1. hakkında bir tahminim olan hareket... sadece tahmin, hiçbir yeterli bilgiye dayanmıyor ve hiçbir dezenformasyon amacı da içermiyor... eğer sezgilerim beni yanıltmıyorsa;

    hizmet hareketi, akp'yi yıkıp akp içinden devşireceği kuvvetlerle yeni bir oluşuma gitmek istiyor. erdoğan'sız bir iktidar hedefliyor. bu iktidarın lideri de çok güçlü bir ihtimalle gül olacaktır. gül ve erdoğan, yeni dönemin en büyük rakipleri olacaktır. arınç'ın siyasi ömrünün bittiğini düşünüyorum. (bkz: arınç ve gül'ün erdoğan'ı satması)

    hizmet hareketinin erdoğan ile uzun zamandır süren kavgasının temelinde bana kalırsa bu yatıyor. istediklerini alamadılar ondan. batı da erdoğan'ı istemiyor. fakat hizmet hareketinin temelinde olacağı yeni oluşumu tam destekleyecektir.

    birkaç saat önce özelden de soruldu: bu aralar hizmet hareketi alevi kesime oynuyor, ne düşünüyorsun? prensip olarak söyleyeyim: ben kitlelerin çatışmasından değil, yakınlaşmasından yanayım. aleviler ve sünnilerin olduğu gibi, türkler ve kürtlerin de ve bunun gibi daha ne kadar kitlevi gerilim varsa... ben türkiye'deki sorunun sadece sistem sorunu olduğunu düşünüyorum. anadolu'da olan her şeyi içine alacak ve onların mutluluğunu sağlayacak bir sistemin mümkün olduğunu düşünüyorum.

    bu bakımdan, hizmet hareketinin alevilerle yakınlaşmak ve onların desteğini almak, belki de kaynaşmak istemesine olumsuz bir söz söyleyemem. bu tür diyalog kapıları daima açık olmalıdır. ama hizmet hareketinin çok temiz niyetlerle, hiçbir hesaba dayanmadan hareket etmeyeceğini de hepimiz biliyoruz. bana kalırsa böyle bir yeni oluşum süreci yaşıyoruz.

    hakkımızda hayırlısı diyelim...
  2. politically correct laf cambazlığının yeni ürünü.
    teröristin imralı, protestocunun terörist, zammın düzeltme, katliamın da tatsızlık olduğu yerde cemaat hareketsiz kalır mıydı?
  3. cemaatin yayın organı olan zaman gazetesinde görevli hizmet erbabı hüseyin gülerce bu hareketi şöyle tanımlıyor: "hizmet, dini bir hareket değil insani bir harekettir."
    uzaktan baktığınızda ne kadar ulvi bir tanımlama diyebilirsiniz. ortadoğu'nun kanla dolu bataklığının kıyısında küçük masum bir göletteki nilüfer çiçekleri sanki. sanki. yersen.
    gölette yaşam alanı bulan piranhalardan bir balık akit gazetesindeki köşesinde feryat figan şöyle buyurmuş:
    köşe yazısı için tıklayın
    hizmet tahrif edilmemiş tdk sözlüğünde şöyle tanımlanıyor: "birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma."
    güzel kelimelerle yola çıkmışlar gibi görünüyor ama kime hizmet?
    cevap tabii ki hemen hazır. halka ve insanlığa hizmet. zannedersin ki bu arkadaşlar veya yoldaşlar(!) kendilerini hizmet yoluna vakfetmişler. ama bu hizmet çarkı yeşil renkli banknotlarla dönüyor. toplanan paralar belli mevkilere hizmetkar yerleştirmek üzere uluslararası bir organizasyona kaynak sağlıyor.
    hizmetin kime yapılacağı noktasında işte zaman tayfası, akit tayfası ve ak tayfa artık zevkin nirvanalarında birbirlerine ters ters bakmaya başlamış durumdadır. kokain tabağından kafasını kaldırıp karşısındakini kesen ego canavarlarından zerre farkları kalmadı bunların.
    hareketin her hücresi aslında tabii bulunduğu oluşuma hizmet etmekle yükümlüdür. bu mafya tipi organizasyonların en temel özelliğidir.
    kime hizmet ettiği anlaşılamamış takiyye uzmanı sonradan görme güç müptezelleri artık tanrıya bile kafa tutar hale gelmek üzeredirler. sağdan soldan duyulan sesler bu çatırtılardır. ama tarih hep şunu yazar: iktidar ve güç bağımlılık yaratır. hizmet sadece de bunlaradır.

hizmet hareketi hakkında bilgi verin