şükela:  tümü | bugün
  • hayatimin kitaplarindan biridir bu.
    max frisch 1957 yilinda yazdigi bu romaninda matematik, teknoloji ve rasyonaliteden baska hiçbir seye inanmayan, kaderi reddeden mühendis walter faber'in hayatinin nasil tras makinasina sikisan minik bir kil yüzünden degisebilecegini, inanmadigi tesadüf olgusunun onu nasil adim adim felakete ittigini anlatacaktir.
    can yayinlari'ndan çikmistir bizde.
    filmi de vardir. voyager diye bilinir bu film amerika'da (avrupa'da ise homo faber diye). sam shepard walter faber rolüne gayet iyi otursa da önce kitabi okuyan biri için hayal kirikligidir bu film, aci vericidir.
  • bazi sosyologlara gore insanligin gectigi merhalelerden biri. latince "alet yapan insan" anlamina gelir...
  • faber isimli birini gay yakistirmasi yapmak ornek:

    homo faber homo faber topsun olm top yuvarlaksin en zayif halka sensin
  • walter faber- basit bir teknisyen, dunyanin malini goturuyor, hali vakti yerinde. 'isime bakarim, gerisine karismam' tarzi adamlardan. ne talihe, ne tesadufe inaniyor. duygusuz, soguk bir adam. hayatinda iki kez asik oluyor,ama hayat onunla dalga geciyor sanki. 'sen talihe inanmadin madem; al sana!' seklinde bir tokat indiriyor walterin suratina. adam, gec kavustugu sevgilisine mi, erken kaybettigi kizina mi yansın; ilk askiyla yeniden karsilasmasina mi sevinsin, ilk askinin kendinden nefret etmesine mi uzulsun bilemiyor. max frisch siradan anlatiyor, duz bir hikaye gibi...ama arada oyle bir kaptiriyorsunuz ki kendinizi, silkelenmek zorunda kaliyorsunuz kitabi okurken. basit bir ensest ilişki degil soz konusu olan; hayatin bir cilvesi veya bir esek sakasi! ortada secim yapma sansi olmayan bir sabeth var- kurban degil, cunku kendi rizasi. ama tercihi yapan da degil; cunku bildikleri bilmediklerinin yaninda bir hic. ensest'i bir gunah olarak mi, bir suc olarak mi ele alacagiz; bilemiyoruz. oyle bir anlati var ki karsimizda: ne yapilabilirdi ki? gibi bir caresizlik uzerine kurulmus...
    homo faber- handwerker! new york'tan atina'ya uzanan bir seruven. bir basyapit!
  • sinan yayınlarından 1972 yılında sezer duru çevirisi ve çarpık sevda ismi ile de basılmış hali sahaf raflarında görülebilir.
  • faber latince yapan anlaminda olduguna göre (her ne kadar fabrikatör hulusi beyin emrinde çalisanlar gibi insa eden, imâl eden anlaminda olsa da, yine de yapan, eden) homo faber "çig süt emmis insana" tekâbül eder. yani, "insandir, ne yapacagi belli olmaz, çitirlarin pesinden de gider, olmayacak seyler de yapar" demektir. gerçek askini harcalayanlara homo dispens denir.
  • alman lisesinde bir aralar 11 ve 12. siniflar arasinda yaz okumasi olarak verilen kitap
  • ielde lise 2. sinifta okutulan bir kitapti bir zamanlar. ilk basimi can yayinlarindan carpik sevda adiyla yayinlasmistir.
  • kahramani en ince detaylariyla bu kadar az sayfada anlatilmis kitaplarin en onde geleni... kitabin yayinlandigi zaman dilimini de goz onune alirsak "kaderi reddedenin cuku bi daaa dogrulmaz, incir dibine isemis gibi yamulup kalirsiniz" anlami cikar... ama walter faber'in bakis acisi o kadar carpici bir sekilde anlatilir ki okurken "ahan da dogru, hepsi birer olasilik aslinda, aslanim max frisch" diye basladiginiz kitabin sonuna geldiginizde "yuh ulan, brezilya dizisine dondurdun kitabi, salak max" deyip bir parca mideniz bulanir. ama bas tarafindaki kisilik incelemesi icin defalarca okursunuz ilerleyen yillarda.

    --- spoiler ---

    tabii bir de kitabin icindeki ince mesajlar var ki bu kadar olur... ornegin walter faber yilan isirinca kendisini hastaneye goturmesi icin bir kamyon soforune "omega" marka saatini veriyor. omega yunan alfabesinin son harfi oldugu icin adamin sonunu simgeliyormus... peh peh peh...

    --- spoiler ---