şükela:  tümü | bugün
  • ekşi sözlük'te bir sürrealist, yazar. birden karşıma çıkmasıyla keşfettim kendisini. hoşgeldin.
  • (bkz: altıncı his)
  • (bkz: foresee) (bkz: pre-cognition)
  • olacak bir hadiseyi önceden bilme-görme,hissetme. önsezi, içine doğma.
  • "hissi kalben vukuu" sandigim ve "olacak bir vukuatin kalbe his olarak dogmasi" diye bire bir ceviri yaptigim terimin doru yazilisi
  • son dönemin popüler kalıbı. bunu söylediğin an nurettin topçu'nun, erol güngör'ün, cemil meriç'in tüm külliyatını okumasan da olur. okumuş sayılırsın. herkesin takdirini kazanan münevver bir şahsiyet olarak bir devlet kurumu başkanlığına avlu niyetine bırakılırsın.
  • his bildiğimiz his, kabl önce ve el vuku da vuku bulmuş olay, yani gerçekleşmeden hissedilen ve sonrasında gerçekleşen olay demek.

    eğer olay gerçekleşmemişse bu söz grubunu kullanamıyoruz. olayın gerçekleşmesi ön koşul ve bunun için de bağımlı bağımsız olaylar, bağımlı bağımsız değişkenler ve en önemlisi ihtimaller söz konusu. olasılıksız kitabında kafede oturan david, içeriye araba girme olasılığını hesaplayıp gayet yüksek bulması sonucu içeriye arabanın dalacağını hissetmesi başka bir olay tabi, burada olasılık hesaplamıyoruz. o kadar şizofren de değiliz, belki de şizofrenizdir.(bkz: adam fawer)

    gün içerisinde bir çok olaylar düşünüyor ve bunların devam senaryolarını yazıyoruz kafamızın içinde, akşam kafamızı yastığa koyunca, banyoda vs vs..(bkz: yatakta kendi kendine konuşurken lafın lafı açması)(bkz: banyoda girilen hayali tartışmayı kazanmak).
    peki bu da sayılır mı hissi kablel vuku olarak? kısmen. çünkü eğer ertesi gün gerçekleşecek olayın devam senaryosu sizin dün akşamki senaryolarınızdan biri olursa, sanki daha önce o anı yaşamış gibi, aynı diyaloglara girmiş gibi hissedebilirsiniz. (bkz: dejavu)
    daha önce hayalinizde kazandığınız şeyi gerçek hayatta da kazanınca kuracağınız cümle "içime doğmuştu" olacaktır.

    peki ya bizim isteğimiz dahilinde olmayan şeyler? daha önce hiç konusu açılmamış olan şeyler?

    o sıralar öğrenciyim güney kore'de, yabancı öğrenciler olarak bir futbol takımımız var ve diğer üniversitelerle ara ara maçlar yapıyoruz. hava da sıcak maçları akşam yapıyoruz. maçta nasıl yorulduysam artık, duş alıp direk koydum kafayı yastığa maçın kritiğini yaparken uyumuşum. ama nasıl uyuma, rüyamda bir sağa bir sola dönerek mütemadiyen onu görüyor, sürekli bir şeyler konuşuyoruz, tartışıyoruz falan. neredeyse sabaha kadar onu gördüm rüyamda. sabah kalktım ama içimde bir sıkıntı bir değişik hissediyorum. telefona bakındım şöyle etrafta. sonra buldum, baktım bir mesaj, evet ondan "selam!"
    işte bu hissikablelvuku arkadaşlar, geriye kalan her şey olasılık hepimiz david caine'yiz.(bkz: olasılıksız)
  • telaffuzu çok sempatik, karizmatik. önceden vuku bulacakları hissetmek manasında.
  • bu güne kadar duyduğum en güzel kullanımı itirazım var filminin son sahnesinde yer alan sözcükler öbeğidir ve serkan keskin'e ne yakışır bunu böyle ağız dolusu söylemek.