şükela:  tümü | bugün soru sor
  • insanın ne kadar basit ve güçsüz bir varlık olduğunu gösteriyor bu belgesel, ve en önemli özelliğimiz olan sorgulayabilme yetisinin bile ne kadar değersiz olduğunu. eğer gerçekten "bir şey" varsa doğru olan, ya biz onu göremeyecek kadar aciziz ya da bulamayacak kadar aciziz. her türlü aciziz.

    insanı manipüle edebilmenin ne kadar kolay olduğunu gösteriyor bu belgesel. her şey illüzyon havasında. sen o fikrin en doğrusu olduğunu düşünüyorsun, bunun için hayatını adıyorsun, ama boşuna.

    bir şey uğruna hayatını adamanın çok değerli ve onurlu bir davranış olduğunu söyleyenler bu belgeseli izlediklerinde öyle düşünmeyecekler. belgeselde görüşülen insanlar da onurlu bir şeyler yaptıklarını düşünüyorlar-dı.

    hani onurlu bir davranıştı inandığın uğruna fedakarlık yapmak? sadece ama sadece efendisi(?) istedi diye eşcinsel ve grup sekse katılan insan tarikatından bahsediyoruz. sizce bu onurlu mu?

    peki bu durumda kendi inandıklarımıza ne kadar güvenebiliriz? bilincimizin yanlış düşünceler tarafından fethedilmediğinden ne kadar eminiz?

    uyanmanın formülü nedir? sorgulamanın bir faydası olsaydı binlerce yıldır da olsa biraz yol kat edebilmiş olmamız gerekirdi. 20. yüzyılın sonlarında gerçekleşen bu olay, insanın binlerce yıl öncesinden beri bir arpa boyu yol kat edemediğini gösteriyor.

    günümüzde öğrendiğimiz her şey, tüm bilim dalları (matematik-dil-fizik vs.), biz onları bulmadık. onlar zaten hep vardı ve onlar bizi buldu. biz fazladan hiçbir şey yapmadık. yapamadık.

    siz deyin bir simülasyonun içinde yaşıyoruz ve hepimiz birer deneğiz, ben diyeyim hepimiz allahın birer kuluyuz. yalnız çok fazla aciziz. bakın bu kesin ve ortak bir nokta...

    komik olan şu ki, hepimiz yeteneğimizin hayat kurtaracağını düşünüyoruz, uzayla ilgilenen marsa gitmenin, askeriyeyle ilgilenen kötüleri öldürmenin, dinle ilgilenenler imanlı olmanın, fizik-kimya-matematikle ilgilenenler bilim üretmenin hayatımızın amacı olması gerektiğini düşünüyorlar.

    kimisi zengin olup kendi türünden cinsinden olan insana üstünlük(?) gösterince, kimisi robot üretip buna yapay bir zeka sağlayınca tatmin oluyor. peki gerçekten neyden tatmin olmalıyız? ruhu beslemenin doğru yolu nedir?

    bana kalırsa iyi insan olmak. bana biri bunun dualite olduğunu ve sayılmayacağını söylemişti. bence değil. insan derisi bir parça çöpten ibaret, evet çöp. tıpta uzun uzun latince kelimeler kullanıyoruz ya hani, bence direk çöp. bir de bedenimizi kaplayan ve milimetrenin binde biri kadar bile dışımıza çıkmayan bize tam sığan ruh çok önemli. tüm gizemli şeyler onda saklı. başka bir boyut, bizim göremediğimiz. belki de onu çözsek yaşamımız birazcık da olsa anlam taşır, olamaz mı? bilemiyorum. ama bu entry çok uzadı ve ben thor izleyeceğim, iyi sabahlar bunu okuyacaklara.