şükela:  tümü | bugün soru sor
  • şu dünyada iki insana çok imreniyorum; birincisi sevdiği işi yapan insan, diğeri ise hobisinden para kazanan insan. adam keyifli zaman geçirmek, kendini mutlu etmek için bir uğraş ediniyor ve neticesinden keyif aldığı bu uğraşı paraya çeviriyor. bundan daha tatlı bir şey bilmiyorum ben.

    mesela benim bir arkadaş, fotoğraf tutkusu vardı. kaç defa kursa gitti, para biriktirdi güzel fotoğraf makineleri aldı, yarışmalara katıldı, forumlara üye oldu derken geçtiğimiz gün bir firma 7 bin lira karşılığında kendisine freelance iş verdi. adam şimdi gülerek eğlenerek fotoğraf çekiyor ve benim 3 aylık maaşım kadar parayı cebe indiriyor. bu işten aldığı parayı yine fotoğraf tutkusuna yatırıyor. eminim ki 1 ay sonra 10 bin liralık bir iş daha alır, sonra 15 bin falan derken adamın hobisi gerçek işinin önüne geçer, maddi olarak.

    bir de kendime bakıyorum... amına koyim yapılmış puzzle satın alan birileri var mı acaba?
  • (bkz: ressam)

    zöge: ha resim yapmayı hiç sevmeyen ressam varsa o başka.
    zöge 2: bütün genellemeler yanlıştır
  • (bkz: ülker hobby)
  • en güzel örneği hakan şükür'dür. bir hobi olarak yaptığı milletvekilliğinden gayet güzel bir para kazanmaktadır.
  • kendinde yetenek olduktan sonra her daim para kazanması muhtemel insandır.

    yabancı müşteri hedefleyenler için;

    (bkz: ebay)
    (bkz: etsy)

    yerli müşteri hedefleyenler için;

    (bkz: pasaj)
    (bkz: emeksensin)

    yerli örnekler çoğaltılabilir ama aklıma şu an bunlar geldi.
  • (bkz: seks)
  • (bkz: kaan kural) hep imrendigim insan olmuştur.
  • bu kişi olduğum için kendimi dünyanın en şanslı insanı olarak görüyorum.
  • mis kurabiyeler ve takı tasarımı yaparak hem eğlenen hem para kazanan insandır..özeniyorum.
  • hayallerinden erkence vazgeçmemiş, engellerin üstesinden içindeki sese güvenerek gelebilmiş ve bunu nakite çevirebilmiş insandır. bu düzende itilip kakılarak, hayatını ipotek altında, ancak karın tokluğuyla yaşamayı reddedebilmiş insandır. herkes de keşfedilecek bir yetenek olduğuna inanıyorum. bu dahilik düzeyinde sanatçı boyutu olmayabilir ama hayata kalite katabilecek herhangi bir şeyi üretme konusundaki zanaatkarlık da olabilir. kendi işinin patronu olarak, zaten kolayca yapabildiğin, başka insanların zorlanarak yapacağı bir şeyi hayatını idame ettirmek adına yapıyor olmanın tadı, paha biçilemez olmalı. yaşamayı ıskalatacak, kiralık verilmiş bir hayat yerine, özgürce yaşamayı ve bunu sevmeyi getirir.