modacı olması hasebiyle mutlaka e$cinsel görünümlü olması icap eden erkek karde$i (haluk bilginer), mafya babası mı ne bok olduğu belli olamayan bodos ekrem (m. ali erbil), ne idüğü belirsiz karakterler olarak birbirleriyle hebele hübele dala$an garibim fatih akın, ondan daha da garibim birol ünel ve manken ceren rolünde gamze özçelik hikayeye dalıyor.

    daha sonra;
    dünyanın en rezil biçimde gerçekle$en medya ele$tirilerini mi, güya kulis arkası moda alemini sergileyeceğim, yerecek, ele$tirecek, eğlence malzemesi edeceğim derken rezilliğin dik alası yine kendisi olan defile sekanslarını mı ararsınız, bayramlar seyranlar mı?

    nice manasız, gerzek ve gereksiz karakterle filmin son dönemde moda olan "kesi$en öyküler.. la la laa" ekolünden tarafları da mevcut. bir hikayeden söz etmek mümkün, ancak bir senaryodan söz etmek olanak dı$ı. kim neci, ne yapıyor, ne oluyor, kim kime, dum duma demeden filmin saçmalamaktan yana zengin skalası geni$leyiveriyor...

    dangıl dungul ilerleyen ve ne çüke merhem olduğu belirsiz müzik de cabası. ayrıca, filmin ses ku$ağının üzerinde muhtemelen birileri harman dalı oynamı$. yahut halay etmi$, kasap havası dönmü$ olsa gerek...

    zira, özellikle kovalamaç ebelemeç gübelemeç sahnelerinde, bilhassa fatih akın ve birol ünel'in diyaloglarında bir bok anla$ılmıyor.

    pek bilmi$ andaval seyircinin pelesenk lafıdır hani "hollywood prodüksiyonu i$te, hıh!?" bu kelam, hakikaten de en bi skindirik bruce willis aksiyonundan, romantik komedisine kadar dillendirilir. ancak, bizim meselemiz aksiyon. dersimiz ya da..
    hırsız var ile görüyoruz ki, doğru düzgün bir aksiyon filmi senaryosu bile yazılamamakta hala. bunca örneği görülmü$, bunca örneğinden tiksinilimi$ken, ve filmin ba$ında akademisyen bir isim olmasına rağmen.

    $imdi...
    oğuzhan tercan, akademik, bilgili, görgülü, görmü$ bilmi$ geçirmi$ bir insandır. bu filmin de yönetmenidir. tamam, medyapım denen, kepaze ürünleriyle memlekette sivrilmi$ $irketin kılıcı her an boğazında idi belki, belki de kendi beceriksizdi. ama film çekilmeden henüz ne diye bu denli bo$, boktan ve de sallama çay kıvamında bir senaryo ile yola çıkarsın be adam? yazık değil mi sana?