şükela:  tümü | bugün
  • açılın ben geldim.

    şu kısacık ömrümde ahkam kestiğim, attığım tuttuğum, tükürdüğüm ve güzelce yaladığım bimilyononiki şey oldu. hepsini yedim. biddi.

    böyle bir şey var. cidden bak. yaşamak; karın ağrısı. varoluş sancısı, hesap-kitap, bir şeyleri planlama, çokça ego, az biraz kibir, insan olmanın getirileri mini kötülükler, içten gelen durdurulamayan fesatlıklar derken içinden çıkılamaz ve sizi robotlaştıran bir duygu dağılım bütünü. tecrübelerimizle yozlaşıyor ve bencilliğimizden makineleşiyoruz. ve bunu istemsiz yapıyoruz. çünkü günümüz şartları bunu gerektiriyor. okey.

    yalnız, hala bir şeyleri hesaplamadan, doğru-yanlış nedir düşünmeden, içinden geldiği gibi, olduğu gibi, sıradan, kalpten yaşayan insanlar var olm lan. hissederek yaşamak diye bi şey var.

    bu insanlara "neden" diye sorulmaz mesela. neden yok. sebep yok. sonuç var. oldu. bu kadar. o an öyle hissettin. öyle istedin. o an o oldu. nedeni yok.

    kırdığı, kırıldığı her şeyi hayatın getirilerine bağlayan, “canı sağ olsun” minvalinde yaşayan, hayattaki her şeyi affeden, kimseye kin gütmeyen, kimseden hesap sormayan ve kimseye sorumluluk hissetmeyen, ancak ve ancak sadece herkesin iyiliğini güzelliğini isteyen insanlar var.

    buradalar. yaşıyorlar. bizimleler. ve size bi şey diyim mi? çok güzeller.
  • bu aralar çooook çokca içinde olduğum durum. mutlu muyum ?(ki en çok bunu hissediyorum) heralde yani neden olmayayayayayım.