şükela:  tümü | bugün
  • eski çin kaynaklarında geçen ve hunlardan önceki tarihlerde yaşayan bir kabiledir. kesin kanıtlar yoksa da hunların ataları olduğu kabul edilir. hatta bazı dillerde yazılışları dahi aynıdır.

    fakat teoman olsun, mete olsun bunlar hiung nu değil hundur.
  • sibirya taygalarından orta asya bozkırlarına inen, çin kaynaklarında "hu" olarak geçen türklerin, bir araya gelerek oluşturdukları birliğe yine çinlilerin verdikleri isim. bugün isimlendirdiğimiz şekli ile, ilk hunlar.

    bu sibirya kökenli göçebe türk kavimleri arasındaki birliği sağlayan ilk lider ise, ismi yine çin kaynaklarından öğrenilen teoman'dır. ünvanı ise "şen-yu" olarak geçer ki buna türklerin çeng-li dedikleri bilinir. tengri isminden devşirilmşi olması, hükümdarın kudreti ve ona olan bakış açısı ile doğru ilintilidir. bu ünvan daha sonra çinlilerin diline, imparator betimlemesi olarak da geçmiştir, ancak türk kökenlidir. teoman'da -ve daha sonra mete'ye- verilen bir diğer ünvan "ku-tu" ise, gök ve türk ilintisini belirterek, hem tanrısal kutsallığı hem de soy saflığını öne çıkaran bir yüceltici nitelemedir.

    arkeolojik, antropolojik ve etnolojik çalışmalara göre, hiung-nu'lar kısa boylu, iri yapılı, tıknaz, büyük ve geniş bir yüz yapılı, elmacık kemikleri çıkık ve çekik gözlü idiler. çin kaynaklarına göre ise, tamamı başlarının tepesinden aşağı inen bir saç örgüsü ile bağladıkları saçları epey uzun, yine aşağı inen sivri uzun sakallı ve bıyıklı idiler. bilim adamlarının üzerinde neredeyse fikir birliğine vardıkları konu bu paleo-asyalı topluluğun ilk proto-türk halkı olduğunu gösterir.

    bu göçebe toplumun, ilk birleşme ve yerleşik yaşama geçme denemesi denebilecek ilk ve asıl merkezleri, daha sonraları ötüken olarak adlandırılacak olan, modern moğolistan'ın kuzeyindeki orhun ve selenga bölgeleri idi.

    çin seddi'nin, hiung-nu'ların, çin'e yaptıkları ve çin'in karşı koymakta oldukça zorlandığı akınları kesmesi amacıyla yapıldığı bilinir.

    hiung-nu'lar* daha sonraları çeşitli kollara ayrılmış ve zaman içerisinde kendi içlerinde de anlaşmazlığa düşmüş ve büyük bir kısmı kavimler göçü denilen bir hareketle dünyanın çeşitli yerlerine yayılmışlardır. dönemin kesintisiz kuzey buzulları üzerinden amerika kıtasına kadar gidenleri olduğu gibi, avrupa ve tabi anadolu'ya yayılmalarla, çağımızın modern dünya toplumlarını oluşturan ana etmenlerden birisi olmuşlardır.
  • (bkz: proto türk)
  • çin kaynaklarında büyücülerinin kötü büyülere karşı gelmesi için yol üzerine koyun ve sığır kemikleri gömdüklerinden ve bunları büyüleyerek düşmanlarının elbiselerine koyduklarından bahsedilen, bizim hun olarak isimlendirdiğimiz kavmin asıl isimlendirmesidir.
  • türk boylarının, oluşumu ve dağılması esnasında bir araya geldiği belirtilen konfederatif devletçiklerden ilki. tam bir devlet aygıtı oluşturup oluşturamadıkları şüphelidir. şöyle ki mali ve insani kaynaklarını devşirmek için özel bir kurum olan t'ung-p'u tu-wei (kölelerden sorumlu komutanlık) kurulmuştur. bu ve benzeri kurumlar bir devlet ve hükümet aygıtına delalet edebilir.

    türk budunları tarihçisi allame-i cihan peter golden bu devletin etmenlerine hsiung-nu der.

    kökenleri ve aidiyetleri hala tartışma ve spekülasyon konusudur.

    ancak golden bu konuda şu tespitte bulunur: "kaynağı ne olursa olsun, bu kültürle en çok teşhis edilen altay halklarının giderek ön plana çıkması hsiung-nu-hun çağında olmuştur" (golden, 1992).

    hsiung-nu'lardan bahseden ilk çin kaynakları şan-yü t'ou-man'la (teoman) başlar. t'ou-man'ı öldüren oğlu mao-tun (mete han) ile devam eder.

    çin'i fethetme gibi bir arzuları olmadıkları tahmin ediliyor; tek amaçları çin mallarına erişim ve bu istifadenin güven altına alınması.

    en büyük yöneticisi, golden'a göre, shan-yü diye anılırdı.

    toplumsal hayatlarında kadınlar ile erkekler eşite yakın bir statü içerisinde yaşarlar; savaşın kendilerinin işi olduğuna inanır ve iyi ok kullanırlardı.

    şu çok açıktır ki bu devletçik, kendisinden sonra gelen moğolistan ve çevresinde kurulan türk ve moğol devletleri için bir örnek teşkil etmiştir.
  • xiongnu veya hsiung-nu olarak da geçer. halil inalcık "hsiung-nu"yu kullanıyor genelde.
  • 250 yıl boyunca steplerde (moğolistan ve orta asya) mutlak bir egemenlik kurup 500 yıl boyunca başta kudretli çin imparatorluğu olmak üzere komşularına inanılmaz büyük rahatsızlıklar verdiler. çobanlık ve avcılık yapmlarına rağmen, üstün savaş yetenekleri sayesinde moğollar ve hunlar dahil olmak üzere bütün göçebe devletlerden daha uzun süre yaşamayı becerdiler. moğol ve hunlarla akraba oldukları ileri sürülse de bu akrabalık ilişkisi halen kanıtlanabilmiş değildir. toplam nüfusları bir ila üç milyon arasında değişen ve çinlilerin "dağ barbarları" adını verdiği bu göçebe topluluğun tek bildiği şey savaşmak, savaşmak ve savaşmaktı. öyle ki zhao zuo adlı çinli bir mandarin şunları yazmış hiungnular hakkında: "tehlikeli yollarda ve eğimli dar geçitlerde hem at sürüp hem ok atabililirler; atlı çin askerleriyle bunu yapamaz. onlar rüzgara ve yağmura, kıtlığa, açlığa ve susuzluğa dayanabilri; çin askerleriyse o kadar dayanıklı değildir."

    bütün çabalarına rağmen çin imparatorluğu tarafından yenilgiye uğratılamayan hiungnu konfederasyonunu çökerten dış istila falan değil, mö. 57'de ve ms. 48'de patlak veren iç savaş oldu. çöküşün ardından göçebelerin bir kısmı çin'e giderken, diğer bir kısmı da -bir teoriye göre-roma imparatorluğu'nu çökertecek olan hunlar haline dönüştü.