şükela:  tümü | bugün
  • havalar biraz bozulduğunda, manitaların aklına gelen ikinci vakadır.

    ilki, çoğu kez, ağda seanslarının aralığının uzaması olur.

    --- spoiler ---

    “şu havaya bak ne güzel, ne etkileyici” diyorum “ay bu havada dışarıda kalanlar (evsizler) ne yapıyor acaba?” diyorlar..

    romantizm başladığı gibi bitiyor. yerini marksist bir toplumsalcılığa bırakıyor..

    yani, ne diyebilirim ki, “işte artı değerin eşitsiz dağılımı yüzünden tek kapitali altındaki karton olan..” yok bunu konuşurken söyleyemem.. yazarken bile zorlanıyorum.

    hayır merak ediyorum, tüm bostancı’nın elektriği kesildiğinde mesela, bu dışarıda kalan dostlar düşünüyorlar mı “şimdi evlerinde kalanlar ne yapıyorlar acaba?” diye.

    bence düşünmüyorlar..

    --- spoiler ---

    ( menşe )
  • dinlenmesi gereken bir maria mena şarkısı sözleri ise;

    what is in this wine,
    the more i drink the more i wander off
    and two of strangers eyes,
    i like the way that they reflect my thoughts
    and what is in this air,
    it feels like feathery dust everywhere
    and as i breathe it in
    i breathe the masculine scent of your skin

    and i feel homeless
    and i feel homeless

    your comfortable caress
    has triggered unfamiliar restlessness
    and you and i are me
    i feel i've lost this individuality
    you're watching me rebell
    believing stories only hearts can tell
    but when is it enough
    when do i call my feelings on their bluff

    and i feel homeless
    and i feel homeless

    and i remember us now
    but i forgot what we felt like
    and i remember us now
    but i forgot what we felt like

    and i remember us now
    but i forgot what we felt like
    somewhere
    along the way

    and i feel homeless
    and i feel homeless

    you're watching me rebell
    believing stories only hearts can tell
    but when is it enough
    when do i call my feelings on their bluff
  • amerika'da, boyunlarına astıkları "my family was killed by ninjas, need money for karate lessons" yazılı kartonla gezenleri var. türkiye de olsa medya haberlere çıkarır, bi kaç hafta içinde beyaz, okan bayülgen vs programına çıkar ünlü olurdu mucidi.
  • maria mena'nın homeless*'inin türkçesi bence şöyledir:

    bu şaraptaki de ne?
    içtikçe yabancı bir çift göze dalıp gidiyorum
    ve de hoşlanıyorum yansıtmalarından düşündüklerimi

    bu havadaki de ne?
    her yerde toz-tüy uçuşuyormuş gibi
    ve soludukça içime çekiyorum erkeksi kokusunu

    ve yersiz gibiyim
    ve yurtsuz gibiyim

    kendinden emin dokunuşların
    hiç de tanıdık olmayan bir tedirginliği uyandırdı
    sen ve ben biziz
    benliğimi kaybettiğimi hissediyorum.

    beni asileşirken izliyorsun
    ve sadece kalplerin anlatabileceği hikayelere inanıyorsun
    ama ne zaman bitecek?
    ne zaman duygularımın blöfünü göreceğim?

    ve yersiz gibiyim
    ve yurtsuz gibiyim

    ve şimdi bizi hatırlıyorum
    ama zaman içinde bir yerlerde
    nasıl hissettiğimi unutmuşum
  • enteresan bi' şekilde houseless anlamına gelen kelime. park'ta yatan adama da homeless deniyor. oysaki o kişinin o park'ı kendisi için home olarak görmesi son derece mümkündür.
  • yeni sozluk yazari , ne zaman ? neden ? nicin ? nasil ? nerde ? kiminle ? kim ? vs vs dakikada sorabilecei sorularin orantisini kuramayacainiz , cinnete surukleyen , merakli sahsiyet , plan-program-aktivite-mantik insani , kahvalti masasinda turkiye muzik piyasasi nasil kurtulur seminerleri ogretim gorevlisi , muzigi birakip vatanindan ayri duserek cok memnun kalip, en cok ev yemeklerini ve yogurdu ozleyen ruhsuz kisilik , sakin gorunusunun altinda 10 kaplan gucunde bir canavar gizleyen , gevezelik konusunda benle basa cikabilen , arasira benim yerime konusan , elektronik muzige kendini esir edip arada nostalji olarak hala hendrix ve seattle muzigi dinleyebilen , anlamayan - dinlemeyen - siddetle dinledigini savunan - sadece kendi bildiginin dogrulugunu bilen - baska ihtimallere yer vermeyen -yani tadindan yenmeyen , daha bircok sey yazmak isteyipte artik yoruldugum ve pek sewdigim sewgili egitici - ogretici yasam dersleri adami ...
  • amerikada "abi adamin felsefesi homeless olmak, cok karizma"

    turkiyede "olum dikkat et cevrende cok dolanio, biseyini yurutmesin su dilenci"
  • marina kaye'nin geçen sene çıkarmış olduğu fearless adlı albümündeki şahane parça.

    klip: https://www.youtube.com/watch?v=pwkkjlohd7s

    (bkz: sözleri de yazayım tam olsun)

    in this house where i grew up
    with cozy chairs and broken cups
    memories piled up to the ceiling
    can they tell what i am feeling?

    i know this house outside and in
    but three birds fly upon my skin
    lay my head down in the darkness
    like so many nights before this

    in this bed where i rest
    i'm homeless
    this house i know best
    but i'm homeless
    my hunger it grows
    and it won't let me go
    and it burns in my chest
    i'm homeless

    heavy steps on hardwood floors
    into my room through broken doors
    try to leave this day behind me
    but peace will never find me

    in this bed where i rest
    i'm homeless
    this house i know best
    but i'm homeless
    my hunger it grows
    and i won't let me go
    and it burns in my chest
    i'm homeless

    i have a place i can call my own
    that's where i go til the night is gone
    i travel my mind and into my heart
    nobody knows when i go that far
    (oooooh)

    in this bed where i rest
    i'm homeless
    this house i know best
    but i'm homeless
    my hunger it grows
    and i won't let me go
    and it burns in my chest
    i'm homeless
  • amerika'da ozellikle new york eyaletinde bolca ve her yerde gorulebilecek kisilerdir. tam emin olmamakla beraber * baskan reegan zamaninda akil hastalarina getirilen bir takim medical kisitlamalar yuzunden calisabilecek, para kazanabilecek durumda olamayan bir cok insan kendini hastaneler yerine sokaklarda buldu, ve bu sebepten ozellikle buyuk sehirlerde evsiz oraninda inanilmaz bir artis oldu.

    shelter denen yerlerin bakimsiz ve pis olusu, evsizlerin surekli ezilmeye calisilmasi yuzunden bu homeless'lar devletin kendilerine tanidiklari imkanlari sadece cok cok soguk gecelerde kullanirlar ve diger zamanlarda ozellikle trenlerde halkin icine cikarlar, dilenmek eylemini gerceklestirirler.