şükela:  tümü | bugün
  • başım belada.
    hobilerimle başım belada!

    neden dibine iniyorum her hobinin?
    bilmiyorum...

    spora sardım bu ara.
    bu ara derken son 15 yıldır.

    ağırlık çalıştım. millet yazdan önce 3 ay çalışır. ben hayatımı ona göre ayarladım. protein-karbonhidrat dengesini araştırırken yıllarım elimden kaydı gitti resmen. boks yaptım; bileklerim yıllardır ağrır.

    akvaryum kurdum eve. birdi beş oldu. gece motor sesinden uyuyamaz oldum. piyasaya leleupi yavrusu sattım. çankırı'dan devamlı müşterim vardı. o kadar çok yavru leleupi sattım ki piyasa doydu. pazarım kalmadı. ne tuhaf işler...

    saatlere merak saldım; mekanik saatlere...
    bir tane alayım hevesim geçsin dedim. geçen gün saydım 26 tane mekanik kol saatim olmuş. bazısını hiç takmadım. neredeyse tamamı sovyet dönemine ait parçalar. sovyet saat endüstrisi konusunda türkiye'de önemli bir yerim olmalı aslında. zira benim kadar boş adam zor bulunur. çalışma masamda mig kokpit saati çalışıyor. görenler deli diyordur. harcadığım paraya bir rolex airking alırdım. ama almadım.

    şimdi de geleneksel tıraşla başım belada. altı üstü tıraş işte. permatikle ol geç. ama yok! olur mu hiç! illa şimdiye dek üretilmiş en iyi safety razor bende olacak. dünyadaki en keskin jilet o alete takılacak. her sabah en iyi tıraş sabunu finest tip porsuk kılı fırçamla köpürtülüp yüze sürülecek. safety razora takılan jilet yanaklarımda yağ gibi kayacak... 1961 model gillette makineye 270 lira verdim. iş arkadaşlarım faturayı gördü. bana acıyarak baktılar.

    bu hevesten sonra beni ne bekliyor bilemiyorum.
    tedirginim.
    hayatım hakikaten zor.
  • bazı uğraşılarınız aileleriniz tarafından kösteklenmiştir ve artık onlar sadece sizin için hobidir.

    bkz: "yahu ben sana yapma demiyorum hobi olarak yine yaparsın.."

    hemen bi diyalog patlatayım;

    - baba ben basketçi olmak istiyorum..
    + aah evladım önce bi okulunu bitir..
    - yaa babeee yeaaa!!
    + yahu ben sana yapma demiyorum hobbit olarak yine yaparsın..
    - nasıl ya?
    + lan eşşolu zik kadar boyunla ne basketi?
  • her geçen gün pahalılaşan uğraşlar. fotoğraf diyosun, makinesi, lensi, tripodu, hafıza kartı, abartırsan mac, photoshop vs. 5000 lira. balıkçılık diyorsun, kamışı italyadan, motoru almanyadan, yemi uzakdoğudan, abartırsan teknesi, sonar cihazı bir sürü para. uçurtma diyorsun, bin tane markası, çeşidi çıkmış. yürüyüş yapayım, kır bayır gezeyeyim dersin. ayakkabısı 300den başlıyor, gps cihazı, çadırı, matı, çantası 3000 lira da bu. bildiğin yürüyüş. spor salonu 1000 lira. bulmaca çözmeye devam.
  • maalesef ulkece geri kalmisligimizin gostergesidir. bende herkes gibi bilmezdim bu hobinin ne demek oldugunu cunku bizler yillarca hobiniz ne sorusuna kitap okumak, muzik dinlemek, sinemaya gitmek, futbol oymamak cevaplariyla buyumus bir nesiliz. ama iste isin asli oyle degilmis. yurt disina cikip yabanci insanlarla muhatap olunca anlasiliyor dunyada bu kavramin ne kadar farkli algilandigi. bizler icin sorulmasi cok muhim olmayan hobileriniz nelerdir sorusu dunyada en kritik ve kisinin karakterini en net bicimde ortaya koyan sorudur. cevaplari ise bizimkilere gore oldukca farkli; ata binmek, kayak yapmak, piyano calmak, yelkencilik, ... ıste bir gun bizde ulkece sadece cocuga bilgi yukleme amacli, sacma egitim sistemimizi degistirir ve kucuk yastan itibaren cocugun kendini, zevklerini ve dunyasini kesfetmesine izin verirsek bizlerde maddi manevi gelecege yatirim olacak faydali birer hobi elde etmeyi basarabiliriz.
  • keyif için yapılan iş. uğraşanın cinsiyetine göre kapsamı çok değişir ve zarara dönüşebilir. bilimsel olmayan, gözleme dayalı tespitlerime göre erkekler hobilerini fazlaca ciddiye alıp, mükemmeliyetçi ve aynı zamanda maymun iştahlı bir tutum sergileyebiliyorlar. 3 arkadaş bir araya gelip müzik yapıyorlar ve aşırı ciddiler, yanlış nota bastın, ritmi kaçırdın, akord kötü, gitar kötü, eleştiri, beğenmemezlik... hani hobiydi, hani keyif alınacaktı? sanki konsere çıkacaklar. bu tipler gidip en iyi davul, 50 baget, b b king'in çaldığı gitarın aynısını satın alabiliyorlar ama sonuç hiç değişmez. o gitar ayda yılda bir ele alınır, fotoğrafı çekilir, internete konur, tama davulun her parçası bir yana dağılır. motosiklete düşer, kask ve montla başlar, güvenlik önemlidir ama özel çantalardan da alır. neden aldın? uzak mesafe gideceğim. bir kere gider, dudağında uçuklarla döner ve bir daha o çantalar kullanılmaz. bisiklete sarar, bir motosiklet kadar 2 tekere para harcar. balık avlamak ister, çeşit çeşit olta, aksesuar alır, ama tutulan balık miktarı harcanan parayla artmaz. kayak yapacak olur, kiralamak yakışmaz erkek adama, 3 yılda toplam 15 gün ya kayar, ya kaymaz ama kayak takımı alır. dalacaktır, tüp, giysi, aksesuar alır. yılda kaç gün dalarsın? 2 yılda bir tatillerde. neden aldın? güvenlik önemli, giysilere işiyorlar vs. marangozluğa sardı birisi, orta çapta bir marangoz atölyesi kurdu, bir ev parası harcadı diye düşünüyoruz. marangozluk deyip geçmemek lazım alet işler, el övünür, öyle bir iş. dolap lazım dedi karısı, 8 ay sürdü yapması, çünkü adamın hobisi, işi değil. evde bir marangoz varken kadın dışarıya da yaptıramadı.

    kadınlar hobiye bulaştığında böyle olmuyor. en ucuz, en ekonomik, en kısa yoldan hedefe giderler. bilirler ki bitecek heves, amaç rahatlamak, unutmak. ahşap boyama, resim, dikiş-nakış, hepsinde malzemeyi ortak alırlar, artmasın diye ölçer, biçerler. sen sarı al, ben mavi, sen büyük fırça al, ben küçük... eller çalışır, gözler iştedir ama onlar bambaşka şeylerden konuşurlar. beğenmeseler de eleştirmezler, çünkü ancak bu kadar olur bilirler. 3 yılda bir kullanılan kayak takımına verilen para da, kapladığı yer de kadına fazla gelir. ama 50 ayakkabısı varken 51. yi ihtiyaçtan alır, gümüş şamdanlara, porselen yemek takımına, donna karan elbiseye, hermes çantaya servet verir, acımaz. lüzumsuz para harcamak değil konumuz, hobiye yaklaşım.
  • bırakılabilen birşeymiş ben bunu gördüm..

    herif "ses sistemi" hobisi edinmiş. tamam eyvallah. sonra gün geliyor bu ses sistemi parçalarını satmaya başlıyor ve bahane olarak ta "ses sistemi hobimi bıraktım, ondan satıyorum, valla lan" öne sürüyor.

    ben cv'ye yazacak hobi bulamazken millet hobisinden vazgeçiyor. peh..
  • bir tane bile edinemediğim hede. ulan arkadaş hiçbir konuda istikrar sağlayamıyorum ki. kitap okuyacağım diyorum, onlarca kitabı alıp hiçbirini okumamam arasında geçen süre neredeyse yok. 'tamam film olsun, sanatsallara da göz gezdirir eleştirmen kafasında yaşarım haha' diyorum, 2 film izleyip bırakıyorum.

    millet öyle değil ki amk. ben de istemez miyim sanki hafta sonlarında böyle dağ tepe gezmekten muazzam bir haz almayı? ya da ne biliyim, boş vakitlerde birkaç fotoğraf çekip 'işte budur' havasında gezmeyi. ama yok, hiç lan. ilkokul arkadaşımın facebooktaki fotoğrafları vosvos dolu. adam daha 10 yaşında veletken bana 'vosvos koleksyonu yapıcam ben olm' demişti. adamda nasıl bir heyecan ve azim varsa hala hayallerinin peşinden koşuyor.

    mamafih; hobi iyidir olm. bir hobiniz varsa ve onu yapmaktan gerçekten haz alıyorsanız, fazlasıyla şanslısınız demektir.
  • ne olduğu genelde hep yanlış anlaşılmış şeylerden biri olup, cevabını da en sallayarak verdiğimiz şeydir. hobileriniz nelerdir, diye bir soru gelir. cevabın dibine vurup, saymadığımız şey bırakmayız, hayatımızda üç-beş kere yaptığımız ne varsa hepsi hobimiz olmuştur. ya da en meşhur hobilerimiz vardır, kitap okumak, müzik, spor vb... adını sanını bilmediğimiz şarkıları dinlemeyi hobi sanırız. ayda üç kitap bitirmeyi de... halbuki hobi uğraş ister, emek ister... hepimizin iş hayatı dışında vaktini harcadığı, emek verdiği şeydir hobiler. eğer iş çıkışları bir barda şarkı söylüyorsanız bu sizin hobinizdir, ya da tüm boş vaktinizi sürekli güncellenen bir internet sitesi için harcıyorsanız budur hobi.
  • bana anlamsız gelen hobilere sahip olan insanlara hayranlıkla bakıyorum. değer vermediğim, gözden kaçırdığım veya fark edemediğim bir eyleme, nesneye veya sanat dalına zaman ve emek harcamaları, benim göremediğim şeyleri görebiliyor olmaları hoşuma gidiyor.

    bir şeylere nüfuz etmek, onlara bir iz bırakmak ve onlardan bir iz taşımak, sıradanlığı yenmek değilse nedir?
  • askere gelmeden önce verilen anket tarzı bir kagıt üzerinde hodi ve fobileriniz diye iki kısım vardı ve sizden yazmanız istenirdi hobilerinizi.
    komando olma korkusu agır bastıgından fobilere yazmaya ba$ladım, yüzmek, yükseklik korkusu, merdiven cıkmak.. sıra hobilere geldi.. nasıl yapsam da zor bir görev almadan $u askerligi ifa etsek diye dü$ünürken elim oynamaya ba$ladı.. championship manager oynamak, tatile gitmek..

    o günden beri bu kagıtların önemsiz oldugunu anlatır dururum.
    evet önemsiz.