şükela:  tümü | bugün
  • aras kargonun bir şubesinde bir parçasına kulak misafiri olduğum bir diyaloğun nesnelerindendir.

    müsteri: ben bunu x beye göndermek istiyorum
    -tabii, buyrun
    -yalnız adresini bilmiyorum. kendisi horoz şeyin müdürü
    -horoz?
    -evet, kargo falan
    -lojistik?
    -ha evet, horoz coyistikin* müdürü.
    -ismi neydi?
    -horoz
    -yok, gönderilecek kişinin...
  • bir arkadaş, yeni işe başladığı lojistik firmasından bahsederken;
    laf lafı açar,
    başka bir arkadaş, horoz lojistikle ilgili bambaşka bir arkadaşının anısını anlatmaya başlar.*
    bendeniz de bu firmaya bu anıyı entry olarak girmeye ahdettim. (bkz: ahdetmek)
    efenim anı şudur;
    burada çalışan bir eleman, öğle yemeği için paket servisi arıyor ve aynen şu cümleyi kullanıyor:
    -horoz' a iki tavuk. ***
  • vestel'in nakliye işlerini de yaptıklarını bundan seneler evvel oldukça talihsiz bir şekilde öğrendiğim nakliye firmasıdır.o zaman avcılardan ilerde olduğundan başka lokasyonu hakkında bir bilgim olmayan vestel'e gitmek için büyükçekmece tarafına giden otobüslerden birine binip muavine "birader vestel'e gidicem de ben yerini tam bilmiyorum gelince bi zahmet haber verirsen iyi olur" şeklinde tembihte bulunmuş idim.dallama muavinden aldığım "tamam abi merak etme vestelde indiririz seni" cevabıyla rahatlayıp koltuğuma kurulmam büyük bir hataymış bunu sonradan idrak ettim.avcıları geçtikten epey bir müddet sonra kıllanıp muavine "daha gelmedik mi vestel'e" diye sormamla otobüsün durması bir oldu, sonrasında olaylar gelişti:

    muavin:geldik abi geldik burda iniyosun sen (bir de sırıtıyordu eşşoleşşek)
    ben:eyvallah saolasın nerde şimdi vestel?
    muavin:(parmağıyla ufuk çizgisinin orda mavi bir binayı işaret ederek) abi bak orda horoz yazıyo görüyon mu?
    ben:a evet gördüm galiba...
    muavin:hah işte horoz orası...
    ben:ee?
    muavin:onlar vestelle de iş yapıyolar abi...
    ben:haaa...ha?!?
    muavin:sorarsan söylerler abi nasıl gideceğini...
    ben:huleeeannn!!
  • insanligin geli$medigi gunlerdi, sokaklardan kocaman horoz logistics kamyonlari gecerdi, ne oldugu anla$ilamaz logistics kelimesi ustune geyikler yapilirdi. "bunlar bilimsel kurulu$, yapay zeka mantik uniteleri yapiyolar bu kamyonlarla da transfer ediyorlar" gibi postmodern fikirler benimsenirdi kafalarda.. sonra ogrenildiki nakliyeciymi$ bunlar, buyuk cali$irlarmi$. iki koli bilgisayari istanbul'dan 10 saatte izmir'e, eve getirdiler, saygi duydugum olu$umdur.
  • dünyanın en aptal çalışanlarını barındıran firmadır kendileri. apartmanın kapısına kadar gelen ürünü 1.kata çıkarmamakta direttiler. bizim böyle bir hizmetimiz yok diyorlar (artist artist konuşarak tabi ki). hemen aldığım firma ile görüştüm "olur mu efendim kapınıza kadar bırakırlar dediler" ve telefona verdim lak lak ettiler biraz sonra telefon kapandı. sonuca gelecek olursa aptal saptal kargo çalışanı hemen kıvırdı yok sadece apartman kapı numarası var ben apartman girişine bırakırım daire veya kat yazsaydınız çıkarırdım diyor. birde utanmadan 20tl ver çıkarayım diyor. tabi bende şarteller attı 4 adet buzdolabını geri götürün dedim ve 1. kata çıkarmayıp tekrar arabaya yüklediler.

    tabi şimdi başka siteden aynı ürünü tekrar verdim ve horoz gene karşıma çıktı. ibnelik değil mi tekrar getirsinler ve kafam atarsa yine geri göndereceğim.

    birde peşin yargılamalar için not: adam dese abi ürün ağır yardımcı olur musun hemen tutarım ucundan veya adam dese efendim böyle bir hizmetimiz yok aldığınız firmadan bilgi alın gene amenna adamın dediği ben ibne evladıyım gel benimle uğraş. işte tüm hoyratlığım bu yüzdendir sözlük.
  • 25 haziran 2012 tarihinde saat 14:50'de www.darty.com.tr adresinden çamaşır makinası satın aldım. makina "stoktan gönderim" olduğu için çabuk geleceğini umarak o marka-modeli tercih ettim. 5 dakika içinde ipariş onay mailini aldım. 3-4 saatlik zamanda kargoya yetiştiremeseler bile 26'sında kargoya verilir 27'sinde elime ulaşır sandım.

    27 haziran sabahı kargomun yola çıktığına dair mail aldım. aynı gün bu lojistik firmasını arayıp tahmini olarak hangi saatte teslimatın yapılacağını, ona göre sabah erken yapılma imkanı varsa işe gitmeyeyim evde bekleyeyim, dedim. saat veremezlermiş.

    28 haziran günü saat 10'a kadar evde bekledim, aradım ve yine saat veremeyeceklerini öğrendim. kargo sektörünü iyi bildiğimi, teslim aracının hangi saatte hangi sokağa uğrayacağını aşağı yukarı biliyor olmaları gerektiğini söyledim. yoğunluktan cevap veremezlermiş. bir arkadaşımı evde bırakıp mecbur işe gittim.

    28 haziran günü saat 14:30'da bu lojistik firmasını tekrar arayıp; önümüzdeki kaç saat içerisinde olacağını tekrar sordum. yine "teslimattan yarım saat önce arayacağız" sizi dediler. evde arkadaşım var ama arkadaşımın üzerinde kargo parası yok. ve onların arayacağı yarım saat öncesinden eve ulaşır mıyım ulaşamaz mıyım tedirginim.

    bu arada darty'yi arayıp ücretsiz montaj hakkımı nasıl kullanacağımı sordum. biz ararsak 2 gün içinde siz ararsanız bir gün içinde montaja gelirler, cevabını aldım. siz bu kargoyu yollarken hangi saatte bana geleceğini aşağı yukarı biliyorsunuz. 25 haziran'da bana mail atarken benzer bir maili de montaj ekibine niye yollamıyorsunuz, diye sitem ettim. önce vestel'in numarasını, ordan da bana en yakın teknik servis numarasını alarak servis rezervasyonunu 29 haziran saat 12'ye yaptırdım.

    akşam saat 18 oldu, mesai doldu. ben bu arkadaşları aradım ve kargomun istanbul'da unutulduğunu, kendilerinin darty'ye saat 14:30'da yani benim bir önceki telefonumdan hemen sonra haber verdiklerini darty'nin bana söylemiş olması gerektiğini öğrendim. ben toplam 9 saattir, hatanın farkedilmesinden sonra da 3,5 sattir evde arkadaşımı boşa bekletiyorum! ellerinin bağlı olduğunu, ne desem haklı olduğumu söylediler. sakin tavrım ve anlayışım için teşekkür ettiler.

    kendilerinden yarın sabah (bu sabah) saat 10'a kadar bana makinemı teslim etmelerini, etmeyeceklerse haber vermelerini istedim. ona göre servis rezervasyonunu revize edeceğim.

    akşam eve gidince madde madde e-ticaret sitesinin nasıl çalışması gerektiğini, (ürün stoktaysa onu yollamak için iki gün beklemeye gerek yok. iki gün bekletecekseniz "stoktan gönderim" ibaresine gerek yok) lojistic firması ve kullanılması gereken teknolojileri (dağıtım listesinin olduğu bir rota kağıdı, bir bilgisayar programı, yoldaki araçla iletişim kurulacak bir cep telefonu numarası, aracı takip amaçlı navigasyon sistemi) tek tek anlattım. müşteri olarak ürünü satın aldıktan sonra kargosuyla ayrı, servisiyle ayrı uğraşmanın ne menem bir dert olduğundan bahsettim. ve ne yapın edin, benim evimde kimse yok yarın saat 10'a kadar (4. iş günü) bu ürünü bana yollayın. servis-montaj rezervasyonumu kaybedersem hafta sonu da makinasız kalabilirim, dedim.

    sabah oldu. bekle ki telefon gelecek. saat 10:15'te horoz lojistik'i arayıp muhatabımı telefona istedim. kendisi telefondaymış ve bana geri dönülecekmiş. 15 dakika sonra aradılar. köprü trafiğinden dolayı araç daha yeni istanbul'dan çıkmış ve saat 10'a kadar bana ürünümü teslim edemezlermiş. saat zaten 10:30. neden haber vermediniz, dediğimde "atladım ben sizi"...

    ne desem haklıymışım, info'ya kendileri hakkında mail atma hakkım varmış, siparişi iptal etme hakkım varmış. siparişi iptal edeceksem bu bir kargo firmasının müşteri temsilcisini ne kadar ilgilendirir orasını bilemem. ama ben kargo firmasında yöneticilik yaparken müşterimin müşterisine "isterseniz siparişi iptal etme hakkınız var" desem götümden kan alırlardı. bizim zamanımızda öyleydi (96-97)

    şimdi ofisteyim. muhtemelen evimin kapısında bekleyen bir teknik servis montaj elemanı var. bolu tünelinde haziran ortasında aşırı kar yağışını aşmaya çalışan bir çamaşır makinem ve gönül rahatlığıyla çamaşırlarımı yıkamaya dair hayallerim...

    devam editi; bu yazıyı yollar yollamaz tekrar darty'yi aradım. saat 13:30 olmalı. 5 dakikalık beklemeden sonra -normal olarak müşteri hizmetleri çok meşgul çünkü her satınalma yapan 5 kez falan arıyor bu arkadaşları- telefona bir yetkili çıktı. kendisine süreci baştan bir kez daha anlattım. artık horoz lojistik'le muhatap olmak istemediğimi. onların görüşüp makinamın hangi saatte evimde olacağını bana bildirmelerini istedim. ve tahmini süreye göre de montaj ekibinin evimde olmasını istedim. kendilerinden telefon beklediğimi söyleyerek telefonu kapattım.

    saat 17:00 civarı tanımadığım bir numara aradı. 10 dakikaya kadar makinam evde olacakmış, müsait miymişim, diye sordu. ebeni sikeyim diyemedim, adama. ne ebesinin ne de o kargo personelinin bir suçu olduğunu sanmıyorum. apar topar işten çıkıp, bu sıcakta koştura koştura 25 dakikada eve geldim. 5. kata çıktığımda kargocu arkadaşlar kapımda makinayla bekliyorlardı. müşteri hizmetlerinizde x hanım var ya, işte o x hanım evlat olsa sevilmez, dedim arkadaşlara. arızalı müşteri herhal, dediler, gülüp geçtiler.

    tam o arada vestel teknik servisten arkadaş geldi ve montajı da yaptı. saat 18:00 itibariyle çamaşır yıkayabilecek durumdaydım ama deterjana ihtiyacım varmış. deterjan olmadan çamaşır yıkanmazmış ve ben kargoya yetişeceğim acelesiyle tüm paramı iş yerimde unutmuşum. iş bu yazı yazılırken günlerden cumartesi, saat 15:30 ve kimsemin olmadığı bu şehirde 5 kuruş parasız, hafta sonumu evde geçirmekteyim. bakkaldan veresiye aldığım deterjanla çamaşır yıkayarak hafta sonumu şenlendirmekteyim.

    teşekkürler darty, teşekkürler horoz lojistik. sana lafım yok vestel. bu hikayenin en masum, en temiz, en düzgün figüranısın sen...

    aptala anlatır gibi tanım yapalım; çamaşır makinesini istanbul'da unutan bunu da 2 gün sonra anlayan lojistik firması. darty'nin iş ortağı.
  • hayatımda bir defa bir buzdolabı teslim edilirken işimin düştüğü şirket.

    getirilen kutuyu düşürmüşler meğerse, bunun üzerine servis kurulum yapmadı. teknosa'ya haber verdik. tam 45 gün süren bir mücadele ve 15 defa yapılan aramadan sonra kendilerini zar zor gelip buzdolabını alıp götürmeye ikna edebildik.

    teknosa'yı arıyoruz, bize verilen cevap "biz onlara haber göndermişiz, nasıl gelmezler?"; horoz'u arıyorsunuz "bizim size cevap verme yetkimiz yok, biz ancak teknosa ile iletişim kurabiliriz" cevabı geliyor. teknosa'ya dönüyorsunuz, "biz randevuyu aldık, cumartesi gelecekler", adamlar cumartesi gelmeyince aradığınız zaman "maalesef size cevap veremiyoruz, teknosa ile görüşün" vs. vs. en sonunda teknosa kendi kamyonu ile gelip aldı buzdolabını.
  • 15 haziran tarihinde hepsiburada üzerinden bir klima siparişi verdim. kendim izmir'de ikamet etmekteyim. satın aldığım ürünün satıcısı da izmir'de bulunmakta. süre olarak ifade etmek gerekirse, kargonun verildiği depo/dükkan ile evim arası 30 dakikalık bir mesafede. şimdi insan doğal olarak ürünün bir kaç gün içerisinde rahatlıkla eline ulaşmasını bekliyor. ürünü satın alırken maksimum teslim tarihi 22 haziran gözüküyordu ama mesafe çok kısa olduğu için açıkçası çok aldırış bile etmedim. gelin görün ki, horoz lojistik değil kaplumbağa lojistik çıktı. 20 haziran tarihinde, yani ben ürünü aldıktan 5 gün sonra telefonuma gelen mesaja göre tahmini teslimat süresi 24 haziranmış. (hepsiburadaya göre maksimum süre 22 haziranda doluyor) durum böyle olunca nedenini öğrenmek için hemen hepsiburada ile görüştüm. konunun onlarla ilgili olmadığını ama en geç 22 haziranda teslim edilmesi gerektiğini, lojistik firmasına aynı şehirdeki ürünün teslimatının neden bu kadar uzun sürdüğünü sorabileceğimi söylediler. telefonu kapatıp hemen horoz lojistik firmasını aradım. izah ettiklerine göre; ürünün teslimatının nereye olacağı fark etmeksizin, teslim aldıkları tüm ürünleri öncelikle manisa toplama merkezine, ardından istanbul'da bulunan dağıtım merkezlerine getirip, oradan tekrardan şehirlere gönderim yapılıyormuş. aynı şehirde ki bir malı neden istanbul'a götürüp, getiriyorsunuz sorusunu sorduğumda, "prosedür bu şekilde, yapacak bir şey yok beyefendi" cevabını aldım.

    internetten şimdiye kadar yüzlerce kez sipariş verdim. ben böyle saçmalık, böyle bir rezalete başka bir yerde daha şahit olmadım. 30 dakikalık mesafeye kargoyu teslim etmek yerine, git-gel 1 gün sürecek mesafede ürünü taşımak hem ticari zekaya aykırı, hemde müşteri memnuniyetiyle uzaktan yakından ilgisi yok. ha bu arada 21 haziran tarihi itibariyle ürünü alalı 6 gün oldu ve ürün hala izmirden manisaya gidiyor olarak gözüküyor. manisa'dan istanbul'a ve daha sonra istanbul'dan da bana gelecek. seneye yaza yetişir inşallah da, seneye de klimasız kalmayız.
  • hepsiburada'nın önceden belirlenmiş desi ve ağırlık sınırlarının üstündeki gönderilerinde tercih ettiği işbirlikçi firma.

    geçen gün ben de indirime düştü diye 4 paket kağıt havlu aldım hepsiburada'dan. dev gibi koliye koymuşlar.

    koca tırı önce fabrikanın mal kabulüne yanaştırdılar. koliyi gören mavi yaka arkadaşlar yanaştı "abi sen dur, ağırdır bu." diyerek. gerek yok filan desem de dinletemedim.

    odaya kadar getirdiler. getirene kadar dev gibi kutuyu gören herkes sordu nedir bu diyerek. benim yerime sağolsunlar "punkthesystem ağbi tuğlet keğadı almış onu taşüyürüz." şeklinde cevap verdiler. gizli kıkırdaşmaları duymazdan gelmeye çalışmalar filan derken rezillik yahu. hayır yani tuvalet kağıdı olsa ne olur, sizde göt yok mu?

    birkaç kişiye "yok be kağıt havlu" diye gereksiz açıklama yapmaya çalışınca; lakayıt lakayıt "abi ben görmeden almam, ne gereği var. belki salatalık koymuşlardır kutuya." diyerek dalgaya almaları, "aç kutuyu bak abi, kesin ibnelik var." tavırları derken midem bulandı vallahi. *

    trajikomik bir internet alışverişi hikayesi işte.
  • hepsiburada vasıtasıyla tanışmış olduğum lojistik şirketidir. teslim tarihi yönünden bir problem yaşamadım, zira hepsiburada 14 kasımı öngörmüştü fakat sipariş 11 kasımda ulaştı amma ve lakin akşam 21.00 da ulaştı o da şu şekilde:

    -haduoken ağbe horoz lojistikten arıyorum kargon geldi.
    -tamam, evdeyim bekliyorum.
    -ağbe ben şu şu yerde ışıklarda bekliyorum.
    -e adres yok mu eve gelin, müsait değilim çıkamam...
    -ağbe kamyonla geldim giremem içerilere...

    ya sabır diyerek gittim dediği yere. dörtlüleri yakmış bekliyordu. kış lastiği siparişi vermiştim ve adam lastikleri pat küt çıkarıyordu. tek bekleyen ben de değildim adam o bölgedeki herkesi çağırmış dağıtımı oradan yapıyordu. sanki bedava ekmek dağıtıyor adam kamyondan...

    velhasıl kelam kesinlikle profesyonellikten uzak bir firma. benim tecrübem bu şekilde oldu.