şükela:  tümü | bugün
  • insanların politik seçimleri, hormonları ve kas miktarları arasında bağlantılar mevcut. uzun bir yazı olabilir, referanslarla açıklamaya çalışacağım. bu yazıda herhangi bir tarafı savunmak gibi bir niyetim olmadığını, tamamen araştırmaları ve istatistiksel çalışmaları derleyip, yorumladığımı özellikle belirtmek isterim.

    insanlar arasındaki genetik farklılıklar üretilen hormonlarımızın oranını belirliyor. buna göre hücrelerimiz protein üretiyor ve yayılan bu sinyallerle biz bazı şeyleri hissediyoruz, öğreniyoruz, kanıksıyoruz. bu da toplamda bizim kim olduğumuzu, neyi seçtiğimizi belirliyor. siyasi seçimlerimiz de bunun içinde.

    örneğin kortizol hormonu, stres hormonu olarak bilinir. strese girdiğimizde bu hormon seviyesi artar ve kendimizi endişeli hissederiz. kortizol seviyesi yüksek insanlar oy vermeye daha az yatkın. çünkü politik seçim bu insanlar sres yaratıyor.

    testosteron seviyesi, kas miktarımı, maskülenliğimizi kontrol eden, cesaret veren bir hormon. zengin insanların biceps (kol kası), düşük gelirli insanlara göre daha büyük olduğu bulunmuş. yani kapitalist görüşü bu insanlar daha çok savunuyor. bazı önyargılı inançları daha dışa yönük savunduğu görülmüş. aslında oldukça mantıklı. yüksek testosteron agrasifliği, tek olmayı, aşırı korumacı kıskanç tavrı ve rekabetçi davranışı arttırıyor. bu da eşitlikçi ve paylaşımcı sol görüş yerine sağ görüşe daha yatkın.

    aşağıdaki makalede 171 kişi üstünde 18-40 yaş arası araştırma yapılıyor. çalışılan grubun etnik yapısı şöye: 51% beyaz, 25% asyalı or asyalı ingiliz, 11% siyah veya siyah-ingiliz melezi, 6% karışık, and 6% diğerleri şeklinde. katılımcıların çıplak vücut ölçüleri(kol, kalça, göğüs vs.) ve kaldırabildikleri maksimum yük ölçülüyor ve fotoğrafları çekiliyor.

    artan kas oranıyla, özellikle göğüs/kalça oranı yüksek, yüz hatları maskülen ve düzgün erkekler sağ görüşe daha yatkın. çünkü bunlar da yüksek testosteron göstergesi ve bu erkeklerin eşitlikçi anlayıştan (sol görüşten) daha uzak olduğu görülüyor. yani hakedenin bir şeyleri kazanması gerektiğini düşünüyorlar. (ek not: kadınların da etkilendiği en önemli fiziksel özelliklerden birinin üst vücut kasları olduğunu hatırlatalım.) çalışmada kadınların göğüs/kalça oranıyla siyasi seçimlerinde pozitif bir korelasyon bulunamamış.
    ref1: https://www.sciencedirect.com/…ii/s1090513816303907
    ref2: https://www.amazon.com/…mal-evolution/dp/0226319105

    aşk ve bağlılık hormonu olarak bilinen oksitosini yüksek olan insanların daha paylaşımcı olduğu bulunmuş. yani bu kişiler daha cömert fakat bir diğer araştırma bu paylaşımın sadece grup içinde olduğunu gösteriyor, yani bu grubu tehdit eden birileri olduğunda oldukça saldırganlaşılıyor. gayet mantıklı çünkü sevgi paylaşılmaz.

    bir transmiter olan ve ödül sistemi olarak çalışan dopomine sahip olanların ise daha liberal görüşte olduğu görülmüş. örneğin bu durum amerika'da demokrat partiye daha yakın olduklarını gösteriyor.

    genetik yapınız ve bu gelişiminiz esnasında bu hormonlarınızı hangi oranda salgıladığınız seçimleriniz konusunda belirleyici diyebiliriz.
    ref: https://www.motherjones.com/…ur-political-opinions/

    diğer çalışmalara baktığımızda ingiltere'de exeter üniversitesinde yapılan bir sinir-bilim çalışmasında kumar oynayan 82 kişiye beyin taraması yapılıyor ve sonuçlar oldukça ilginç. artan riskle birlikte cumhuriyetçilerin(muhafazakar) ve demokratların(liberal) farklı beyin bölgerinin çalıştığı görülüyor. cumhuriyetçiler beynin korku-tehdit sistemi olan amigdala'ı kullanırken, demokratların empatiyle ilgili olan insula ile hareket ettiği görülüyor.
    ref: https://www.motherjones.com/…democrats-republicans/

    alttaki çalışmada da korku dolu insanların daha muhafazakar olduğu görülmüş. erkekler daha gelenekselci. eğitim seviyesi arttıkça demokrat partinin oyu artıyor. yalnız erkekler ne kadar eğitilirse oran olarak demokratlar yüksek çıkmıyor. bu da muhtemelen yüksek testosteron seviyesi ile ilgili olabilir. yani erkekler daha sahiplenici bir yapıda. eğitim seviyesi artmasıyla demokratların oyu artıyor, çünkü beyin amigdala ile karar vermemeye başlıyor.

    genelde kadınların oy kullanması erkeklere göre daha yüksek. bunun çeşitli nedenleri mevcut. en önemli sebebi erkekler iş-güç stres altındayken kadınların sosyal konularda daha duyarlı ve aktif olmaları. üstte bahsetmiştik artan stres seviyesi insanları politakadan hatta bilinen bir çok çalışmaya göre yaratıcı düşünceden de alıkoyuyor.

    yalnız burada ilginç bir nokta var, anket yapıldığında(2017) kadınların %62'si erkeklerin ise %70'i politikayla ilgilendiğini söylemiş, yine ingiltere'de kadınların %17si, erkeklerin ise %10u oy kullanmayacağını belirtmiş, buna rağmen kadınların toplamda oyu daha fazla.
    ref: https://www.pewresearch.org/…race-gender-education/

    peki kadın-erkek oyları içinde dağılım nasıl? toplamda kadınlar, demokrat görüşe daha yakın ama beyazlar içinde cumhuriyetçilere yatkınlık, siyahi kadınlar içinde ise ezici şekilde (%90 oranda) demokrat partiye yatkınlık var. bu veriler oldukça ilginç. siyahiler zamanında çok ezildikleri için cumhuriyetçilere uzak duruyor ve genel olarak kadınların daha özgürlükçü ve bağımsız olduğunu görüyoruz. özellikle feminist akımın gelişmesi ve kadınların sosyal olarak eşitlik istemesiyle bu oranın artması normal.
    ref: https://www.kcl.ac.uk/…rage-voter-is-a-female-voter