• 26 subat 1992'de azerbaycan'in hocali kentinde sivil halka karsi ermeniler tam anlamiyla bir katliam yapmislardir.

    bugün sözde soykirim iddialariyla türkiye'yi suçlayan ermenistan'in devlet baskani robert koçaryan'in direktifleri dogrultusunda ermeniler azerbaycan'in karabag bölgesinde 7 bin kisilik nüfusa sahip ve cografi konumu itibariyle bölge için stratejik önemi olan hocali kentini ele geçirmek için 25 subat gecesi katliam gayesiyle harekete geçmistir.

    hocali'nin isgali sonucu sivil, eli silahsiz, azerbaycan türkleri çocuk, kadin, ihtiyar ve genç ayrimi yapilmadan ermeniler tarafindan katledilmistir. resmi verilere göre, o gece 613 kisi hunharca katledilmis; bunlardan 83 çocuk, 106 kadin acimasiz yöntemlerle iskence yapilarak öldürülmüstür. ayrica, 487 kisi agir yaralanmis ve 1275 kisi ise rehin alinmis, geri kalan nüfus da bin bir zorlukla caninin kurtarmistir. 26 çocuk tamamen ve 130 çocuk ise kismen oksuz kalmistir. ermeniler sehitleri özel acimasizlikla, gözlerini oyularak, kafataslarinin derisini soyarak ve vücutlarinin farkli organlarini keserek öldürmüstür. küçücük çocuklarin gözleri oyulmus, hamile kadinlarin karinlari yirtilmis ve insanlarimiz diri diri topraga gömülmüstür. hatta sehitlerin bir çogunun cesetleri yakilmistir.
  • oktay ekşi'nin aktarımına göre o vahşeti yaşayan ve sonra beyrut'a yerleşen ermeni gazeteci daud kheriyan, 'for the sake of cross'(haçın hatırı için) isimli kitabında (sayfa: 62-63) şu satırları aktarmaktadır: "...gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli ermeni grup, hocalı'nın 1 kilometre batısında bir yere 2 mart günü 100 azeri ölüsünü getirip yığdı. son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. başından ve elinden yaralıydı. yüzü morarmıştı. soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hala yaşıyordu. çok az nefes alabiliyordu. gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. o sırada tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. sonra tüm cesetleri yaktılar. bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. yapabileceğim bir şey yoktu. ben şuşa'ya döndüm. onlar haç'ın hatırı için savaşa devam ettiler."

    yukarıdaki paragraf bayrak dergisinin son sayısından bir alıntıdır.
  • vahşi bir hayvan, bir insana saldırsa bu kadar vahşileşemez... bu ne hunharlıktır? bu ne barbarlıktır? bu nasıl bir düşmanlıktır? görüntülere yürek dayanmaz...
  • 26 subat 1992 gecesi hocali katliami olarak bilinen ama aslinda hocali soykirimi olarak da adlandirilabilecek insanlik disi olaylar yasandi azerbeycan'in karabag bolgesinde.

    ne mi oldu?

    ermeni ordusu, stratejik degeri olan bu bolgeye 26 subat gecesi 336 tank ile baskin duzeneleyerek yaklasik 7000 kisinin yasadigi hocali'yi kan golune cevirmistir. aralarinda cocuk, kadin ve yaslilarin da bulundugu yaklasik 2000 kisi akla hayale gelmeyecek iskenceler ile oldurulmus, cesetleri -ki aralarinda yarali azerilerin de oldugu soylenmektedir- ust uste konulup yakilmistir. hatta ermenilerin cesetleri yakmak icin olusturdugu ozel bir birlik bile vardir ve gaflan olarak bilinmektedirler. geri kalan yaklasik 5000 kisi ise yerinden yurdundan surulmus, canini zor kurtarmistir.

    olayi ermeni bir gazeteci olan ve yasanan bu vahset sonrasi beyrut'a yerlesen daud kheyriyan'dan dinleyelim.

    "… sometimes we happened to march on dead bodies. in order to cross a swamp near dashbulag, we have paved a road composed of dead bodies. i refused to march on dead bodies. then colonel oganyan ordered me not to scare. it is one of military laws. i have pressed my one foot onto the breast of a wounded girl aged 9 or 10 years and marched... my legs, my photo camera were in blood…" (for the sake of cross…", page 24)

    yani diyor ki, "bazen olu vucutlarin ustunden yurumemiz gerekti. hatta dashbulak denilen bolgenin yakinlarindaki bir batakligi gecmek icin olu bedenlerden kendimize yol yaptik. ben olu vucutlarin ustunden yurumeyi reddettim. ardindan albay oganyan bana korkmamami emretti. askeri yasalarindan birisidir bu. daha sonra 9-10 yaslarindaki yarali bir kizin gogsune tek ayagim ile bastim ve yurudum... bacagim ve fotograf makinam kan icindeydi..."

    ayni kitaptan baska bir bolum;

    "… the armenian group "gaflan" (dealing with burning of dead bodies) have collected 100 dead bodies of turks (azerbaijani) and burned them in a place located one kilometer from khojaly to the west on march 2… i saw girl aged 10 and wounded in hands and in head lying in last truck. her face was already of a blue color. but she was still alive despite of hunger, coldness and wounds. she had a little breath. i cannot forget her eyes striving with death… suddenly a soldier called tigranyan took that body and thrown it on other dead bodies… then they have burned dead bodies. it seemed to me that someone was crying in fire between dead bodies… after all i could not go further. but i wanted to see shusha… i returned. and they continued their battles for the sake of cross…." (for the sake of cross…", page 62 and 63)

    yani diyor ki; " olu vucutlari yakmak ile gorevli olan ve gaflan denilen grup, 2 mart gunu hocali'nin bir kilometre batisinda azeri turklerinden olusan 100 cesedi topladi ve yakti. son kamyonda basindan ve ellerinden yaralanmis 10 yasinda bir kiz gordum. kizin yuzu mosmordu. fakat acliga, soguga ve yaralarina ragmen hala yasiyordu. zorlukla nefes aliyordu. kucuk kizin gozlerindeki olum korkusunu unutamiyorum. aniden tigranyan isimli bir asker kizi tuttu ve cesetlerin uzerine atti. sonra cesetleri yaktilar. bana sanki yanmakta olan cesetlerin arasindan bir aglama, ciglik duydum gibi geldi. tum bu olanlara daha fazla dayanamadim. fakat shusha'yi gormek istiyordum. geri dondum. digerleri ise hac adina savasmaya devam ettiler."

    simdi ayni olayi bir de "jean ive yunet" adli fransiz bir gazetecinin agzindan dinleyelim.

    "...we happened to be the witnesses of khojaly massacre, we saw the dead bodies of hundreds of civilians- women, children, old-age people and defenders of khojaly. we managed to fly by helicopter, we were taking photographs of every­thing we saw around khojaly at a height of a bird's flight. however armenians started shooting our helicop­ter and we couldn't manage to finish our job. that was a terrible scene. i heard a lot about wars, about cruelty of german fascists, but arme­nians went beyond them, killing 5 or 6 year-old child­ren, innocent people. we saw a lot of injured people in hospitals; carriages, even in kindergarten and school buildings."

    yani diyor ki; "hocali katliami’nin taniklarindan biri olduk. yuzlerce sivil, kadin, cocuk yasli ve hocali'yi savunan insanin cesetlerini gorduk. katliamin yasandigi bolgede helikopter ile ucma sansimiz oldu ve gordugumuz her seyin fotografini cekiyorduk. fakat ermeni gucleri bulundugumuz helikoptere ates etmeye basladi ve basladigimiz isi bitiremedik. gorduklerimiz korkunc seylerdi. savaslar ve alman fasistlerinin zulmu hakkinda cok sey duydum. fakat ermeniler 5-6 yasindaki cocuklari, sucsuz insanlari oldurerek tum bunlarin bir adim otesine gecti. hastanelerde, nakliye araclarinda ve hatta anaokulu ve okullarda bile bircok sakat ve yarali insan gorduk."

    evet bu tur ornekleri uzatmak mumkun. internette yaptigim kisa bir arastirmada bu konu ile ilgili yuzlerce beyan ve fotograf gordum. insanin ici dayanmiyor. orada buyuk bir insanlik drami ve katliami yasandigi gercek. hem de 1992 yilinda tum dunyanin gozu onunde yasanmis bu olaylar. bu katliami yapan ise 1915 yilinda basina gelenlerin hesabini sormak icin elinden geleni ardina koymayan ermeniler. bu nasil bir celiskidir anlayamiyorum. yani soykirima, surgune ugradik, cok aci cektik, sorumlular cezalandirilsin, sorumlular yoksa torunlari cezalandirilsin diyen ama bunlara ragmen soykirim ve surgun yapan/yapabilen bir millet. diger taraftan turkiye'ye ermeni soykirimini tanimasi icin her turlu baskiyi yapan avrupali ve amerikali abilerimiz ne hikmetse 1992 yilinda tum dunyanin gozu onunde gerceklesmis bu katliama daha dogrusu soykirima burun ceviribiliyorlar, gormezden gelebiliyorlar. simdi ermeniler de dahil olmak uzere "hicbir sey acikta kalmasin" diyen bu sahislarin samimiyetine nasil guvenebilirim ki? sen once 13 yil once yaptiklarinin hesabini versene...

    sadece bu kadar mi? aslinda hocali katliami yasanan vahsetin sembolu gibi. fakat olanlarin cok kucuk bir parcasi. bu katliamlar sirasinda onbinlerce azeri olduruldu. sonra ermenistan'da yasayan 185 bin azeri ile, ermeniler tarafindan isgal edilen fuzuli, cebrail, kelbecer, kubatli, lacin ve zengelan gibi azeri sehirlerinde yasayan yaklasik 900 bin azeri zorunlu goce tabii tutuldu ve basta baku olmak uzere topraklarindan suruldu.

    ayrica ne gariptir ki turkiye ermenistan'i 16 aralik 1991 tarihinde tanimis ve ermenistan'i taniyan ilk ulkelerden birisi olmustu. ancak aradan bir yil gecti gecmedi ve ermeniler ellerine gecen ilk firsatta turkleri kestiler, yasadiklari topraklardan surduler.

    yazinin devami icin;
    (bkz: ermeni soykirimi/#8497582)
  • paramiliter gruplar halinde azerbaycana savaşmaya giden bazı türklerin hatıralarında yer alan fotograflara bakarak bu dünyadan kaçmak istedim.bir azeri resmen hızarla doğranmış belden aşağısı feci şekilde kopmuş;kendi canından başka bir can taşıyan hamile kadın öldürülmüş bir de karnı boydan boya yarılmış, cenin dışarıya çıkartılmış...