şükela:  tümü | bugün
  • insanda ic organlarin beyin tarafindan yonetilmesine arac olan salgilar.
  • direkt (bkz: sinir sistemi) vasitasiyla iletisim kurulmadigindan bu epey yavas bir haberlesme yontemidir.
  • tecavuze sebebiyet veren kimyasal madde
  • farkli dokular arasindaki haberle$meyi ve i$ bolumunu saglayan biyolojik mesajcilar.lipid veya protein yapisindadirlar genelde , ama bunlardan olu$mayanlar da vardir..
  • hormonlar vücudun çeşitli yerlerinde üretilen ve vücutta "haberci maddeler" olarak iş yapan kimyasal maddelerdir. damarlar aracılığıyla vücuttaki her hücreye ulaşabilirler. görevleri, vücuttaki çeşitli fonksiyonları harekete geçirmektir.
  • ozelle$mi$ hucreler tarafindan salgilanirlar genelde..
  • (bkz: adrenalin), (bkz: ostrojen), (bkz: testosteron), (bkz: tiroit)
  • hormon lafi cok uzun sure kampus feminizmi tarafindan nefret edilen bir kelime olmus agizindan kacirana bile tartaklanma, kirbaclanma, kampus ortaminda rezil etme seklinde geri donmustur. 70 lerin "feminizm icin feminizm" akimi fi tarihinde bir senatorun soyledigi

    "kadinlar yonetime gecemez cunku onlarin hormonlari mantikli dusunmelerine engel olur, adet donemine denk gelir atom bombasi atarlar" seklinde bir spekulasyonuna dayanmakatadir.

    denyoyla denyo olmakta bir sakinca gormeyen donem feministleri isi "hormon yoktur" a getirmis, bilimi sallamamis, ilimi dinlememis "ay halinde kadinlara hic bisicikler olmaz" konusunda hem fikir olmuslardir.

    simdi simdi menopoza girince ay halinin degerini anlayan o donem feministleri hormon lafindan da, ay hali sozunden kacilmamasi gerektigini ogrenmislerse de bir cok kisi dayak yedigi ile kalmistir.
  • vucudumuzdaki ozellesmis hucrelerin kan dolasim sistemine ya da hucreler arasi siviya salgiladiklari organik molekullerdir. etkilerini genelde uretilip salgilandiklari hucrelerden uzaktaki hucrelerde gosterirler.
    (bkz: endokrinoloji)
  • metabolizmanın bazen düzgün çalışmamasına neden olan salgılar.