şükela:  tümü | bugün
  • yeni sozluk yazari , ne zaman ? neden ? nicin ? nasil ? nerde ? kiminle ? kim ? vs vs dakikada sorabilecei sorularin orantisini kuramayacainiz , cinnete surukleyen , merakli sahsiyet , plan-program-aktivite-mantik insani , kahvalti masasinda turkiye muzik piyasasi nasil kurtulur seminerleri ogretim gorevlisi , muzigi birakip vatanindan ayri duserek cok memnun kalip, en cok ev yemeklerini ve yogurdu ozleyen ruhsuz kisilik , sakin gorunusunun altinda 10 kaplan gucunde bir canavar gizleyen , gevezelik konusunda benle basa cikabilen , arasira benim yerime konusan , elektronik muzige kendini esir edip arada nostalji olarak hala hendrix ve seattle muzigi dinleyebilen , anlamayan - dinlemeyen - siddetle dinledigini savunan - sadece kendi bildiginin dogrulugunu bilen - baska ihtimallere yer vermeyen -yani tadindan yenmeyen , daha bircok sey yazmak isteyipte artik yoruldugum ve pek sewdigim sewgili egitici - ogretici yasam dersleri adami ...
  • dinlenmesi gereken bir maria mena şarkısı sözleri ise;

    what is in this wine,
    the more i drink the more i wander off
    and two of strangers eyes,
    i like the way that they reflect my thoughts
    and what is in this air,
    it feels like feathery dust everywhere
    and as i breathe it in
    i breathe the masculine scent of your skin

    and i feel homeless
    and i feel homeless

    your comfortable caress
    has triggered unfamiliar restlessness
    and you and i are me
    i feel i've lost this individuality
    you're watching me rebell
    believing stories only hearts can tell
    but when is it enough
    when do i call my feelings on their bluff

    and i feel homeless
    and i feel homeless

    and i remember us now
    but i forgot what we felt like
    and i remember us now
    but i forgot what we felt like

    and i remember us now
    but i forgot what we felt like
    somewhere
    along the way

    and i feel homeless
    and i feel homeless

    you're watching me rebell
    believing stories only hearts can tell
    but when is it enough
    when do i call my feelings on their bluff
  • havalar biraz bozulduğunda, manitaların aklına gelen ikinci vakadır.

    ilki, çoğu kez, ağda seanslarının aralığının uzaması olur.

    --- spoiler ---

    “şu havaya bak ne güzel, ne etkileyici” diyorum “ay bu havada dışarıda kalanlar (evsizler) ne yapıyor acaba?” diyorlar..

    romantizm başladığı gibi bitiyor. yerini marksist bir toplumsalcılığa bırakıyor..

    yani, ne diyebilirim ki, “işte artı değerin eşitsiz dağılımı yüzünden tek kapitali altındaki karton olan..” yok bunu konuşurken söyleyemem.. yazarken bile zorlanıyorum.

    hayır merak ediyorum, tüm bostancı’nın elektriği kesildiğinde mesela, bu dışarıda kalan dostlar düşünüyorlar mı “şimdi evlerinde kalanlar ne yapıyorlar acaba?” diye.

    bence düşünmüyorlar..

    --- spoiler ---

    ( menşe )
  • maria mena'nın homeless*'inin türkçesi bence şöyledir:

    bu şaraptaki de ne?
    içtikçe yabancı bir çift göze dalıp gidiyorum
    ve de hoşlanıyorum yansıtmalarından düşündüklerimi

    bu havadaki de ne?
    her yerde toz-tüy uçuşuyormuş gibi
    ve soludukça içime çekiyorum erkeksi kokusunu

    ve yersiz gibiyim
    ve yurtsuz gibiyim

    kendinden emin dokunuşların
    hiç de tanıdık olmayan bir tedirginliği uyandırdı
    sen ve ben biziz
    benliğimi kaybettiğimi hissediyorum.

    beni asileşirken izliyorsun
    ve sadece kalplerin anlatabileceği hikayelere inanıyorsun
    ama ne zaman bitecek?
    ne zaman duygularımın blöfünü göreceğim?

    ve yersiz gibiyim
    ve yurtsuz gibiyim

    ve şimdi bizi hatırlıyorum
    ama zaman içinde bir yerlerde
    nasıl hissettiğimi unutmuşum
  • evi olmayan, yurtsuz, ocaksız. o çok gelişmiş avrupa ve amerika birleşik devletlerinde bizden kat be kat oranla varlıklarını devam ettiren insanlar.

    evsiz insanlar ve aslında onlardan daha evsiz bizler hakkında bir film oluşturmak hiç de fena değilmiş gibi gelmişti bana.

    (bkz: dead on the inside)

    (bkz: http://www.youtube.com/watch?v=sxs-uvi7txy)
  • the soloist adlı filmin dikkat çekmek istediği durum. bir çok insan evsiz dünyada...
  • enteresan bi' şekilde houseless anlamına gelen kelime. park'ta yatan adama da homeless deniyor. oysaki o kişinin o park'ı kendisi için home olarak görmesi son derece mümkündür.
  • hayatın kenarında köşesinde kalanlardır...

    http://www.flickr.com/atafotogrup/6261543553
  • leona lewis'in spirit albümünün üçüncü şarkısı. şahanedir.

    waiting here
    for you to call me
    for you to tell me
    that everything's a big mistake

    waiting here
    in this rainfall
    feeling so small
    this dream was not suppose to break

    i'm so sorry now
    for the pain i caused you
    wont you please forgive
    please

    but you don't love me anymore
    you don't want me anymore
    there's a sign on your door
    no vacancy, just emptiness
    without your love
    i'm homeless

    in this cold
    i'm walking aimless
    feeling helpless
    without a shelter from the storm

    in my heart
    i miss you so much
    missing your touch
    and the bed that used to be so warm

    i'm so sorry now
    for the pain i caused you
    wont you please forgive
    please

    but you don't love me anymore
    you don't want me anymore
    there's a sign on your door
    no vacancy, just emptiness
    without your love
    i'm homeless

    my, my baby
    i'm sorry
    oooh

    but you don't love me anymore
    you don't want me anymore
    there's a sign on your door
    no vacancy, just emptiness
    without your love
    i'm homeless