şükela:  tümü | bugün
  • honda'nın türkiye'de 2018'de piyasaya süreceği 250cc, naked bir motosiklet.

    şöyle bir şey kendisi. tasarımı honda'dan beklenmeyecek tarzda ve güzel diyebilirim.

    20-22 bin lira fiyatı olacağını tahmin ediyorum. bu saçma sapan fiyatlar olmasa ilk ya da ikinci motosiklet olarak güzel bir tercih olabilirdi fakat satılmaya başlanıp da ikinci elleri piyasada dolanmaya başlamadan sokaklarda pek göreceğimizi düşünmüyorum.

    aynı modelin 125cc hacimlisi de geliyormuş.
    (bkz: honda cb125r)
  • en sonunda honda'dan güzel ve küçük silindirli bir naked model...
    şahsen görünüşünü çok beğendim...
    ancak motoru tek silindirli olan cbr 250 motoru anladığım kadarıyla, halbuki honda yeni nesil bir 250 cc üretti diye biliyorduk...

    fiyatının 25.000 tl civarı olacağı söylentileri var, bu durumda bmw g 310 r ile rekabet eder belki ama mt-25 ile edebilir mi bilemiyorum...
  • bazen ufak tefek şeylerde çok baştan çıkarıcı olabiliyor..
  • türkiye'de 250 cc naked sınıfının yeni lideri olması beklenen seri üretim mamulü.
    iki tekerli araçlarda bir kaç sınıf (enduro, cruiser vb.) hariç kalburüstü markalar içinde honda'nın modeli hemen her zaman en çok satan alternatif oluyor, eğer sahiden sıkıntılı bir makine olmazsa tabiri caizse peynir ekmek gibi satacağı şimdiden belli.
  • fiyatı 22.600 tl olarak açıklanmış motorsiklet

    https://www.honda.com.tr/motosiklet-fiyat-listesi

    bence en çok rekabet edeceği ürünler olan yamaha mt-25'den 2.000 tl ( yeni modelleri) ve ktm duke 250 abs 'den 2.300 tl daha ucuz. tipi bu aletlere kıyasla çok daha güzel. parça kalitesi olarak ikisinden de daha iyi duruyor.

    şu an için bu cc ve naked segmentinde en iyi alternarif olarak kendisini gösterebiliriz. honda'ya tehlike yaratabilecek tek alet, 2018 içerisinde gelmesi beklenen benelli tnt 250'nin upgrade versiyonu olacaktır. ama o da sadece bu fiyattan daha ve mantıklı bir seviyede aşağı gelirse tabi. yoksa honda rocks beybi.

    birileri alsa da şöyle detaylı bir inceleme videosu koysa,artıları eksileri neler görsek. özellikle titreşim konusunu, arka selede artçı orta mesafeli yolculuklar için rahat edebilecek mi sorularının cevabını merak ediyorum.

    edit: benelli çin markası diyenler olmuş ama tasarım ve parça kalitesi olarak tam bir italyandır. zaten alan çinliler de italyanların altyapısını katabilmek için satın aldılar bu markayı. ayrıca ön far ve karenajda basit modifiyeler ile şahane bir cafe racer olma potansiyeli var. o yüzden bana göre eğer iyi fiyatla gelirse diğer markaları sıkıntıya uğratacaktır.
  • ilk motorum.

    daha önce ktm duke 250 ye bilenmiştim, tek içime sinmeyen tarafı farlarıydı. bunun neo classic tarzı çok hoş. direk gittim aldım. şanzımanı gayet iyi, frenler abs ve tepkileri çok iyi. şu an aksesuarı yok, arkasına yanına çanta bağlıyayım diyemiyorum. acemi kullanıcıyım ama gayet rahat kullanıyorum. tek ve en kötü özelliği vites göstergesinin olmaması, o beni çok üzdü. ama olsun tasarımı motoru güzel.

    fiyat olarak da rakiplerinin bir hayli altında 22.600 tl lansman fiyatı, euro dolar kurlarını görünce direk gidip almam çok mantıklı oldu, mutlaka bir zam gelecek gibi görünüyor.

    edit: ne güzel motorcu arkadaşlar var burada, hepinize teşekkürler. deneyimlerim arttıkça buraya yazarım. önümüzdeki bir ay şehir içinde kullanacağım sonrasında, istanbul-denizli yapacağım. sevgilerle..
  • birkaç gün önce gidip test sürüşü yaptım bu aletle. yazacaklarım 20 dakikalık bir sürüş sonucu düşüncelerimdir sadece.

    eksilerden başlayayım;

    - öncelikle boyut: motor ufak baba. ktm duke gibi ufak tefek bir zımbırtı. hafif, kullanması kolay.

    amma velakin ben 1.84 boyunda bir insan evladı olarak duke 390'ın oturuş pozisyonunu nasıl sevmediysem bu aletinkini de sevmedim.

    duke 390'da ayakta sürer gibi hissetmiştim. bu onun kadar rahatsız etmese de benzer bir pozisyonda oturuluyor. gidon o kadar yakın ki yola bakarken göz ucuyla göstergeye bakamadım ben. illa eğilecek o kafa. baston gibi oturmak zorunda kaldım motorun üstünde.

    bu olumsuz yorumum daha ufak tefek arkadaşlar için geçersiz olabilir.

    - titreşim var mı? evet, var. yüksek devirlerde doğal olarak daha rahatsız edici boyuta ulaşıyor. ben bununla uzun yola gideyim derseniz 135-140'la aralıksız 1 saat sürseniz büyük ihtimalle tuvalette deliği tutturamazsınız. 110-120 civarı bir hızda çok yormadan götürebilir. yine de genel olarak aman aman bir titreşim değil. aynı gün suzuki sv650a ve suzuki v-strom 250 gibi çift silindirli motorlar denediğim ve kendim de çift silindir bir motosiklet kullandığım için doğal olarak rahatsız etti ama yeni başlayan heyecanlı ve apaçi adama koymaz bu kadar titreşim. *

    - gösterge olarak koyulan ipad'imsi zımbırtı güzel. güzel de neden şuna bir vites göstergesi koymadınız be arkadaş? "abs falan koyduk, çok pahalı oldu bu. vites göstergesi koymayalım da tasarruf edelim hehe." mi dediniz? ayıptır günahtır. acemi adam için önemli detaylar bunlar. sonra benim ilk motorumda çok kez yaptığım gibi 3'teyim sanıp farkında olmadan vitesi 1'e çekip headbang yaparlar motor üstünde. yazık günah.

    bir de şu motorlara dörtlü flaşör koyun artık yahu. dörtlüyle özür dilenen, dörtlüyle sövülen, dörtlü yakınca her şeyi yapma hakkına sahip olunan bu güzide memlekette dörtlü yokluğunda çok eksik hissediyor insan.

    - korna ve sinyal düğmelerinin yeri değiştirilmiş bunda da. rahmetli barkın abi * videolarda çok sordu bunu ama ben tekrar ve tekrar soruyorum. neden honda, neden?..

    o gün istemeden korna çaldığım herkesten özür diliyorum.

    gelelim artılara;

    - gaz tepkisi keyifli. ne açarsan o. oldukça doğrusal bir gaz tepkisi var.
    alt devirlerde de ortada da üst devirlerde de açınca gidiyor. şehir içinde kullanmak için 10 numara.

    - aynalarının başarısız olmasını beklemiştim ama pek de kötü değiller. uçtan kıçtan biraz omuz ve kol gösterse de ayna değişimine ya da uzatmaya ihtiyaç duyulmayacak kadar iyi.

    - frenleri gayet iyi. arka frende de ön frende de hissizlik durumu yok. abs'ler güzel zamanda devreye giriyor. istemezseniz kolay kolay abs'ye sokmazsınız.

    - çok fazla viraja girme şansım olmasa da viraja girmenin bayağı keyifli olduğunu söyleyebilirim. korkutmuyor insanı. yatır beni baba, çıkışa bak aç gazı baba diyor. koçum benim.

    - manevra kabiliyeti çok iyi. aralardan derelerden kebapçı kuryesi gibi kaçabilirsiniz. hele hele aynı motor hacminde fakat cb250r'dan yaklaşık 50 kilogram daha ağır olan suzuki inazuma gibi bir motosikletle bile aradan dereden kaçmakta sorun yaşamayan biriyseniz bal nedir ki şeker nedir ki?...

    - son hız olarak hafif aşağı eğimli bir yolda 145-146 görebildim. eminim 150 üstüne çıkabilir. hafif trafik olduğu için çok zorlamadım. bu son hız cbr250, r25 gibi aletlere bakınca düşük gibi dursa da bence şehir içinde kullanım için son derece yeterli.

    özellikle şehir içinde yüksek hıza çıkmasından çok bu hızlara ne kadar sürede çıkabildiğine bakmak gerektiğini düşünüyorum. bu konuda da gayet yeterliydi.

    bol bol gömmüş gibi görünsem de aslında genel olarak eğlenceli, keyifli bir motosiklet olduğunu söyleyebilirim. eyyorlamam bu kadar.

    edit: en gıcık olduğum eksisini yazmayı unutmuşum...

    o nasıl kemikli, o nasıl çatır çutur bir şanzımandır öyle? 3-4-5 giderken neyse de, 1'den 2'ye, 2'den 1'e çekerken falan tekme atmak gerekiyor alete. hele 2'den 1'e inerken "allah, bir şeyi kırdım galiba." diyor insan. suzuki'nin ipek gibi şanzımanlarından sonra hoş bir deneyim olmadı.