şükela:  tümü | bugün
  • hatır sormak için kullanılan sözler.
    (bkz: hoşbeş etmek)
  • tanıdık tanımadık her türlü kimse ile karşılaşılan ilk anda edilen hede.
  • tdknin ingilizce chat kelimesi için kullanılmasını önerdiği kelime.
  • gavurların small talk dedikleri sohbetlere bizim bulduğumuz niteleme.
  • (bkz: eti hoşbeş)
  • 5 has hoş'un hoşaflaşmış hali.
  • ''her türlü ütopya vizyonunda mutluluk mecburidir.''

    -john berger, hoşbeş, metis yayınları, s.83
  • john berger’in tespitlerinin ve dünyayı okuyuşunun ne denli dizginsiz olduğunu gösteren, okuması çok keyifli olan kitabı.

    “erkeğin pantolonunun düşmesi küçük düşürücüdür; kadının eteğinin havalanması aydınlatıcıdır.”

    “ ütopyalar şimdiden nefret eder.”

    “kelime dağarcığımız çok fakir olduğu için başımıza gelen pek çok şey isimsiz kalır.”

    “burada mesafe, ayırmak yerine birleştiriyor.”

    “ yüzücüler olarak bir tür eşitlikçi isimsizliği paylaşırız. ayakkabımız, mevki gösteren işaretlerimiz yoktur. sadece mayolarımız vardır. yanından geçerken yanlışlıkla başka bir yüzücüye değerseniz özür dilersiniz.”

    “ iskandinav yazlarında her yaştan insanlar,özsaygısı izin verdiği ölçüde giysilerinden kurtulmaya bakar ki masumiyetin üç timsali güneş ışığı, su ve ödüllendirilmiş bedenler birbirine değebilsin.”

    “ gizli bir yetimler ittifaka öneririm. birbirimize göz kırparız. hiyerarşiyi reddederiz. her türlü hiyerarşiyi. dünyanın pisliğini olduğu gibi kabullenir, buna rağmen nasıl hayatta kalabildiğimize dair hikayeleri paylaşırız. münasebetsiziz biz,kopuğuz. evrendeki yıldızların yarısından fazlası hiçbir takımyıldıza ait olmayan yetim yıldızlardır. takımyıldızların hepsinden daha fazla ışık verirler.”
  • hoşbeş, "görüşmek üzere omlet" diyerek kitabın kapağından itibaren bizi içine çekiyor.
    john berger öyle güzel yazmış ki, tam bir hoşbeş olmuş. sanki kitap okumuyoruz da yakın bir arkadaşımızla sohbet ediyormuşuz gibi samimi... sıkı sıkı sarılmak, sabahlara kadar sohbet etmek istiyorum.

    "dünyada olan biteni acımasız ve açıklanamaz bir şey olarak görüyor. ve bu böyledir diyor. acil olana, günü kurtarmaya, biraz daha aydınlık bir şeye çıkan bir yol bulmaya yoğunlaştırıyor enerjisini. hayatta tekrar tekrar meydana geldikleri için, tuhaflıklarına rağmen tanıdık gelen haller ve durumlar olduğunu gözlemlemişti daha önce. gündelik hayatın bu tekrarlanan muammalarına işaret eden vecizelere, fıkralara, öğütlere, püf noktalarına, dalaverelere küçük yaştan itibaren aşinaydı. böylelikle başına gelenleri darbımesel kabilinden bir öngörüyle karşılayabiliyordu. nadiren apışıp kalırdı."

    not: bu entry zaman zaman güncellenecektir.