şükela:  tümü | bugün
  • ayşe önal tarafından namus cinayetlerine ilişkin olarak yazılmış, ancak ne hikmetse türkçe'ye çevrilmemiş eser. ayşe önal ile yapılan bir röportajdan anladığım kadarıyla temel olarak cinayetin dinsel gerekçelerle nasıl meşrulaştırıldığı anlatılıyor. islam coğrafyasının bir bölümünde geçerli olan farklı bir "cadı avı"na ilişkin de diyebiliriz.
  • onur, haysiyet cinayeti deniyor demek ki ingilizcede, bizde ise namus diye özelleşmiş bir kelime var. esasen arapçada da eski yunancada* da kanun töre demek. o yüzden "töre cinayeti" kullanımı işin esasına dair, ve yaygınlaştırmak lazım türkçede. zaten namus cinayeti "namussuz"u öldürmek zorunda kalmak gibi bir efekt veriyor bir sürü geleneksel insansıya. katil de kader kurbanı oluyor.

    kişinin dolayımsız ve kesin bir ölüm, ölüme yakın ciddiyetteki saldırıyı bertaraf etme refleksi ile olanlar dışında (bkz: nefsi müdafaa), cinayet en ağır suçtur, en ağır ceza ile karşılık bulmalıdır. ancak bu suçlar içinde şeref ve haysiyet cinayeti diye adlandırılacak bir tür olacaksa herhalde bu kendisine kızkardeşini veya ablasını öldürme emri vermiş aile meclisine, aile büyüğüne yönelen, o kardeşi kurtarmaya yönelik olan bir cinayet haysiyet cinayeti diye adlandırılmalı. umarım (ki umutsuzum) hiçbir şekil, isim ve tanıma uygun haysiyet cinayeti işlenmez bu ruh hastası ülke ve daha geniş coğrafyada.
  • the guardian'da 1 ay boyunca yazacak olan elif şafak'ın dün yayımlanan ilk yazısının konusudur.
    türkiye'nin kanayan yarası olduğunu dile getirmeye lüzum bile yok. zaten eylemin ismi kendisini ele vermekte.

    (bkz: honour)
    (bkz: killing)