şükela:  tümü | bugün soru sor
  • amerikada yaşayan ve arabalarla oldukça ilgilenen * bir yakınımla arabalar hakkında konuşurken klasik "kaç beygir gücünde şu araba, şunu yapmak kaç beygir arttırır..." gibi sorular sorarken torque hakkında da birkaç soru sormaya başlamışımdır.. o sırada özlü söz gelir, "bak bizde şöyle derler: horsepower sells the car, torque wins the race.."... havayı basmıştır kendisi ama oldukça doğru bir sözdür tabi, torqueun önemini anlatan iyi bir sözmüş bu..
  • beygir araba sattırır, tork yarış kazandırır olarak da duyabilirsiniz türkçe'de, yarış meraklılarının ağzından...
  • (bkz: kime göre neye göre)
    yarım doğrularla dönüyo bu dünya ya, neyse..
    günlük sakin kullanımda düşük devirde yüksek tork iyidir, çekiş denir buna halk arasında. gaza basarsın gider hesabı.

    beygir gücü ise bir nevi megapixel sayısıdır, (ayni miktarda "bos" olmasa da) en çok pazarlamaya yarar. çünkü beygir gücü tork/devir eğrisinin bir fonksiyonudur. hayatı boyunca 4000 devri az kez aşan ortalama 1.6 (atmosferik) benzin motoru, potansiyel 100-120 beygir gücünün küçük bir kısmını görebilir. (modern motorlarin tork egrileri de olabildigince "flat" olmasi cabasi bu yuzden bir muhendislik hedefidir)

    diğer yandan maksimum torkuna kolay ulaşan ortalama dizel motoru, maksimum devri düşük olduğundan gundelik kullanimda daha "verimli"dir. buna sıkıştırma oranından kaynaklanan termodinamik verimi de katarsak, dizel arabalarının neden daha ekonomik olduğu konusunda bir veri daha sahibi oluruz.

    icten yanmali (elektrikli olmayan) tüm motorlar bu fonksiyona tabidir. küçük benzinli motorda çok tork olmaz; ama piston ağırlığının azlığı, yani düşük atalet sayesinde devir kolay artar, güç de böyle üretilir (pistonsuz bir wankel motoru da bu eğriye tabidir (rx-7, rx-8), ama motorsiklet gibi hızlı, ama motorsiklet aksine titreşimsiz devirlenebildiklerinden çok eğlencelidirler). işin içine turbo veya kompresör gibi ek beslemeler taktığımızda denklemler değişiyor zaten, ama laf fena uzadı.

    özetle: "wins the race" demiş laf. o zaman tüm (24 saatlik yakıt ekonomisine dayanmayan) ralli, envai formula, touring car gibi yarışlarda ne yapılıyor bir bakalım. en yüksek torku en erken veren, deli sayılarda devir çevirip bunu beygir gücüne dönüştürebilen motorlar ve bunu en kolay yere aktaran hafif ve dengeli şasiler yarışı kazanıyor.

    yok öyle basit torktu beygirdi hesabı. 150 torklu mx-5 1000 torklu kamyonun etrafında sivrisinek gibi kıç kaydırarak turlar atar. koca kıçlı skyline ilk virajda her türlü 1000 beygirli mustang'in eline verir.

    motor tanimlanirken neden tork ve beygir gucu olarak iki temel sayi veriliyor? cunku ikisi de performans acisindan onemli.

    bunlarin otesinde egisken sayisi o kadar cok (ve birbirlerine bagimli) ki, bu tur boktan basitlestirmeler kanima dokunuyor. sadelestirmek iyidir, ama fazla basitlestirmekten cekinmek lazim. karisikligi herkesin anlayabilecegi seviyede sadelestirebilmek dahicedir; ama her karisikligi herkesin anlamasi mumkun olmayabilir.

    size biraz kahramanim feynman'in uc bes muhabbetini dinlemenizi hararetle tavsiye ederim. youtube'da bir dolu var. ( konuyla ilgili baslangic noktasi http://www.youtube.com/watch?v=mo0r930sn_8 )
  • carroll shelby'ye ait ünlü özdeyiş.
  • yavas yavas gecerliligini yitiren deyistir.

    gecerliligini yitirmesinin sebebi artik yanlis oldugu kanaatine varilmasi degildir hala dogrulugu su goturmez ancak dunya duzeni gucun para ettigi endustriyel devrim dunyasindan verimliligin para ettigi bilisim devrimi dunyasina dogru kaymaktadir artik. insanlarin araclarindan guc beklentisi gittikce azalmaktadir. siklik, konfor, verimlilik on plana cikmaktadir artik.