şükela:  tümü | bugün sorunsallar (2)
  • bildigim kadariyla, yakin zamana kadar, monarsinin rolunun o kadar da sembolik olmadigi ulke.

    mesela ilk rutte hukumeti kurulurken, zamanin kralicesi* hukumet kurulma surecinde gerek atadigi ınformateur/formateur'ler olsun, gerekse de tartismalara katilimindan oturu olsun, baya tepki cekmisti. ancak, 2012 yilinda yapilan duzenlemeyle, hukumet kurulma sureci monarsinin etkisi olmadan yapilmaya baslandi.

    mesela su an, hukumetin onerdigi bazi kanun degisiklikleri kralin fikri alinmak uzere onun basinda oldugu konseye yollaniyor kanunlasmadan once. her ne kadar veto etmek gibi bir hakki olmadigi icin sembolik ve tarihsel olarak tanimlansa da bu rol, politik surece monarsinin dahil edilmesi ve monarsinin fikrinin dikkate alinmasi acisindan onemli bir uygulama olarak goze carpiyor. 2010 yilindakine benzer bir krizin cikmasi soz konusu olursa, muhtemelen bu surec de revize edilebilir.
  • kraliyetin, semboliklik ya da tarihi öneminden ziyade, kraliyete bağlı diğer ülkeler ile ilişkileri korumak adına tutulduğunu duyduğum ülke. tabi ki söyleyen kişi dravdan yazmış olabilir, o da onun günahı artık.
  • kraliyetin bulundugu formuyla bir "institutional memory" yarattigi ulkedir ayni zamanda. bunu ingilizlerin permanent secretary sistemiyle kiyaslarsaniz ne demek istedigimi anlarsiniz. kaldirilmasi uzucu olacaktir, kaldirilmamalidir
  • cumhurbaskani olmayan ulkedir.
  • topraklarının %30'u okyanus kıyıları ve bataklık alanları dolgu yaparak meydana getirilen, başlıca geçim kaynakları tarım, turizm, sanayi ve limanları olan ve halkının %25'i yabancı uyruklu olan yüzölçümü küçük fakat dünya üzerindeki etkisi çok büyük olan ülkenin adıdır.
  • kişisel et tüketiminin 2019'da üst üste ikinci yıl arttığı ülke.

    wageningen economic research tarafından "wakker dier" organizasyonunun isteği üzerine yapılan yıllık et tüketimi anketinden ülkede kişi başına yılda ortalama 39 kilo et tüketildiği ortaya çıkmış.

    hayvan aktivist grubundan anne hilhorst, "son derece endişe verici bir gelişme, her şey et tüketiminin azalması için haykırıyor. iklim, nitrojen, ormansızlaşma, sağlığımız" demiş.

    hollanda'da et tüketimi 2018'de artmıştı. daha önceki yıllarda, 2009 ile 2016 arasında, bir düşüş yaşanmıştı. ama 2018 ve 2019'da tekrar arttı. ülkede kişi başı ortalama 2019'da 18,5 kilo domuz eti, 11,5 kilo tavuk, 8 kilo sığır eti yenmiş.
    hollanda besin merkezi haftada en fazla kişi başı 500 gram et önermekte, bu da yılda maksimum 26 kilo et demek oluyor.

    verilen nedenler arasında et tüketimini artıranların turistler ve "fleksçiler" (ara sıra et yiyenler) olduğu söyleniyor. fleksçi grubun, evde et yemeyip, restoranlarda da sadece eti seçtikleri söyleniyor.

    2020 verileri bu yüzden merak ediliyor, çünkü covid19' dan dolayı gelemeyen turistlerin et tüketimini nasıl etkiledikleri ancak o zaman ortaya çıkacağı tahmin ediliyor.
  • günlük vaka sayısında 10,000 barajını bugün aşmış ülke(10,007)

    hala zorunlu olmadığı için sokakta maske takan sayısı çok az ve takanlara hala veremli gözüyle bakılıyor.

    bu arada kral’ın 2 kızı en son dönememişti tatilden, uçakta yer bulamamışlardı(tarifeli low-cost uçuyorlar) ne oldu acaba, hala yunanistan’da kaldılar herhalde.
  • şaka maka an itibarıyla sağlık sistemi çökmüş, covid 19 hastalarını almanya'ya sevk eder duruma gelmiş ülkedir.

    aylardır mücadele edilen bir salgın varken önlemleri genişletmemiş olmaları akla ziyan. neyse bunlar 3-5 yıl sonra süper güç olur biz yine sik gibi üçüncü dünya ülkesi.
  • bakmayın siz kralın yunanistana tatile gittiğine, türkiye ile araları düzelince ilk sırada bodruma gitmesse ben de bişey bilmiom.
  • bu sabah 10 itibarı ile 10.000 kusur covid19 hastası olan ülke. hastanede bakımda olan hasta sayısının şu an 2115 ve yoğun bakımda 501 hasta olduğu söylendi. amsterdam'lıların yarısı şehrin bir an evvel tamamen lockdown olması taraftarı. ben de bu sabah alışveriş yaparken daha çok maske takanı gözlemledim şehirde, lakin gençler halen çok dip dibe iletişimde, her yerde 1.5 metreye uyulmuyor.

    ispanyol kız arkadaşım da maalesef bir buçuk ay önce çok ağır geçirdi. bu sabah buluştuk ve covid19 özel fizyoterapisine başladığını söyledi. çok kilo vermiş, dağ gibi kızdı, çok yorgun gördüm. hastalıktan kalan nefes alma sorunu oluşmuş ve olağanüstü bitkinlik söz konusu.

    hastalığı atlatan herkese geçmiş olsun, şu an hastanede yatan tüm dünya covid19 hastalarına bir an evvel şifa gelsin ve aramızdan ayrılan sevdiklerimiz, iş arkadaşlarımız (benim 5 tane) ışık içinde uyusunlar...

    çok üzücü çok.